in

Yunan Mitoloji Treni’yle Yolculuk

yunan

Yunan Mitoloji Treni’yle Yolculuk adlı Antik Yunan serisinin devamı niteliğinde olan yazı dizisine hepiniz hoş geldiniz ShallWe takipçileri. Bu yazımda Robert Graves’in Yunan Mitleri adlı eserinden (beynim yandı okumaktan) faydalandım. Haydi Sizlerle Olimpos Dağı’na doğru bir yolculuk yapalım. Yolculuğumuz sırasında bolca ihanet, trajedi ve intikam olaylarına şahit olacaksınız, şimdiden söyleyeyim.

Yunan Mitoloji Treni’yle Yolculuk Başlasın!

Sevgili ailem öncelikle sizlere Yunan mitlerinin kökeni hakkında ufacık, küçücük bir bilgi vereyim. Yunan toplumu, mitolojisiyle iç içe geçmiş toplumlardan birisiydi. Bunun en büyük nedeni; yaratılışa, varlığın özü ve amacına duydukları meraktır. Bu merak, soruları; sorulara verilen her tatmin edici cevap da mitolojilerini oluşturdu.

Yaratılış Anlatıları

Yunan Mitolojisi’nin aslında tek bir yaratılış anlatısı yok. Pelasgların yaratılış miti, Homeric ve Orfic yaratılış mitleri ile bir de Olympic yaratılış mitleri var. Pelasgların yaratılış mitine göre Her Şeyin Tanrıçası olan Eurynome, çırılçıplak bir halde Khaos’tan çıktığında ayaklarını basabileceği bir yer edinmek için yer ile göğü birbirinden ayırmıştır. Daha sonra dalgaların üzerinde dans ederek güneye doğru gitmiş, arkasından da rüzgâr gelmiştir. İşte bu Kuzey Rüzgârı’na daha sonra bereket bahşedildi ve yaratılış bu şekilde başladı. Homeric ve Orfic mitlerine göre ise saygı duyulan bir tanrıça olan siyah kanatlı Gece ile Karanlık’ın aşkından var olmuştur her şey. Olympic anlatılarına gelince… Burada anlatmaya lüzum görmüyorum çünkü bu seriyi yazarken Olympic yaratılış anlatılarından faydalandım.

Evren Yaratılıyor

Sevgili arkadaşlar Khaos’a hoş geldiniz! Burası uçsuz, bucaksız, şekilsiz, şemalsiz bir boşluk. Hiçlik yani. Ama her şeye gebe olan bir hiçlik… İşte bu sonsuz boşluktan ilk önce Gaia çıktı, Toprak Ana. Gaia, oğlu Uranus ve Pontus’u doğurdu. Uranos gökyüzü, Pontus ise denizdi. Daha sonra Gaia, Uranus ve Pontus’la birleşti (bunu bana açıklattırmayın) ve on iki tane “Titan” doğdu. Okeanos, Krios, Hyperian, İapolos, Koios ve Kronos erkekti. Theia, Rhea, Themis, Thethys, Phoebe ve Mnemosyne de dişi titanlardı. Titanlardan ayrı olarak Uranos ve Gaia’nın ilk çocukları yarı insan olan ve yüz tane kolu olan devler ile dev yapıların ustaları, tek gözlü dev Kykloplardı.

 

Uranos’un Yükselişi ve Düşüşü

Uranos, Kyklopları tehdit olarak görmeye başladı. Onların, iktidarlığını ele geçireceğinden korkuyordu. Sonunda Kyklopları yerin en dibindeki Tartaros’a gönderdi. Cehennemlerin en kötüsü, yerin en uzağı Tartaros’a… Gaia, evlatlarının cezalandırılmasına çok üzüldü ve Titanları, Uranos’un üzerine gönderdi. Liderleri olan Kronos’a ise bir tırpan verdi. Uranos uykudayken Kronos harekete geçti ve tırpanıyla Uranos’un erkeklik organını koparttı. Yere damlayan kanlardan Alekto, Megaira ve Tisiphone doğdu. Bunlar, anne-baba katilleri ile yeminlerini bozanları cezalandırmayı görev bildiler.

 

Kronos’un İhaneti

Bu olaydan sonra Titanlar, Kronos’u evrenin hakimi olarak ilan ettiler. Kyklopları ise Tartaros’tan kurtardılar. Ancak Kronos, hakimiyetini sağlar sağlamaz onları Yüz Kollu Devlerle birlikte yeniden Tartaros’a hapsetti. Daha sonra da kız kardeşi Rhea ile evlendi ve Elis’in hakimi oldu. Kronos, kardeşlerine ihanet etmişti.

Yutulan Evlatlar

Kronos’un Rhea ile evlenmesinden sonra Toprak Ana ve ölüm döşeğindeki Uranos bir kehanette bulundular. Bu kehanete göre Kronos’un iktidarını yine onun çocuklarından birisi sonlandıracaktı. Bu kehanetten korkan Kronos, Rhea’dan olan çocuklarını tek lokmada yutmaya başladı. Hestia, Demeter, Hera, Hades ve en sonunda da Poseidon babaları tarafından birer birer yutuldu. Kendisine tehdit oluşturan evlatlarını ortadan kaldırıyordu Kronos.

 

Zeus

Rhea, Kronos’un bu hareketi karşısında çok öfkelendi. Oğlu Zeus’u sakladı ve yerine bir taşı kundağa sararak kocasına verdi. Kronos taşı yuttu. Rhea, oğlu Zeus’u Toprak Ana’ya emanet etti. Gaia, emanete sahip çıktı ve Zeus’u Girit’te bir mağaraya sakladı. Ona bakması için de Adrestia, İo ve keçi-peri Ameltheia’yı görevlendirdi. Zeus’a çok iyi bakıldı. Zeus da onların bu iyiliğine karşı hep minnettar oldu.

 

İntikam Soğuk İçilen Bir İksirdir

Zeus, olgunluk çağına geldiğinde kendi mağarasına çıktı. Bir gün Okeanos Nehri’nin kıyısında gezerken Titan Metis ile karşılaştı. Metis ona annesini ziyaret etmesini söyledi. Rhea’nın yanına giden Zeus, babasından intikam almak için onun yardımını istedi. Rhea, ona kusturucu bir iksir vererek Kronos’un sakisi olmasını sağladı. Zeus, Kronos’un içkisine iksiri karıştırdı. İçkiyi içen Kronos, çocuklarını kustu. Sağlıkları iyiydi. Kendilerini kurtaran Zeus’a kumandanlık teklif ettiler. Titanlarla yapılacak amansız bir savaş için kumandanlık…

Ey Takipçiler!

Ey ShallWe takipçileri! Aksiyon burada bitmiyor. sadece mola veriyoruz biraz. E bana da acıyın. Trenimizin bir sonraki yolculuğunda Titanlar ile yapılacak acımasız savaşlara, Zeus’un Olimpos’ta hakimiyeti ele geçirmesine ve daha nicelerine şahitlik edeceğiz.

 

Malahay’ın Kitaplığı: Bin Muhteşem Güneş

4 Comments

Leave a Reply

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Malahay'ın

    Malahay’ın Kitaplığı: Bin Muhteşem Güneş

    Kinoa Nedir? Nasıl Tüketilir?