Hayata DairKültür - Sanat

Zoroastrianizm Dini

Zoroastrianizm dini, Rusya kökenli olduğu düşünülen kadim bir inanç sistemi ve arkadaşımız Aslı Hekimoğlu bizler için bu inancı kaleme aldı. Bakalım bizim kültürümüze dair izler de taşıyor mu? Arkadaşımıza aktardığı bilgiler çin teşekkür ediyoruz.

Zoroastrianizm Dini

İ.Ö. 2. binyılda Güney Rusya’nın steplerinde yaşamakta olan Aryan kabileleri arasında temelleri atılmış olan Zoroastrianizm inancı asıl kimliğini İran topraklarında kazanmıştır. Erken dönemlerinde, Ahura Mazda merkezde olmak üzere, pek çok tanrısal öğeyi içinde barındıran Zoroastrianizm dini, adını almış olduğu peygamber Zerdüşt’ün reformlarından sonra tek tanrılı inanca yönelmiştir. Zerdüşt getirdiği reformlarda Ahura Mazda dışındaki diğer bütün tanrı tapımlarını yasaklamıştır. Peygamber ayrıca, kanlı kurban törenlerini ve uyuşturucu etkisi olan Haoma içkisini de yasaklamıştır. Bütün bu yasaklara rağmen Anahita ve Mithra gibi kökleri çok eskiye dayanan güçlü tanrılar, varlıklarını sürdürmeyi başarabilmişlerdir.

Zoroastrianizm ve Ahura Mazda

Zerdüşt’ün öğretisine göre, Ahura Mazda dünyayı düşünce yoluyla hiçlikten yaratmıştır. İçindeki bütün varlıkları, kendisine dünyadaki düzeni korumak üzere yardım eden kutsal ruhları (Amesha Spenta’lar), aynı zamanda iyiliği (Spenta Mainyu) ve kötülüğü (Angra Mainyu) yaratmıştır. Bundan sonra dünyadaki yaşam, yargı gününe kadar, iyiliğin ve kötülüğün mücadelesine sahne olacaktır ve buradan anlaşıldığı üzere Ahura Mazda bu mücadeleye bilerek izin vermiştir. İlk bakışta, tanrının zaten kendi yaratmış olduğu kötülükle mücadele etmesi, çelişkili bir durum gibi gözükse de aslında öyle değildir. Ahura Mazda, insanlara seçme özgürlüğü tanımış ve iyiliğin ya da kötülüğün yolunu seçmelerini kendi özgür iradelerine bırakmıştır. Bununla birlikte, dünyanın sonunda iyiliğin kötülüğe galip geleceğini bildirerek insanları uyarmaktan da geri kalmamıştır.

Yargı Gününde İyiler ve Kötüler

Yargı gününde herkes kendi yaptığı seçime göre yargılanacaktır. Ahura Mazda’nın yolunu seçen dindarlar cennete, Şarkı Evi’ne kabul edilecek, Angra Mainyu’nun yolunu seçen günahkarlar ise sonsuza kadar Yalanlar Evi’nde hapis kalacaktır. Ölümden sonraki yargılanma süreci, “Chinvat” ismiyle anılan bir çeşit yargı köprüsü vasıtasıyla gerçekleşecektir. Köprünün ismi orijinalinde “činvatō pәrәtaν” dur ve “Ayırıcı Köprü” anlamına gelmektedir.

Köpekler Tarafından Korunan Bir Köprü

Hara-berezaiti Dağı’ndan cennete uzanan Chinvat Köprüsü, köpekler tarafından korunmaktadır. Ölünün ruhu, ölümden sonraki dördüncü günde bu köprüye ulaşacaktır. Burada O’na Yazatalar’dan biri olan Daena, cehenneme ya da cennete giden yolu gösterecektir. Bir çeşit Psykhopomphos, yani “ölülerin yol göstericisi” görevini üstlenen Daena’ya bu görevinde köpekleri eşlik etmektedir. Bununla birlikte, esas olarak hükmün gerçekleştiği yerin köprü olduğu kabul edilir. Köprü, dindar kimselerin ayaklarının altında genişleyip rahatça geçmeye izin verirken günahkarların geçişi sırasında bıçak sırtına dönüşmektedir.

Aslı HEKİMOĞLU

 

Terracotta Askerlerinin Öyküsü

Malahay

KTÜ mezunu bir tarihçi, sosyal bilimlerin en fantastik savunucusu, Shallwe içerik üreticisi...

İlgili Makaleler

9 Yorum

  1. Kalemine sağlık zevkle okudum.
    Cennet yolunun köpekler tarafından korunulması enteresanmış gerçekten :)

  2. Din çeşitleri oldukça fazla bulunuyor bu konu hakkında da bilgi sahibi olduğumu düşünüyorum, paylaşım için teşekkürler.

  3. Böyle yazıların devamı gelmeli bence kalemine sağlık sürükleyici ve değişik anlatımları olan bir yazı olmuş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu