içinde

Tarihte Salgın Felaketleri

tarihte salgın felaketleri

Tarihte Salgın Felaketleri adlı yazımda geriye dönüp dünya nüfusunu tehdit etmiş ve adeta kırıp geçirmiş büyük salgınları inceledim. Bakalım çıplak gözle dahi görülemeyecek kadar küçük organizmalar insanlık nüfusunu nasıl eritmiş. Sonda söyleyeceğimi başta söylüyor ve bir daha bu tür salgınların görülmemesini diliyorum.

Tarihte Salgın Felaketleri

Pek çok salgın hastalıkla sarsıldı dünya tarihi. Gerek antik çağlarda gerekse modern çağlarda insanlık nüfusu adeta eridi bu felaketler karşısında. Çoğu zaman da bu hastalıklara karşı geliştirilen önlemler fayda etmedi. Bu konuda ilk olarak değineceğim felaket günümüzden yaklaşık 100 yıl öncesine ait. Şimdiden söyleyeyim, okurken tüyleriniz ürperebilir.

İspanyol Gribi

Veya bir diğer adıyla Spanish Flu… 1918 yılında, I. Dünya Savaşı’nın henüz sona erdiği bir dönemde Avrupa’da ortaya çıkan hastalık inanılmaz bir hızla yayıldı. Ancak bu salgının çok tuhaf bir huyu vardı. H1N1 virüsünün bir türevi olan hastalık, 20-40 yaş arasındaki gayet sağlıklı ve genç nüfusu vurdu. Daha kimse ne olduğunu bile anlamadan hastalık Amerika’ya kadar sıçradı. Tarihte bilinen bu en büyük salgın yüzünden tüm dünya genelinde yalnızca 2 yıl içerisinde 100 milyon civarı insan hayatını kaybetti. Hastalıktan kurtulanlar ise büyük bir psikolojik buhrana düştüler. Hastalık, çok kısa bir sürede Avrupa, Asya, Amerika ve Afrika’ya kadar yayıldı. Esasen nerede çıktığı tam olarak bilinmese de İspanyol gribi adının bir nedeni var. Bu dönemde hükümetler hastalık hakkında haber yapılmasını yasaklamıştı. Ancak ilk olarak bu felaketi gündemine taşıyan ve haberini yapan ülke İspanya olunca hastalığın adı da İspanyol Gribi olarak kaldı. Bu felaketten sonra kamu sağlığı konusunda daha net adımlar atılmaya başlandı.

Jüstinyen Salgını

Bir diğer adıyla Jüstinyen Vebası… Rotamız Doğu Roma üzerinedir. Evet Doğu Roma dedim çünkü Bizans diye bir şey yoktur adı Doğu Roma’dır. Bu kısa bilgiden sonra ana meseleye dönelim. 541 yılında İmparator Jüstinyanus’un tahta oturduğu sıralarda Balkanlar’da kendisini gösteren veba kısa sürede Mısır, Suriye, Filistin gibi geniş bir coğrafyaya yayıldı. Konstantinapolis’e (yani İstanbul) tüm girişler kapatılsa da fayda etmedi çünkü hastalık, askerlerin dışarıdan getirdiği malzemelerin arasında yer alan fareler vasıtasıyla çok kısa bir sürede başkente de yayıldı ve kısa bir sürede şehir nüfusunun %40’ı hayatını kaybetti. Öyle ki ölüleri defnedecek bir yer kalmayınca cesetler denize atılmaya başlamıştı. Sadece başkent Konstantinapol’de 300.000 insan veba nedeniyle hayatını kaybetti. Hastalık Balkanlar, Anadolu, Akdeniz’deki liman kentleri ve Sasani İmparatorluğu’na kadar yayılmıştı. Tam sayı hakkında kesin bir görüş olmasa da genel ittifak 100 milyon civarı ölümün gerçekleştiği yönünde.

Kara Veba Salgını

Yine bir veba salgını. Bu sefer 14. yüzyılda yani 1300’lü yıllardayız. 1347-1351 arasında Avrupa nüfusunu tabiri caizse yeryüzünden silecek dereceye gelmiş bir salgındır. Yalnızca Avrupa’da 20 milyondan fazla insan veba yüzünden can vermiştir. Hikayemiz şu şekilde: 1347 yılında Karadeniz’den 12 tane gemi, Messina limanına yanaşır. Ancak korkunç bir manzara vardır ortada. Gemidekilerin neredeyse hepsi ölmüştür. Kalanlar ise oldukça ağır derecede hastadır. Böylece veba mikrobu Avrupa’ya taşınmış olur. Hastalığın tüm dünyada ise 50 milyondan fazla can kaybına neden olduğu bilinmektedir 4 yıl içerisinde. Ancak bu salgın bir de vahşet barındırıyordu. Çünkü yerli halk, hastalığın azınlıklar tarafından yayıldığını düşünerek çingeneleri, cüzzamlıları, Yahudileri ve pek çok azınlığı katletmeye başlamış adeta bir kıyım yaşanmıştı.

Modern Veba

1855 yılındayız. Bu sefer adresimiz Uzak Doğu… Evet 19. yüzyılın ikinci yarısında Çin’de kendisini gösteren veba hızla yayıldı. Hindistan dahil Asya kıtasının büyük bölümünü etkisi altına alan felakette 12 milyon insan hayatını kaybetti. Salgının etkisi 1894’te Hong Kong’a oradan da dünyaya yayılmasıyla daha da arttı.

1. Bölümün Sonu

Tarihte pek çok salgın olmuştur. Hepsini tek bölümde anlatamayacağımdan yazıyı ikinci bölüme taşıyacağım. Tarihte Salgın konusunun 2. bölümünde görüşmek dileğiyle. Takipte kalınız…

 

Barış Manço Öyküsüdür

 

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Geçmişte birçok salgın olmuş ve insanlar ölmüş.Ne yazık ki günümüzde de zaman zaman salgın hastalıklar meydana çıkmakta…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

kırmızı renk

Kırmızı Renk ve Bu Rengin Önemi

salgın dosyası

Salgın Dosyası