içinde

Sigmund Freud: Psikanalizmin Babası

sigmund freud: psikanalizmin babası

Sigmund Freud, psikoloji bilimi içerisinde apayrı bir yere sahip olan ve araştırmalarıyla dünyada nam salmış büyük bir bilim insanı… Pedogojik formasyon aldığım dönemde gördüğümüz eğitim psikolojisi dersinde adını özellikle duyduğum bir kişi. Bu nedenle hayatını şöyle bir araştırıp yazmak istedim.

Sigmund Freud Kimdir?

Efendim yine klasik ifadelerimle başlayayım. “Tik takları” insan ruhunun iniltilerinden olan tarih saatinin kadranları 6 Mayıs 1956’yı gösterdiğinde günümüz Çekya sınırlarında doğdu. Babası orta halli diye tabir edilebilecek Yahudi bir yün tüccarıydı. Annesi ise babasının üçüncü eşiydi ve küçük Sigmund dışında iki tane de üvey kardeşi vardı. Maddi durumları iyi değildi. Tek odalı bir evde üstelik üvey kardeşlerin de varlığının olması, karmaşık bir durum ortaya çıkarıyordu. Üstelik kendisi iki yaşındayken annesi bir bebek daha yapmış ancak bu bebek fazla yaşamamıştı. Yani daha küçük yaşta ölüm ile aynı odayı paylaşmıştı Sigmund Freud. Maddi durum iyice kötüleşince annesi ile bilikte Viyana’ya taşındılar.

Benim Altın Sihrim…

…Diye severdi annesi onu. Zira onun doğumunda bulunan bir kadın, bu çocuğun ileride çok büyük bir insan olacağını söylemişti. Diğer iki üvey kardeş kendisinden yaşça oldukça büyüklerdi. Babası ise zaten annesinden 20 yaş kadar büyüktü. Bunları anlatıyorum çünkü tüm bunlar Sigmund Freud’ün kişiliğini etkileyen önemli karmaşık durumlardır. Bu arada aile de hızlı bir şekilde büyüdü ve Sigmund henüz 10 yaşındayken 5 tane kız kardeşe sahip oldu.

Özel Çocuk

Artık ebesinin doğumunda söylediklerinden midir yoksa tek erkek kardeş olduğundan mıdır bilinmez Sigmund özel ilgi gören çocuktu. Hani ailenin harika çocuğu derler ya, öyleydi işte. Öte yandan Freud, öylesine azimli bir şekilde çalışııyordu ki; okuldaki en yüksek notları almasının yanı sıra 12 yaşına geldiğinde 6 tane yabancı dil konuşabilecek düzeye erişmişti.

Rüyalar…

Sigmund, çalışmaya kendisini adamıştı adeta. Ders çalışmaya bir tık daha fazla vakit ayırabilmek için yemeklerini odasında yiyordu. Bu konuda vakit kazanabilmek için tüm yollara da başvuruyordu. Daha küçük yaşlarda farklı bir hobi de edindi. Gördüğü rüyaları bir deftere yazmaya ve kayıt altına almaya başlamıştı. İnsanın bilinçaltı dünyasına duyduğu merak, daha çok küçük yaşlarda alevlenmişti.

Doktor Sigmund Freud!

Ünlem koydum çünkü burada bir tepki var ufaktan. Freud, o dönemde Avrupa’da revaçta olan Yahudi düşmanlığından nasibini alıyordu. 1873’te Viyana Üniversitesi’nin tıp bölümüne girdi. Su yılanlarının cinsel hayatlarına ve balıkların sinir sistemlerine dair ayrıntılı araştırmalar yaptı ama… Her ne kadar araştırmacı bir bilim insanı olmak istese de Yahudilere ayrılan kontenjan gereği dışarıda kaldı. O da mecburen doktor olarak hayatını idame ettirmeyi seçti. Eee geçim sıkıntısı…

Eyyyyyy Aşk…

Henüz 25 yaşındaydı Sigmund. Martha’yla tanıştılar ama Sigmund kadınlar konusunda tecrübesizdi. Ayrıca Victoria döneminin esintileri devam ediyordu ki öyle bir kadına açılmanın kolay olmadığı dönemler bunlar… Aşırı utangaçtı Sigmund ama Martha da onun hayatının aşkıydı. 4 yıl nişanlı kaldılar ve bu süreçte Sigmund başka hiçbir kadına dönüp şöyle bir bakmadı. Martha’yı bile 6 kere görebildi zira Martha Almanya’da ikamet ediyordu annesiyle. Mektup yazıyordu sürekli ki 900’den fazla aşk mektubu yazdı bu sürede “En değerli hazinem” dediği Martha’ya…

Cin-Sel-Lik

Cinsellik… Sigmund, acilen evlenmeliydi. Zira nişanlılık dönemi uzun sürmüştü. Evlenmek için de para lazımdı. O dönemdeki doktorların pek yönelmediği bir alana yöneldi. Bu, hayatının dönüm noktası oldu. Bu sırada yaptığı deneylerde kokaini buldu. Ancak onun yıkıcı etkisini bilmediğinden sıklıkla kullandı ve nişanlısı dahil olmak üzere arkadaşlarına da tavsiye etti. 30 yaşında evlendiler Martha ile. Histeri krizi geçiren hastaları hipnoz yöntemiyle tedavi etmeye çalışıyordu. Daha sonra konuşarak tedavi etme yöntemine yöneldi. Bu sırada cinsellik problemlerinin temel oluşturduğu görüşünü benimsedi.

40 yaşındayken cinsel anlamda tecrübesiz birisiyken bile cinselliği yalnızca akademik bir çalışma alanı olarak gördü. Bir gün bir hastası onu öpmek istediğinde psikoloji alanında devrim olacak bir kavramı keşfetti: Yöneltme… Hastalar, ebeveynlerine olan cinsel güdülerini çekincelerinden dolayı başkalarına yönlendiriyordu.

İnsan Özgürce Sevişebilmeli!

Freud’a göre cinsellik ve seks, insan sağlığını doğrudan etkileyen en önemli nedenlerden birisiydi. Mesela bir erkeğin hasta olmaması için prezervatif kullanmadan ve hiçbir engel olmadan sevişebilmesi gerektiğini savunuyordu. Ona göre partnerler sağlıklı olmak istiyorsa prezervatif kullanmayacak, ilişkiyi yarıda kesip geri çekilmeyecek ve mastürbasyon yapmayacaktı. Takdir edersiniz ki günümüzden 125 sene öncesi için bu açıklamalar çok büyük yankı yaptı. Ancak başka br şey daha yaptı ki bu daha büyük yankı uyandırdı: Kendi kendisini analiz etti. Onun kendi iç dünyasına yolculuğu, bilim camiasında bir ilk oldu. Ancak Freud, kendi bilinçaltında hiç de iyi şeyler görmedi. Küçük yaşlardayken kardeşinin ölmesini istediğini de fark etti, ensest ilişki merakını da… Bu onda derin bir buhran doğurdu ve kendi deyimiyle bir pislik yığını olduğunu fark etti. Bu analiz 4 yıl sürdü. Bazı sıkıntılarını tedavi edebildi.

Tuhaf Takıntılar

Freud, hiç şüphesiz çok büyük bir bilim insanıydı. Ancak tuhaf denebilecek takıntıları da vardı. Mesela yolculuk etmekten hoşlanmaz hatta korkardı. Bazen arkadaşlarının yanında bayıldığı oldu. Bir diğer meselesi sigara ve puroya olan aşırı düşkünlüğüydü. Bu tutkusu nedeniyle kendisine çene kanseri teşhisi kondu ve ölümüne kadar onlarca kez ameliyat geçirdi.

İşgal-Kaçış-Ölüm ve Sigmund Freud

II. Dünya Savaşı sırasında Sigmund Freud müthiş bir baskıya ve sansüre uğradı. Kitapları tooplatıldı ve yok edildi. O da çareyi 1938 yılında kızıyla beraber İngiltere’ye kaçmakta buldu. Ancak burada da 1 sene kadar yaşayabildi. Sigmund Freud, 23 Eylül 1939 tarihinde hayata gözlerini yumdu…

Onunla ilgili anlatılacak çok şey var o nedenle kendisinden başka yazılarda da bahsedeceğim. Şimdilik hoşça kalın…

 

Naim Süleymanoğlu: Cep Herkülü Öyküsüdür

Yorumlar

Cevap bırakın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Yükleniyor…

    0

    Yorumlar

    0 yorum

    İstanbul sözleşmesi

    İstanbul Sözleşmesi Nedir?

    cilt bakımı hataları

    Cilt Bakımı Hataları