in

Seyahatler Çekiyor İçim

seyahatler çekiyor içim

Sait Faik’in dediği gibi; “Seyahatler çekiyor içim…”

Evet, bu aralar seyahatler çekiyor içim. Evin her köşesini ezberledim. Mesela balkonumun boyasındaki çatlak sayısını dahi ezbere biliyorum artık. Bu karantina herkeste farklı etki yarattı kimisi sosyal medyada “challenge”lara düştü, kimisi oyunlara, kimisi dizilere, filmlere… Ben ise kendimce yapılabilecek pek çok “challenge”ı yaptım, oynamadığım oyun, izlemediğim dizi-film kalmadı neredeyse… Öyle ki Netflix’te izlenebilitesi olan olmayan tüm yapımları sahne sahne ezberledim…

SEYAHATLER ÇEKİYOR İÇİM

Evet, seyahatler çekiyor içim, hem de hiç olmadığı kadar… Artık gidişlerim tam gidiş, kaçışlarım tam kaçış olsun istiyorum. Bir yanım Kızılay bir yanım Bahçeli olsun istiyorum. Tunalı’da deliler gibi içip, Bahçeli’de kahveyle ayılmak istiyorum.  Bazen İstanbul aksın istiyorum kanım, bazen matruşkalar uyandırsın beni Rusya’da yüz yıllık uykularımdan… Doğaya geri dönmek istiyorum, bazen ufak bir çantaya doldurayım hayallerimi, bulutlarla göndereyim umutlarımı diyorum mesela…

Evet, bu aralar seyahatler çekiyor içim. Eyfel’in dibinde uyanmak istiyorum, biblo olduğunu bile bile… Sonra Times Meydanı’nda kaybolmak istiyorum, yalnız kalabalıkların içinde. Roma’ya kanatlanıp alelacele koşarken hayatı sımsıkı yakasından tutmak için, Aşıklar Çeşmesi’ne düşesim var. Sahra’ya çıkasım var ıslak ıslak, yolları çamur yaparak…

Evet, bu zamanlarda seyahatler çekiyor içim… Bazen diyorum ki şu kuşlar ne kadar şanslı; istedikleri gibi gezip dolaşıyorlar. Kuş olasım geliyor sonra kah Ümit Burnu’na kadar kanat çırpıp yeni yerler göresim geliyor kah Amazonlar’dan süzülesim. Sonra leylekler gibi umudu taşıyasım geliyor Anadolu’da bir gecekondunun damına yuva yapmaya hazırlanırken…

Velhasıl seyahatler çekiyor içim… Bazen Van’da bir kahvaltı salonunda açıyorum gözlerimi; otlu peynir kokusu buram buram. Sonra Kars’tayım Çıldır gölünün üstünde dolaşıyorum; buzun kırılıp içine düşme ihtimalime, yüzmeyi tam bilmeyişime rağmen… Hatta bir uyanıyorum ki Ağrı Dağı karşımda; İshak Paşa Sarayı’ndan dağa doğru kanat çırpan kardeşlerimi izliyorum. Birden gözüme ilişiyor Odysseus’un koca tahta atı; Truva’nın surlarını aşmak için kullandığı dahilik eseri; Çanakkale’deyim…

Sonra bir koşu ölürüm belki ama henüz karar vermedim nerede öleceğime. Daha yaşamam gereken çok şey var. Yol henüz bitmedi, ben bitti demedim henüz!…

Evden sevgiler…

21 Mayıs 2020

ÖZGÜR TEMİZ 

Özgür Temiz’in seyahatler çekiyor içim yazısında bahsi geçen Roma ile ilgili yazı dizimizi okumak isterseniz aşağıdaki link tam size göre.

Aşıklar Şehri Roma Efsanesi

10 Comments

Leave a Reply

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Korona virüs artık daha az hasta edecek

    Korona Virüs Artık Daha Az Hasta Edecek!

    rüyada kedi görmek

    Rüyada Kedi Görmek Ne Anlama Gelir?