in ,

Tenisin Tarihçesi

tenisin tarihçesi

Tenisin tarihçesi yazısını görünce “ulan tenisin ne tarihçesi olacak daha yeni yeni duyulan bir şey” diyenleriniz olacak belki ama demeyin öyle. Ufak bir araştırma yaptım ve aslında öyle yeni bir spor olmadığını, köklerinin çok eskilere dayandığını gördüm. Merak etmeyin öyle aşırı derinlere inmeyeceğiz yani özet bir şekilde açıklayacağım meseleyi.

Mağara Duvarlarındaki Çizimler

Evet yanlış okumadınız! Mağara duvarlarında insanların bazı nesnelere tahta sopalarla vurduğu resmedilmiş.Yani bu oyunun atalarının da ataları, taaa o zamana kadar uzanıyor. Zaman içerisinde tabi epeyce değişime uğramış bu uğraş. Orta Çağ’da ortaya gerili bir ipin üzerinden deriden yapılmış toplara elle vurulmak suretiyle oynanırmış. Ancak iş zorlaştıkça tahta parçaları kullanılmaya başlamış. Haçlı Seferleri sırasında da yine askerler arasında bir çeşit antrenman olarak tahtalarla bir nesneye vurarak fırlatma şeklinde oynanan bir oyunmuş. 1500’lü yıllarda ise ilk telli raket ve tenisin bilinen ilk kural kitabı meydana getirilmiş. O zamanlar tenis, aslında bir çeşit dayanıklılık testiymiş. Bazı rivayetlere Fransız krallar bu oyunu oynarken kendilerini o kadar zorlarmış ki bazıları oyun esnasında hayatını bile kaybetmiş! İsim kökenine baktığımızda dayanıklılık olayını daha iyi anlıyoruz. Zira İngilizce “tensity” sözcüğü “baskı altında olma” anlamına gelmekteymiş ki zaten tenis de bir bakıma böyle bir durum. Öte yandan Fransızcada ise “al” anlamına gelen “tennez” sözcüğü kullanılmaktaymış bu oyun için.

1800’ler…

Günümüzdeki tenis oyununun temeli ise 1800’lü yılların son çeyreğinde atılmış. Çok tuhaf bir yüzyıl 19. yüzyıl pek çok yeni icada ev sahipliği yapmış. Neyse devam edeyim… Bir İngiliz subayı olan Walter C. Wingfield sphairstrike ismiyle bu oyunun patentini almayı başardı. Ancak tabii o zamanlar çok daha değişik bir yapıya sahipti tenis. Çim üzerinde oynanan bu oyunun popülerliğini arttırması uzun sürmedi. Zira kadın ve erkeğin ortak oynayabildiği bir oyundu ve bu konuda oldukça nadirdi de. İlk başlarda çim üzerinde oynansa da daha sonra açık alanlardan kapalı alanlara, kum zeminden sert zeminlere kadar her türlü mekanda oynanmaya başladı ama ismi hep çim tenisi olarak anılır oldu.

Wimbledon Doğuyor!

1877’ye kadar teniste ciddi bir sistem ve kural yoktu. Bu nedenle saha biçiminden tutun da oyun içi kurallara varana kadar bir standart prosedüre ihtiyaç duyuldu. 1877 yılında patenti alan İngiliz subay Wingfield, bazı kurallar üzerinde çalıştı. Ancak komite bunların yetersiz olduğuna karar verdi ve o dönemin kroket kulübünün üç üyesine bu görevi verdi. Julian Marshall, Henry Jones ve C. G. Hechote adlı üyeler bu onuda müthiş bir çalışma yürüttüler. Öylesine detaylı kurallar hazırladılar ki günümüzde bile halen geçerlidir pek çoğu. Aynı yıl Wimbledon’da ilk tenis turnuvası yapıldı. Evet doğru bildiniz günümüzdeki Wimbledon turnuvası o zamanlardan kalma. E ilk tenis turnuvası olmasından mıdır bilinmez bu alandaki en prestijli organizasyon. Günümüzde ciddi bir popülaritesi olan bir oyun tenis. Dünya çapında özellikle Wimbledon, çok büyük bir kitle tarafından takip edilmekte. Her tenisçi ise her zeminde iyi olamıyor çünkü değişik zeminlerde topun hızı da değişiyor. Üstelik teke tek oynanabildiği gibi çiftlerle de oynanabiliyor. Özet olarak fiziksel bakımdan oldukça zorlayıcı bir spor. Mücadele desürekli yüksek ritimde devam ediyor. Şimdilik aktaracaklarım bu kadar. Başka yazılarda da görüşelim lütfen şimdilik hoşça kalın…

 

Hentbolun Dünü Bugünü

3 Comments

Leave a Reply

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    sağlık dosyası

    Sağlık Dosyası: Yanlış Bilinenler

    Hasta olunca

    Hasta Olunca Alınması Gereken Ek Önlemler