Hayata DairTarih

Vril Kızları: Hitler’in Karanlık Prensesleri

Vril Kızları, hakkında epeyce komplo teorisi olmasına karşın pek fazla kaynak bulunmayan, Nazilerin en merak edilen tarikatlarından birisi. Hitler’in Prensesleri olarak da tarihe geçen bu ürkünç kadınlar nedir ne değildir biraz biraz anlatmaya çalışacağım. Çok fazla elle tutulur kaynak bulamadığım için (en azından şimdilik) çok derinlemesine bilgilere vakıf olabilmiş değilim. Ancak bulduğum şeyler en azından bu yazı için yeterli olur kanısındayım. Bu arada Naziler ve gizli örgütleri hakkında yazdığım bir diğer yazı da Tarih Treniyle Yolculuk: Thule Cemiyeti.

Vril Kızları Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Vril, kelime anlamı olarak Çi, enerji, kozmik enerji gibi anlamlara geliyormuş farklı yerlerde. Örgütlenme şeklinde ne zaman kuruldukları hakkında bir bilgim yok. Ancak Vril ifadesinin nazilerden çok önceleri ortaya çıktığı bilgisi mevcut. Victoria dönemi İngiltere’sinde yaşayan yazar Bulwer-Lytton adlı bir yazar, yazdığı bir bilimkurgu romanında bahsetmiş. Bu romanda bahsedilenlere göre Vril, yer altında yaşayan, insanüstü, meleksi bir ırkın enerji maddesi olarak geçiyor. Söz konusu bu ırk, Vril adlı bu maddeyi zihin güçleriyle kontrol edebiliyormuş. Bu arada Edward Bulwer-Lytton’un romanının ismi Gelecek Irkın Gücü imiş. Bir göz atmakta fayda var gibi. Neyse devam edelim…

Vril Kızları ve Maria…

Ahhhh Maria… Güzelliği dillere destan, saçları upuzun Maria… Güzelliğini ürkütücülükle harmanlamış Maria… Kim mi Maria? İşte Nazi Almanya’sındaki Vril kızları örgütünün ( artık örgüt müdür tarikat mıdır nedir) lideri. Hakkında çok fazla bilgiye rastlamadım. Tam adı Maria Orsitsch olup 31 Ekim 1895 tarihinde Hırvatistan’da dünyaya gelmiş. Maria bir medyum. Ama öyle böyle bir medyum değil. Nazilerin en üst düzey subaylarını kolaylıkla etkisi altına alabilen birisi. Mesela SS lideri Hİmmler ve hatta Hitler’i bile! Vril Kızları, Wewelsburg Kalesi denilen Nazi kalesinde üst düzey subayların katıldığı ayinler düzenliyor, toplantılarda uzaylılarla iletişime geçtiklerini ifade ediyor ve mistik sırlara vakıf olduklarını söylüyorlardı. Zaten bu subayların tapındığı bir çeşit inanç sistemi bile kurmuşlardı. Kara Güneş ve Kara Taş adındaki bu sistemde ayinler düzenleniyor, çeşitli ritüeller yapılıyordu.

65 Işık Yılı Uzunluğunda Saç

Başlık saçma gelmiş olabilir biraz gizemli olsun diye öyle yazdım. Maria Orsitsch’in liderliğini yaptığı 5 kişilik rahibe grubunun değşik inançları vardı. En bilinenleri ise dünyamıza 64 ışık yılı uzaktaki bir yıldız sistemi olan Alpha Tauri’den geldiklerine inanmalarıydı. Onlara göre ataları Alpha Tauri’de bir sistem olan Sümer Aldebaran’dan gelmişti. Vril kızları başka özelliklere de sahipti. Saçları, giyiniş tarzları, tavırları kimseye benzemiyordu. Örneğin çok güzellerdi. Saçları çok uzundu. Hatta saçlarını özellikle kesmiyorlardı. Çünkü uzun saçın, atalarının geldiği Aldebaran’la bağlantılı olduğuna inanıyorlardı. “Peki bunların Nazilerle ilgisi nedir?” diye soracak olursanız söyleyeyim. Örgüt, Nazileri Atlantis’in mirasçıları, üstün ırk olduklarına ikna etmişti. İşte Naziler de Atlantis’in kadim bilgilerine ulaşmak için her türlü mistik sisteme başvuruyordu.

Sümer İnancı

Vril kızları, Sümer Aldebaran’dan gelmiş olan atalarının Sümerler olduğuna inanıyordu. Aldebaran’ın güneşi olduğuna inandıkları gök cismine “Sum” diyorlar, canlı hayatının olduğu gezegene ise “Sum-Er”. İşte Vril Kızları, bu vril enerjisini kullanarak günümüzden 5000 sene önce yaşamış olan Sümer uygarlığına ait bilgilere ulaşmaya çalışıyordu. Bu arada Aldebaran yıldızı dünyamızdan 65 ışık yılı uzaklıkta bir kızıl dev. Güneş’ten 44 kat daha büyük.

Öğretileri

Başlıca öğretileri şuydu: Sümerler Vril kızlarının ataları, Naziler de Vril kızlarının torunlarıydı onların inancına göre. Doğal olarak Nazilere her türlü mistik ritüeli öğretiyorlardı. UFO yapımı, uzaylı çalışmaları, hatta uzay aracı yapımı… Evet, o dönemde New York Times gazetesinin bir sayısında Nazilerin UFO kullandıığı iddia edilmişti. Hatta şöyle ki Aldebaran’a gitmek için bir uzay aracı tasarladıkları bile söyleniyordu.

Vril Kızları Ne Oldu?

Bu ekibin akıbetinin ne olduğu hakkında en ufak bir bilgi yok maalesef. Bilinen şu ki 2. Dünya Savaşı’nın bitimine yakın ortadan kayboldular. Bu nedenle de haklarında yine teoriler üretilmiş. Öldükleri düşünülse de hiçbirisinin cesedi bulunanamış. Her Vril rahibesinin bir gün ait olduğu yere döneceği kehanetinden yola çıkarak Aldebaran’a geri döndükleri görüşü de epeyce yaygın. Ancak tabii ki akla yatkın değil. Yine de onlara ne olduğu konusu hala gizemini koruyor.

Yazı Sonu İçin Not

Sevgili okurlar. Burada aktardığım bilgiler sizlere masal gelmiş olabilir. Elbette pek çoğu komplo teorisi. Ancak şunu bilmenizde fayda var. Hitler ve üst düzey Nazi subayları ezoterizm ve okültizmin doruklarında yaşayan insanlardı. Zaten icat ettikleri, üzerinde çalıştıkları teknolojilere baktığımız zaman onların dünya hakimiyeti fikrinin çok ötesinde şeylerin peşinde olduklarını anlayabiliriz. Bu konuda farklı yazılar da yazacağım. Sabırla okuduğunuz için hepinize teşekkürler. Şimdilik hoşça kalın.

 

Malahay

KTÜ mezunu bir tarihçi, sosyal bilimlerin en fantastik savunucusu, Shallwe içerik üreticisi...

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Valla öldükten sonra bile cesetlerini bulamamak ciddi Bi gizem ortadan kaybolmaları falan, hitlere yönelik cok belgesel yazı takip ettim ama bu konuya dair fikrim yoktu, heyecanla okudum diyebilirim elinize saglık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu