içinde

Tarih Treniyle Yolculuk: Maya Uygarlığı

maya uygarligi

Maya Uygarlığı özellikle inşa ettikleri piramitler ve ihtişamlı şehirler bakımından günümüz tarihçilerinin dikkatini  Orta Amerika tarihine çekmiş durumda. Hal böyle iken ben de bir tarihçi olarak buna kayıtsız kalamadım tabiî ki… Sevgili takipçilerimiz Tarih Treni’nin bu seferi Güney Amerika topraklarına… Yolculuğumuz boyunca Orta Amerika tarihinin kadim ve gizemli topluluğu olan Mayaların yaşantılarına tanık olacağız. Herkes yerini alsın lütfen Tarih Treni kalkıyooooorr!

Maya Uygarlığı İzini Sürüyoruz

Evvela ilk istasyonumuz hakkında biraz bilgiler verelim: Mayaların tarihçesi. “Aga bu adamlar ne kadar eski ki sen bu kadar üstünde durdun” diye beyninizi karıncalandıran sorular sorduğunuzu duyar gibiyim. Kıymetli yolcularımız Mayaların tarihi kökenleri konusunda çeşitli görüşler ortaya atılmaktadır. Her ne kadar Maya takvimi Mayaların ilk ortaya çıkışını M.Ö. 3114 yılına kadar götürse de arkeologlar buluntuların yaşını M.Ö. 1800 olarak belirliyor. Fakat ilk yazılı buluntuların yaşı ise M.Ö. 250 yıllarına tarihleniyor. Elbette bu tarihler değişebilir. Coğrafi olarak ise Orta Amerika olarak tabir ettiğimiz günümüz Meksika’sının güney bölgelerinde yayılmışlardır. İşte Guatemala, Honduras falan işte canım anlayın işte…

Kadim Maya Uygarlığı ve İhtişamlı Şehirleri

Eyyyy Tarih Treni yolcuları! İkinci istasyonumuzdayız. Kadim Maya şehirleri son derece ihtişamlı idi. Bunun temel nedeni; Mayaların oldukça dindar, mistik ve barışçıl bir topluluk olarak bu özelliklerini mimariye de başarılı bir şekilde aktarmalarıdır. M.Ö. 600-M.S. 250 tarihleri arasında yükselişe geçmişler ve adeta “Altın Çağı” da bu asırlar arasında yaşamışlardır. Görünen o ki bu Altın Çağ’ın özelliklerini yaşadıkları şehirlere de oldukça başarılı bir şekilde aktarmışlar. Biraz daha detay verip beyninizi karıncalandırabilmek adına birkaç şehirden örnek vereceğim. Gıcığım çünkü. Kıymetli yolcularımız Mayaların bu derece ihtişamlı şehirler kurmuş olmalarının bir diğer hayret verici tarafı, yaşadıkları bölgenin tropikal ormanlarla kaplı olmasıdır. Buna rağmen kuvvetli bir imar faaliyeti gerçekleştirmişlerdir. Mesela Tikal şehri bunlara bir örnektir. Bunun yanında Yucatan Yarımadası dolaylarında Chichen Itza ve Uxmal gibi şehirlerin de oldukça karmaşık kültür yapısına sahip olduğu belirtilmektedir.

machu pichu

Çeşitli Maya İnanışları

Gelelim üçüncü istasyona. Burada ufacık bir bilgisel girizgah yapayım ki aslında önemli bir bilgidir. Mayalar pek çok kabilenin birleşip zaman içinde kaynaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu nedenle kozmopolit bir kültürel yapı meydana gelmiştir. E tabi bu kadar karışım din ve inanç üzerinde de etkili olmuştur. Mesela bu inanışlardan birisi “her insanın bir hayvan karşılığının olması” inanışıdır. Buna göre her insanın hayvanlar aleminde karşılığı olan ve kaderi kendisine bağlı olan bir hayvan karşılığı vardı. Her insanın kaderi de kendine karşılık gelen hayvanla bağlantılıydı. Bakın bu, pek çok büyünün de konusunu teşkil etmiştir. Mesela bir başkasına zarar vermek isteyen birisi, onun karşılığındaki hayvana zarar veriyordu.

mayalar

Gece Tanrıları Gündüz Tanrıları

Mayaların oldukça dindar olduklarını yukarıda belirtmiştim. İnanmıyorsanız bir daha bakın yukarıya. Mayalar, gecenin 9 gündüzün ise 13 bölümden oluştuğuna inanırdı. Her bölümü yöneten bir tanrı mevcuttu. Güneş, doğana kadar yeraltı dünyasında dokuz aşamadan geçmekteydi. 260 günlük ayin takvimleri olan Mayaların (aynısı Azteklerde de var ama adı değişik), bu ayinler gece yarısından gün ortasına kadar devam ederdi. Her bir günü bir rehber yönetirdi. Söz gelimi bu rehberlerin her biri, geceyi yöneten 9 tanrıdan birini temsil ediyordu. Öte yandan yönler de bu ayinlerde önemliydi. Doğu, kuzey, batı, güney şeklinde döngüsel bir hareket söz konusuydu.

Popol-Vuh Kitabı

Kıymetli Tarih Treni yolcuları Mayaların kutsal kitap olarak gördükleri eser Popol-Vuh’tur. Bu eserde yaratılış anlatıları, dinsel törenler ve inanç sistemi bu eserde ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. Buna göre başlangıçta karanlıklar içinde yer ve gök vardı. İlk tanrılar ise suyun altında yaşayan “quetzal” kuşunun tüyleri altında ortaya çıkmıştı. Buraya dikkat kesilelim lütfen! Sümer inanışında da yaşam ilk önce suyun altında başlamıştır. Konumuza gelecek olursak, söz konusu bu tanrılar ilk önce yeryüzündeki boşlukların suyla dolmasını ve düzlüklerden de suyun çekilmesini emretmişler böylece dünyayı “uyandırmışlardır”. Daha sonra hayvanları ve bitkileri yaratmışlardır. Buraya bir daha dikkat kesilebilir miyiz acabaaaaa! Hayvanlar ve bitkilerden sonra ilk insanların da çamurdan yaratıldığı anlatılıyor poph-vuh’ta. Yukarıda belirttiğim üzere yönler de oldukça önemliydi Mayalarda ve her tanrı grubunun bir yönü temsil ettiğine inanılırdı. Her yönün ise kendine özel rengi vardı. Örneğin, doğu; kırmızı rengiyle özdeşletirilmişti. Chac, Huğ, Huracan Maya inanışındaki tanrılardan bazılarıdır.

Atatürk ve Maya Uygarlığı Üzerinde Yaptırdığı Çalışmalar

Sevgili takipçilerimiz. Bir takım arkeologlar Mayaların batık Mu ülkesinden geldiğine inanmaktadırlar. Dahası Maya Uygarlığı’nın köklerinin Asya olduğunu iddia etmişlerdir. Hatta Mustafa Kemal Atatürk de bu konuya çok büyük bir ilgi duymuştur ve bu konuda yazılmış eserleri Türkçeye tercüme ettirmiştir. Ulu önderimiz Atatürk tarafından Meksika konsolosu olarak görevlendirilen Tahsin Mayatepek’in bu konuda yapmış olduğu çalışmalar, Mayaların pek çok ritüelinin eski Türk ritüelleriyle örtüştüğünü içermektedir. Mayatepek bu verilere Maya geleneklerinin Türk gelenekleriyle örtüştüğünü ileri süren James Churchward’ın eserinden ulaşmıştır. Ancak elbette bu verilerin ispata muhtaç olduğu açıktır.

Mayalar Aynı Zamanda Uzaya Meraklıydı

Maya dininin en önemli ritüelleri güneş üzerineydi. Bu nedenle gökyüzüne büyük bir saygı duymakla beraber araştırmayı da severlerdi. Kadim zamanlarda gözlem evleri inşa ettiler ve takvimlerini buna göre oluşturdular. Bilindiği üzere Maya takvimi 12 Aralık 2012 tarihinde son bulmakta. Bilinmediği üzereyse M.Ö. 3114 yılında başlamaktadır. Ancak neden bu dönemde başlatıldığı, bu tarihin öneminin ne olduğu hala bir sır olarak gizemini korumaktadır. Bazı araştırmacılar Venüs gezegeninin doğuşunu simgelediğini düşünmektedir.

Mayaların Tarih Sahnesinden Çekilişi

Mayalar, bazı büyük afetlerin güneşin hareketlerinin bir sonucu olduğuna inanmaktaydı. Zaten takvimlerini ve uzun süreç hesaplarını buna bağlı olarak yaparlardı. M.S. 627 yılında yine bir güneş olayının kehanetlerinde çöküşe denk geldiğini belirtmekte araştırmacılar. Zira gerçekten de bu tarihte Maya Uygarlığı çöküşe geçmiştir. Yine de asırlarca geniş bölgelerde tabiri caizse “ite-kaka” siyasi varlıklarını devam ettirmiş olsalar da İspanyol işgaliyle siyasi varlıkları tamamen son bulmuştur. Fakat kültürel varlıkları hala güçlü bir şekilde devam etmektedir. Kıymetli yolcularımız Tarih Treni’nin bu seferi de sona erdi. Umarım keyif almışsınızdır. Bir sonraki yolculuklarımızda görüşmek ümidiyle, hoşça kalın.

 

Yine Latif: Necati Hikaye Serisi 13. Bölüm

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Mayalar mısır pramitleri kadar ilginç yapıtları ve matematike olan ilgileriz gerçekten dikkat cekmekte hala balta girmemiş ormanlardan keşif edilmeye hazır. Bir çok irili ufaklı köy ve pramit bulunmakta

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Hipermetrop nedir

Hipermetrop Nedir?

Astigmat nedir

Astigmat Nedir?