içinde

Tapınak Şövalyeleri: Kutsal Görev

tapınak şövalyeleri: kutsal görev

Tapınak Şövalyeleri, kulaklarımıza siyasetten film endüstrisine pek çok yerde dimağımızda (beyin demek) yer almış durumda. Ancak haklarında o kadar çok bilgi kirliliği var ki; hiç birimiz nasıl ortaya çıktılarını tam olarak bilemiyoruz. Ben de bu seferki konum bu olsun diyerekten bir kaç şey karalama ihtiyacı hissettim. Bakalım bu, tarihin en gizemli oluşumlarından birisi ne imiş? Kimmiş? Nerede ve ne zaman ortaya çıkmışlar? Nasıl ortadan kaybolmuşlar? Tabii öyle uydurarak yazmayacağım özellikle İzzet Çıvgın’ın Orta Çağ adlı eserinden ve Cahit Karakuş’un Süleyman Mabedi’nin Yoksul Şövalyeleri adlı eserlerinden faydalandığımı baştan belirteyim.

Tapınak Şövalyeleri Nasıl Ortaya Çıktı?

Tapınak şövalyelerini anlayabilmek için dönemin atmosferine göz atmamız lazım. 11. asrın sonları yani 1096 yılına gelindiğinde Orta Doğu’da özellikle Kudüs çevresinde Müslüman devletlerin hüküm sürmesi, Papalık’ın adeta uykularını kaçırmış ve kutsal bir ittifak kurarak sefer düzenleme görevini gündeme getirmişti. İşte Papalık’ın çağrısıyla başlatılan bu bir dizi seferlere genel olarak bizler Haçlı Seferleri diyoruz. Buraya kadar her şey tamam değil mi? 1096 yılındaki sefer sonucunda Haçlı ordusu Kudüs’ü ele geçirmeyi başardı. Başardı ancak tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kıyıma başladılar. Yalnızca Müslüman nüfusu değil, Yahudi ve Hristiyan nüfusu da kılıçtan geçirdiler. Çünkü Kudüs’te yaşayan Hristiyanlar, Avrupa Hristiyanlığını kabullenmiyordu. Kaynaklara göre öylesine büyük bir katliam yapıldı ki; atlar dizlerine kadar kana bulanmıştı.

Hacıların Koruyucusu Tapınak Şövalyeleri

İşte Kudüs’te Haçlı hükmünün sürdüğü yıllarda Kudüs’e hac ibadeti için gelen Hristyanların güvenliği söz konusu oldu. Çünkü Haçlı orduları en neticede Avrupa merkezli bir orduydu ve nihayetinde evlerine döndüler. Hal böyle olunca şehrin de hacıların da güvenliğini sağlayacak pek bir güç kalmadı. Dikkat dikkat!!! Yıl 1119. I. Haçlı Seferi’nde üstün başarılar gösteren bir asilzade olan Hugues de Payen, kutsal bir görev aldı. Hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla yine Payen sülalesinden dokuz askeri Kudüs’e yolladı. Özellikle Hayfla Limanı ve Kudüs arasındaki güzergahın güvenliğini sağlayacaklardı.

İlk Karargah: Süleyman Mabedi

Kudüs Kralı II. Baudoin’in huzuruna çıkan Tapınakçıların ilk karargahı İncil’de bahsi geçen Süleyman Mabedi’nin bulunduğu nokta oldu. Bu bölgeyi seçmelerinin ardındaki neden elbette dini anlatılardı. Çünkü bu şövalyeler aynı zamanda bir çeşit rahip görünümü de sergiliyordu. Anlatılanlara göre Hz. Süleyman’ın mabedi, on emir ve altından yapılmış olan Ahit Sandığı bu bölgedeydi yine Hz. Süleyman’ın sırları ile birlikte. Üstelik sadece Hristiyanlık için değil, İslamiyet ve Musevilik için de son derece kutsal bir bölgeydi burası. Öte yandan bu bölgede yalnızca bilgi bazında değil maddi bazda da büyük hazinelerin olduğu anlatılagelmişti. Peki bu hazineler gerçek mi? Gerçekse Tapınakçılar bunları buldu mu? Bunlar halen merak konusu ve zaten bu muammalar üzerinden pek çok senaryo yazılmakta.

Saygın Askeri Güç ve Din Adamı

Tapınak Şövalyeleri, yapıları itibariyle diğer askeri unsurlardan çok farklıydılar. Daha önce bir papazın asker olduğu görülmüş şey değilken bu adamlar bir taraftan papazlığın her gereğine sadakatle bağlı bir din adamı, diğer taraftan da tarihin gördüğü en ölümcül savaşçılardı. Hal böyle iken bazı kesimler tarafından itirazlar da dile getiriliyordu. Ancak 1128 yılında bu itirazların da önüne geçildi. Kudüs’ten dönen Tapınakçılar için Clairvaux’lu Bernard adındaki bir papaz -ki kendisi döneminin en kudretli adamlarından birisi- Tapınakçıları koruma altına alan bir bildiri hazırladı. Tabii Bernard’ın bunu yapması boşuna değil. Tapınakçılarla olan bağı sadece din bağı değldi çünkü. Kendisi de Farnsa’nın Champagne bölgesindendi tıpkı ilk Tapınakçılar gibi. Hatta ve hatta bu şövalyelerden birisinin akrabasıydı da Bernard.

Yoksulluktan Zenginliğe

Tapınak Şövalyeleri, maaşlı kişiler değildi. Ancak bağışlarla hayatlarını idame ettirebilen yoksul kişilerdi. Tabii Bernard’ın onları “kutsamasıyla” kendilerine yapılan bağışlar da yükselmeye başladı. 1129 senesinde artık şövalyeler, Orta Çağ’ın en kapsamlı “bağış toplama” ve asker bulma kampanyalarını hayata geçirmeye başlamışlardı. Hem Papaz Bernard hem de Tapınakçıların kurucusu Hugues de Payen, Kudüs’te bulunan krallığa maddi destek sağlamak için müthiş bir propaganda başlattılar. Başlangıçta yoksulluk içinde yüzen Tapınak Şövalyeleri, bir anda zenginleşmeye başlamıştı.

İlk Bölümün Sonu

Kıymetli okurlar, Tapınak Şövalyelerinin öyküsünün ilk bölümünü burada noktalıyorum. Çok uzun olunca şey olmuyor sıkılıyorsunuz. O nedenle kalan kısmı ikinci bölüme bırakıyorum. Şimdilik hoşça kalın efendim…

 

Kova Burcu 2020 Yılı Yorumları

 

Yorumlar

Cevap bırakın
    • Öncelikle tarihi filmlere düşkün biri olarak keyifle okudum içeriği ve ilk karargah “Süleyman Mabedi” baslıgı daha bi dikkatimi çekti cunku ne kadar uğrassalarda bizim dinimiz içinde onemli.. Haberin devamını takipte olacagım

  1. Hem papazlik yapıp hem tariiin ölümcül savaşçıları olması çok dikkatimi çekti. Güzel bir yazı teşekkür ederim.

  2. taapınak şovalyelerini hep duyduk ama nedir necidir nerden gelmiş hiç merak etmedik. bu yazının devamını bekliyorum

  3. Kulağımıza aşina olan Tapınak Şövalyeleri hakkında edindiğim bilgiler çok şaşırtıcı oldu benim için.Yazının devamını merakla bekliyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

boğa burcu seks

Boğa Burcu Seks Hayatı -Burçların Seks Hayatı

öksürüğü geçirmenin yolları

Öksürüğü Geçirmenin Yolları Nelerdir?