içinde

Takanakuy: Kan Kaynarken

takanakuy: kan kaynarken

Takanakuy Festivali ile dünyanın en meşhur festivalleri serimize devam etmek için rotamızı bu sefer diğer bir Latin Amerika ülkesi olan Peru’ya çeviriyoruz. Şu kadarını söyleyeyim, öğrendiğinizde “vay anasını” diyeceksiniz içinizden. Şahsen ben dedim. Sebebi mi? Haydi hep birlikte göz atalım!!

Takanakuy: Kan Kaynarken

Offff beee tam da afilli bir film ismi gibi değil mi? Normalde yazılarımda afilli başlıkların her zerresini ben uydururum ama bu sefer öyle olmadı. Çünkü zaten kelime anlamı, başlığın kendisi oldu. Efendim Takanakuy, Quechua lisanında (ki Peru’daki en yaygın lisan imiş) kan kaynarken anlamını taşımaktaymış. E hal böyle olunca baktım ki epey bir afilli anlamı var, yapıştır gitsin dedim ana başlığa. Bunu da böyle hızlı söyleyince “kaynanayken”, “kaynımlayken”, “kankam yanarken” demiş gibi oluyor. En azından ben denedim öyleymiş gibi oldu. Belki de psikolojim eskisi kadar kötü değildir de daha da kötüdür. Neyse bu konuyu kapatalım…

İntikam İçin

Takanakuy, insanların en ilkel hislerinden birisi için yapılan bir festivalmiş. Aklınıza müzik, dans, şenlikler bilmem neler gelmesin. Bu festivalde amaç çok basit: İntikam almak! Problemli olduğunuz birisi mi var? Festival alanında ona meydan okursunuz o da kabul ederse başlarsınız dövüşmeye. Artık kim kimi devirir, kim kimden intikam alır orası maharatinize kalmış. Çünkü şimdi hem intikam allmak isteyip hem tekrar dayak yemek de var işin içinde.

Organizasyon, Amaç ve Kurallar

Aslında buradaki amaç hafiften iyi niyetli gelebilir. Bu festival, her yıl 25 Aralık gününde düzenleniyor Peru’da. Yeni yıla girmeden insanların arasındaki problemleri çözmeleri için yapılıyor. Bu arada yaş ve cinsiyet farkı yok. Ama her yaş ve cinsiyet kendi kategorisinde mücadele ediyor. Yöntem tabii ki tartışmalı olabilir ama kültür işte… Başka bir durum da var. Amaç yalnızca iki insan arasındaki sorunların halledilmesi değil. Gücünüzü sınamak, seyircinin tepkisiyle gururlanmak ya da ne bileyim gösteriş yapmak isterseniz de yine birilerine meydan okuyup dövüşlere katılabilirsiniz. Kurallar da oldukça basit. Yere düşen rakibe vurmak kesinlikle yasak. Diyelim ki kendinize hakim olamadınız, rakibiniz yere düşmesine rağmen buna ağız burun dalmaya devam ettiniz. Diskalifiye falan yok. Kırbaç cezası yersiniz. Haydi şimdi de vurun da görelim. Öte yandan her karşılaşma için de yine bir hakem belirleniyor.

Her Şey Eskisi Gibi

Aklınıza hemen kafası kopan, bacağı çıkan, kulağı düşen insanlar gelmesin. Çok ilginçtir, nadiren kan dökülüyormuş bu dövüşler esnasında. Daha da garibi şu ki, dövüş başlamadan önce rakipler birbirine sarılıyormuş. Bittikten sonra ise yine birbirlerine sarılıp eskisi gibi tüm meseleyi halletmiş olarak ayrılıyorlarmış. İçinizden “e ulan madem böyle yapacaksınız hiç dövüşmeyip de sarılsanız ya” dediğinizi duyar gibiyim. Ama sadece gibiyim çünkü bunu içinizden dediniz. Hoş dıştan söyleseniz de çok duyamam herhalde. Cidden iyi değilim en iyisi yazıyı bitireyim. Sonra da bahçeyi çapalayayım ot basmış hep. Neyse bu arada Peru, vizesiz gidip 90 gün kalabileceğimiz bir ülke imiş. Şimdilik bu kadar. Başka başka yazılarda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın..

 

Ölüler Günü Festivali

 

 

Yorumlar

Cevap bırakın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Yükleniyor…

    0

    Yorumlar

    0 yorum

    Dünyayı gezerek seyahat eden

    Dünyayı Gezerek Seyahat Eden Seyyahlar Ve Kaşifler

    Balın faydaları

    Balın Faydaları Nelerdir?