içinde

Tapınakçılar: Kutsal Yükseliş

tapınakçılar kutsal yükseliş

Tapınakçılar: Kutsal Yükseliş başlıklı yazımda geçen sefer anlatmaya başladığım Tapınak Şövalyelerini anlatmaya devam edeceğim. Uamrım ilk yazıdan keyif ve en önemlisi de bilgi alabilmişsinizdir. Bakalım Tapınak Şövalyeleri ne kadar yükselmiş, nasıl bu kadar gözde olmuş, nasıl en geniiş yetkilere sahi,p olmuş… Daha fazla uzatmadan yazıma geçmek istiyorum.

Tapınakçılar Yükselişte

Hatırlayınız, tapınakçıların esasen bağışlarla ayakta kalmaya çalışan insanlar olduğunu ifade etmiştik. Ancak Avrupa’da yaptıkları propaganda çalışmaları sayesinde bu bağışların miktarı oldukça artmıştı. Hem maddi hem de insan gücü olarak müthiş bir destek görmeye başladılar. Yalnızca asker ve para desteği de değil aynı zamanda toprak desteği de alıyorlardı. Avrupa’nın pek çok hayırsever Hristiyan toprak sahibi kişileri, ellerindeki toprakları Tapınakçılara bağışlayacak kadar kendilerini adamışlardı. Hatta Aragon Kralı dahi öldükten sonra krallığın bazı geniş toprakları Tapınakçılara bağışlamıştı 1130 yılında. İşte buradan itibaren işler ilginçleşmeye başlıyor kıymetli takipçiler. Çünkü takdir edersiniz ki bu kadar büyüme , Tapınakçıların kendilerini revize etmesine ve daha kompleks bir yapıya bürünmesine neden olmuştur. Peki bunlar ne gibi değişimler?

Papa’nın Desteği

Yükseliş bununla sınırlı kalmadı. 1139 yılında II. Papa Innocent Tapınakçılara müthiş bir maddi destek ve sınırlardan serbestçe geçebilme yetkisi tanıyan bir bildiri hazırladı. Bununla birlikte vergilerden de muaf tutulmuşlardı. Artık onlar yalnızca bir şövalye değildi. Nasıl mı? Bu kadar toprak sahibiyken o toprağı korumanız icap eder. Dolayısıyla yeni kaleler inşa etmeniz gerekir. E diğer yandan da din adamısınız. Haliyle kilise de inşa ettiler. Tabi şarap için de üzüm bağları vs… Yani onlar artık büyük mülklerin de yeni malikleri konumuna gelmişlerdi.

Selahaddin Eyyubi ve Tapınakçıların Zaferi

Kıymetli okurlar, yine bir beyin fırtınası yapalım geçen yazıdaki gibi. Eğer askerseniz; talim yaparken, silah kullanırken, hatta olduğunuz yerde kasıla kasıla dururken bile insanları etkileyebilirsiniz. Ancak onların yüksek saygılarını kazanmak istiyorsanız bir zafere ihtiyacınız var demektir. Tarihte bunu pek çok lider yapmıştır. Alınamaz denilen yerlere saldırmış, ağır kayılar vermesine rağmen orayı almış ve böylece halk arasında bir efsane olmuştur. İşte Tapınakçılar da herkes tarafından hayranlık beslenen bir oluşumdu ancak bir zafere ihtiyaçları vardı. Bu ihtiyaçlarını da olabilecek en sağlam şekilde, Kudüs’e doğru sefere çıkan Selahaddin Eyyubi’ye karşı almayı başarmışlardı. Hemen konunun alt başlığında olayı anlatayım.

Montgisard Savaşı-1177

Selahaddin Eyyubi, yaklaşık 25-26 bin kişilik ordusuyla Kudüs’e ilerlemekteydi. Mesele Kudüs olunca akan sular durur tabii. Bu nedenle Selahaddin Eyyubi askerlerine oldukça müsamaha gösteriyor, yağma yapmalarına müsaade ediyordu. Kudüs hakimi IV. Boldvin’in yaklaşık 500 kişilik ordusunu kuşattı. Tapınak Şövalyelerinden 80 kişilik bir birlik yardıma gitti. Ancak Eyyubi onları önemsemeden ardında bıraktı. Bu da büyük bir hata oldu. Çünkü sultanın gösterdiği müsamaha ordunun aşırı gevşemesine ve çölde dağılmasına neden oldu. Tapınakçılar ise direkt olarak Selahaddin Eyyubi’nin yanındaki kuvvetlere saldırıp mağlup ettiler. Askerleri çölde dağılmış halde olan Selahaddin Eyyubi çareyi geri çekilmekte buldu. Tapınakçılar, üstelik Hristiyan aleminin baş düşmanı olan Müslümanlara karşı zafer kazanmıştı.

Bankacılık Sektörünün Doğuşu

Günümüzdeki bankacılığın kökeni sayılan sistemleri ilk hayata geçirenler Venedikliler olarak bilinir. Ancak onlardan yaklaşık 7 sene önce yani 1150 yılında bankacılık sistemini kuran Tağınakçılar olmuştu. Hatırlayın, ilk kuruluş amaçları Kudüs’e gelen Hristiyan hacıların güvenliğini sağlamak olan Tapınakçılar, fizik gücünün yanında daha etkili bir güvenlik sistemi kurmuşlardı. Bu sisteme göre Kudüs’e gelen hacılar değerli eşyalarını yakınlardaki bir Tapınakçı merkezine bırakıyor, karşılığında alışveriş yapabileceği bir evrak alıyordu. Bu evrak şifreli olup ne zaman alışveriş ihtiyacı doğsa bir Tapınakçı kumandanına başvurmak yeterli oluyordu. Alışveriş miktarına göre de evrakta güncelleme yapılıyordu. Kısacası günümüzde kullanılan banka kartı gibi bir sistem geliştirmişlerdi. Üstelik evrak şifreli olduğu için çalınmasının da bir önemi yoktu. Çünkü o parayı kullanmanın tek yolu şifreyi bilmekti.

Tapınakçılar ve Şifreli Diller

Organizasyon karmaşıklaştıkça ve bu kadar önemli bir hal aldıkça daha da gizemli bir hale bürünüyordu. Çünkü özgün yapılarını bir şekilde korumak zorundaydılar. Öte yandan birbirleriyle de yeni iletişim yolları kurmak durumundaydılar. E yine takdir edersiniz ki doğu dünyası mistisizm konusunda batı dünyasına tur bindirir hem de 5 6 kere… Tapınakçılar da doğu uluslarından bu konuda epeyce etkilenmişlerdir. Başta Mezopotamya’daki toplulullar olmak üzere iletişim ve çeşitli ritüeller konusunda etkilendikleri pek çok yerel unsur olmıştur. Dikkat dikkat!!!!! Hemen hatırlayın! Haçlı Seferleri hangi güzergah üzerinden yapılırdı? Anadolu! Yani Tapınakçılar, Anadolu’da yaşayan Türkmenlerden de bu konularda epeyce etkilenmiştir. Bazı rivayetlere göre 1200’lü yıllarda  özellikle Bektaşilerden şifreli iletişim konusunda ilham almışlardır.

Bölüm Sonu…

Kıymetli takipçiler konu bu bölümde de bitmedi. Ancak söz daha fazla uzatmadan üçüncü bölümde sonlandıracağım. Ancak şunu da garanti edebilirim, üçüncü bölümde büyük bir çöküşe, hatta masallara konu olacak bir lanete tanıklık edeceğiz. Öyle ki günümüzde bile insanların o günle ilgili korkuya dayalı batıl inançları mevcuttur. Herkesçe bilinen karanlık bir gün: 13. Cuma… Beklemede kalın, hoşça kalın…

 

Tapınak Şövalyeleri: Kutsal Görev

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. İlk yazı dizisini okudugumda heyecanla 2.yi beklediğimi belirtmiştim ve degdi bankacılık sektörünün bu sekilde olustugunu bilmiyordum.. Ve en kısa sürede lütfen 3.bölüm

  2. Günümüzde kullanılan her teknolojinin geçmişte kullanılması beni şaşırtmıyor artık banka sistemini günümüz de daha pratikleşmiş olarak kullanıyoruz ama sistemin doğuşu çok farklı zaman diliminde bilişimci olduğum için dikkatimi en çok bu konu çekti emeğinize sağlık..

  3. Yazının ilk bölümünü okurken çok meraklanmıştım.İkinci bölümü de aynı merakla okudum.Özellikle Bankacılık mesleğinin tarihin çok eski dönemlerine dayandığını duymak beni oldukça şaşırttı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

egzama nedir

Egzama Nedir?

terazi burcu seks hayatı

Terazi Burcu Seks Hayatı – Burçların Seks Hayatı