içinde

BayıldımBayıldım

Walt Disney: Çizgi Diyarının Efendisi

walt disney

Walt Disney denince kulaklarımızda ruhumuzu gıdıklayan o harika ezgiler, gözümüzün önünde ise çocukluk kahramanlarımızın neşeli görüntüsü beliriverir. Yetişkinliğin iç karartan kasvetli havasından çıkıp birlikte çocukluğumuza ufak bir yolculuk yapalım mı? Öyleyse buyurun yazımıza efendim!

Walt Disney: Çizgi Diyarının Efendisi

5 Aralık 1901 tarihi… Kış kendisini iyiden iyiye hissettirmiş Chicago’ya bağlı Hermosa’da. İşte bu soğuk kış gününde dünyaya gözlerini açtı Walter Elias Disney. Kendisinin 4 kardeşi daha olup annesinin adı Flora (bu isim kulağa çok hoş geliyor nedense) babasının adı Elias’tır. Çocukluğu epey sıkıntı içerisinde geçen Walt Disney, 4 yaşında Missouri’ye taşındı ailesiyle beraber. İşte bu yolculuk, onun doğuştan yeteneğinin olduğunu gösterecekti herkese. Zira küçük Walter, bir komşusunun ona atının resmini çizdirmesiyle sanatsal zekasının ne derece keskin olduğunu göstermişti. Çizime karşı müthiş bir istek duyuyor, gazetelerdeki çizgi romanları aynen çizmeye çalışıyordu. Tutkuyla bağlıydı sanata. Bu tutkusundan para kazanmaya başladığında daha 7 yaşındaydı üstelik. Ailesiyle bu sefer Kansas’a taşınmış, kötü olan maddi durumlarına yaptığı çizimleri satarak destek olmuştu.

Hayal Aleminde Seyahat Eden Bir Çocuk

Küçük Walter okulda çok fazla konuşmaz, arkadaş çevresine fazla dahil olmazdı. Yani bizim anlamlandıramadığımız şeylere sırf kulp bulabilmek uğruna uydurduğumuz o kahrolasıca “normal çocuk” tanımına uymuyordu. Sürekli hayal kuruyordu, düşlüyordu, düşünüyordu… Bunlar dışındaki tek aktivitesi ise resim çizmekti. Doğa unsurlarının resmini çiziyordu sürekli üstelik oldukça başarılı bir şekilde. Dayısı yazlarını boş geçirmemesi için ona bir tren garında gazete işi buldu. Walter “gazeteci çocuk” olarak geçirdiği tüm yaz boyunca hemen her çocuğun hayal dünyasında eşsiz bir yere sahip olan trenlerle içli dışlı oldu. Masal dünyasından fırlamış gibi görünen bu kocaman araçlara Walt Disney’in hayranlığı o yaşlarda başlamıştı anlayacağınız. Sıkıntı çekti demiştik ya, işte yaz için bulunan bu iş okul döneminde bile devam etti. Tam 6 yıl, tam 6 yıl boyunca sabahın saat 4.30’unda kalkıp gazete dağıttıktan sonra okula gitti ve okuldan sonra yine gazete dağıtmaya gitti kardeşi Roy ile beraber.

On Altı Yaşında Bir Asker

Walt Disney 14 yaşına geldiğinde bir sanat kursuna yazıldı. Bir yandan okula gidiyordu bir yandan da Chicago Sanat Enstitüsü’ne… 16 yaşına geldiğinde ise hepimizin bildiği 1. Dünya Savaşı ortalığı kasıp kavuruyordu. Almanlarla savaşmak için orduya katılmayı denedi ancak resmi yaş sınırı 17 idi. Bu başvurusu reddedilse de sahte bir doğum belgesi ayarlayarak bu sefer Kızıl Haç’a başvurdu. Genç Walter başvurusu onaylanınca ambulans şoförü olarak orduya katıldı. Orduyla Fransa’ya intikal etti ve 1919 yılına kadar da ambulans şoförlüğü yaptı. Ancak çizmekten asla geri durmadı. Öyle ki, gittiği her mekana hayal dünyasından izler yansıtıyordu. Şimdi ise savaşın ortasından evi gibi olan ambulans aracının her köşesine hayal dünyasında tasarladığı şeyleri çiziyordu. Ordunun çıkardığı gazetelerde bile yayımlanan karikatürler çizmişti.

Amerika’ya Dönüş-İlk Kriz ve İlk Fırsat

18 yaşına gelen Walt Disney savaş bitince yeniden Amerika’ya döndü. Kardeşi Roy ona bir sanat atölyesinde iş ayarladı. Buradaki günlerinde çizgifilm üstadı Ub Iwerks ile tanıştı. Ancak krize yenik düşen atölyeden “yetenekli olmadığı” bahane edilerek çıkartıldı. Bu onu yıldırmadı. Çünkü içindeki sanat aşkı gücünden bir şey kaybetmiyordu. Bir müddet sonra Ub Iwerks’in de desteğiyle ilk işletmesini açtı. Ancak “Iwerks-Disney Ticari Sanatçıları” halktan yeterli ilgi görmedi ve işletme kapattı. Kansas’ta bir reklam ajansında işe girdi. Evde ödünç kamera ve bir kitap kullanarak kendi geliştirdiği animasyon tekniğini çalıştığı yere kabul ettiremiyordu. Bu nedenle buradan da ayrıldı ve ikinci işletmesini kurdu. Burada kendisi gibi bu işe gönül veren bir kaç kişiyle beraber kısa, bir kaç dakikalık çizgifilmler yapmaya başladılar. Masal diyarını insanların gözlerinin önüne seren bu yapımlar ilgi çekmesine çekmişti ama elde edilen gelir yeterli değildi. Bir süre sonra bu işletme de iflas etti.

Hollywood Yolu Yokuştur

Kansas ona yetmiyordu ve yetmeyecekti belli ki… Henüz 22 yaşındaydı ve şimdiden iki kere iflas etmişti. “Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” sözünün İngiliz versiyonu var mıdır, varsa nedir ve aklına gelmiş midir bilinmez Hollywood’a gitti genç Walter. Kardeşi Roy ile yeniden sırt sırta verip dayılarına ait bir garajı bir dükkana dönüştürdüler. Bu sırada Walter, meydana getirdiği Alice serisi için stüdyoların kapılarını aşındırıyor ancak olumlu yanıt alamıyordu. Ancak bir gün, yeni fikir arayışında olan Margaret J. Winkler adında bir dağıtımcının adı çalındı kulaklarına. Fırsat iyi değerlendirdiler ve Dİsney Kardeşler adıyla yepyeni bir sayfa açtılar. Alice serisi büyük ilgi görüyordu. Eleman eksiğini kapatmak için arkadaşı Ub ile beraber animasyon mürekkepçisi bir kızı da işe aldı. Walt bu kızla daha sonra dünya evine girecekti. Ekip çok iyi uyum sağlamıştı. Bu uyum sonucunda Şanslı Tavşan Oswald karakteri ortaya çıktı…

İhanet-Yol Ayrımı ve Mickey Mouse

5 yıl boyunca harika giden işler Walt Disney’in arkasından çevrilen işleri fark etmesiyle kabusa döndü. Alice için biraz daha fon almak istedi ancak zam almak şöyle dursun Winkler, ücrette indirim yapmak bile istiyordu. Bununla da kalmadılar. Oswald’ın telif haklarını çaldılar ve Walt Disney’in çalışma arkadaşlarını ayartmaya çalıştılar. Walter ya boğaz tokluğuna çalışacaktı ya da kendi kurduğu şirketten ayrılacaktı. O ayrılmayı seçti ve bir trene atlayıp defterini açtı. Uzun süredir aklında olan bir karakteri resmetmeye başladı. Bu karakter diğerlerinden çok daha özeldi. Maceraperest ve iyimserdi. Tıpkı Walter gibi… Fare Moltimer doğdu böylece ya da bizim bildiğimiz adıyla Mickey Mouse…

Pamuk Prenses – Oscar Ödülü ve İlk Disneyland

Mickey Mouse çok sevilmişti. Rakipleri arasından sıyrılıp çıkmak için uzun metrajlı bir yapım üzerine yoğunlaştı. Böylece Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ortaya çıktı. Çok büyük bir başarı yakalayan Disney Oscar ödülü bile aldı. 1940 yılında çocuklarının ve çalışanlarının eğlenebileceği bir yer kurmaya başladı. 5 sene boyunca proje üzerinde çalıştı. Uzun bir süre yapımıyla uğraştığı Disneyland, kapılarını 1954 yılında California’da açtı. Parkta Walt Disney’in istei üzerine parkı boydan boya geçen bir tren de vardı. Disneyland, Wlater’ın çocukluk tutkularının üzerine inşa edilmişti.

Saygı!

Walt Disney, 15 Aralık 1966 tarihinde gırtlak kanseri nedeniyle hayata gözlerini yumdu. 1925 yılında evlendiği karısından iki tane çocuğu olmuştu. Karısı Lillian, Mickey Mouse’un ismini veren kişiydi. Çocukluk dünyamızı rengarenk hale getiren ustayı biz de saygıyla yad ediyoruz. Başka öykülerde görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın…

 

Geronimo: Son Apache

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Sanırım bir çoğumuzun çocukluğu Walt Disney karakterleri ile geçmiştir. Bizleri bu karakterler ile buluşturup hayatımıza renk kattı. Saygıyla anıyoruz

  2. Adam çocukluğumuzda severek izlediğimiz çizgi filmlerin tamamına yakınına imza attı neredeyse.. Disneyland ile de pekiştirdi.. Paris’tekine gitme fırsatım oldu, yine olsa yine giderim.. Ruhu şad olsun..

  3. Gerçekten keyif veren saatlerce ekran başında pür dikkat seyredilen, çizgi filmlere imza attı. Hayat boyu anılacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

iş stresi ile başa çıkma yöntemleri

İş Stresi İle Başa Çıkma Yöntemleri

Sanita Diş Hastanesi indirim. Dijital Diş Kliniği İndirimi.