içinde ,

Türk Sinema Tarihi. Türkiye’de Sinemanın Doğuşu ve Tarihi.

Türk Sinema Tarihi-1

Bu yazımızda Türk sinema tarihi ile ilgili bilgiler bulacaksınız. Sinema Türkiye’ye nasıl geldi, neler yapıldı, nasıl gelişti? İnceleyeceğiz. İlk başta ufak tarihler, bilgiler vereceğim sonrasında Türk sinema tarihi ve ilklerden bahsedeceğim.

                  Sinema Türkiye’de Nasıl Başladı?

Türkiye’de sinema faaliyetlerini ve sinema salon işletmelerini 1908 yılından itibaren hep yabancı uyruklu ve Türkiye’de yaşayan azınlıklar sürdürüyordu. Bu duruma bir dur demek için Cevat Boyner ve Murat Bey devreye girerler. 19 Mart 1908’de İstanbul Şehzadebaşı’nda Milli Sinema adı verilen ”İlk Türk Sineması” salonu açılır. Ardından Şakir Seden ve Fuat Uzkınay, Sirkeci’de lokantacılık yapan Ali Efendi’yi ( Öztuna) ikna ederek ikinci Türk sinemasının açılmasını sağlar ve Sinema’ya Ali Efendi adı verilir, 6 Temmuz 1910.

1911 yılı Türk sinemasının başlangıcı olarak kabul edilebilir; öyleki Manaki Kardeşler Sultan V. Reşat’ın Pitola’daki Manastır ziyaretini görüntüye alırlar ve bu belgesel film Osmanlı’daki ilk gösteri olarak kabul ediliyor.
Not: Balkan topraklarında gerçekleşmesi sebebiyle bazı kesimler tarafından ilk Türk filmi olup olmadığı hala tartışma sebebidir fakat biz yine de bu bilgiye kayıtsız kalmayalım.

                       Türk Sinema Tarihi’nin İlk Filmi!

1.Dünya Savaşı’nın başladığı günlerde yedek subay olarak görev yapan Fuat Uzkınay, Türk sinema tarihinin ilk filmini çeker. ”Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adını taşıyan bu film aynı zamanda bir belgeseldir. Böylece 14 Kasım 1914 yılında Türk sinemasının doğumu gerçekleşir.

 

1915 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesi Harbiye Nazırı olan Enver Paşa’nın emriyle kurulmuş ve bu kurumun başına Türkiye’de sinemayı tanıtma konusunda oldukça iyi işler yapmış olan Sigmund Weinberg  getirilmiştir. Kurumda, Fuat Uzkınay’da yardımcı olarak görev alımıştır.

1916 yılında, dönemin en çok sevilen ve izlenen tiyatro oyunu Leblebici Horhor’u çekmeye başladıktan bir süre sonra oyunculardan birisi ölür ve film yarım kalır. İkinci deneme olarak öykülü film olan Himmet Ağanın İzdivacı ise oyuncuların Çanakkale Savaşı’na gitmeleri sebebiyle yarım kalır. 1918 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesi’nin başına Fuat Uzkınay getirilir ve yarım kalan Himmet Ağanın İzdivacı adlı filmi çeker ve tamamlar.

1917 yılında yarım kalmadan çekilen ilk öykülü film Pençe’yle Casus’tur ve yönetmeni 20 yaşında genç bir gazeteci olan Sedat Simavi’dir.

1921 yılına geldiğimizde ise dönemin ünlü güldürü sanatçısı olan tiyatrocu Şadi Fikret Karagözoğlu, Bican Efendi Vekilharç isminde 22 dakikalık bir kısa film çeker ve Türk sinemasında ilk güldürü tiplemesini yaratır.

Dünyada Sinemanın Doğuşu ve Tarihi

                      Türk Sinemasında Muhsin Ertuğrul Dönemi!

1916 yılından 1922 yılına kadar Almanya’da oyuncu ve yönetmen olarak sinema alanında çalışmalar yapan Tiyatrocu Muhsin Ertuğrul; Türkiye’ye dönüş yapar ve 1922 yılında ilk özel yapım şirketi olan Kemal Film’in kuruluşuyla Türk sinemasında yeni bir dönem başlar.  Kemal Film’in kurulmasıyla  iki tane film çeker.Bu filmler;
Bir Facia-i Aşk ve Boğaziçi Esrarı ( Nur Baba) filmleridir.

1923 yılı Muhsin Ertuğrul’un Türk sinemasında tek adam olarak kurduğu egemenliğin başlangıcıdır. 1923 yılında üç tane film çeker.
Kurtuluş Savaşı’nı konu edinen ilk film olan Ateşten Gömlek filmi Halide Edip Adıvar’ın aynı isimli romanından uyarlanmıştır. Filmin diğer önemli özelliği ise ilk defa kadın oyuncuların yer almasıdır.
Leblebici Horhor ve Kız Kulesinde Bir Facia o yıl çektiği diğer filmlerdir.

1924 yılında ise Peyami Safa’nın Sözde Kızlar isimli romanını uyarlayarak filme çeker ve Rusya’ya giderek film çalışmalarına orada devam eder. (1925)

1928 yılında ikinci özel yapım şirketi olan İpek Film kurulur. Yapımcısı İpek Film olan ve Muhsin Ertuğrul’un yönetmenliğini üstlenerek ikinci kez perdeye uyarladığı Leblebici Horhor Ağa filmi Venedik 2. Uluslararası Film Festivalinde onur diploması alır ve bu Türk sineması tarihinde ilk kez yurt dışından gelen ödül olarak kabul edilir.
1938 yılında Taş Parçası isimli filmle bağımsız bir yönetmen karşımıza çıkar; Faruk Kenç. Almanya’da film okulunu bitirip yurda geri döner. Sinemada tek adam olan Muhsin Ertuğrul’un yanında zorunlu olarak bir süre görev alır. Faruk Kenç’in Türk sinemasına girişiyle beraber çekilen film sayısı 5’e çıkar. Uzun süre Paris’te kalıp tiyatro dışından gelen ikinci sinemacı olan Baha Gelenbevi 1939’da yurda döner ve bir süre Faruk Kenç’in yanında çalışır. 1945 yılında İstanbul Film adıyla kendi yapım şirketini kurar.

Türk sineması gittikçe büyümeye başlar. Film yapım şirketleri artar; Duru Film, Erman Film, And Film, Ankara Film, Birlik Film, Şark Film ve Elektra Film gibi bir çok şirket kurulur. Film sayısı ve oyuncular artmaya başlar.

Türk Sinema Tarihi ile ilgili bilgiler elbette ki bu kadar değil. Bu yazımızı burada sonlandırırken, Türk Sinemasında ilkler konusuyla devam edeceğiz.

 

Türk Edebiyatından Mutlaka Okunması Gereken 15 Kitap İçin Buraya Tıklayın

Yorumlar

Cevap bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Trabzon Gezilecek Yerler

Trabzon Gezilecek Yerler

Merhaba Dünya Bisiklet

Merhaba Dünya