içinde

BayıldımBayıldım

Şarlo: Bir Yeteneğin Hayatı

sarlo

Şarlo adıyla tanıdığımız, sinema hayatına damgasını vurmuş Charlie Chaplin üstadın hayatını anlattığımız yazımıza hepiniz hoş geldiniz. Bakalım bu eşsiz yetenek hayatında hangi evrelerden geçmiş.

Şarlo

Tarih saatinin akrebinin 1889, yelkovanının 16 Nisan gününü gösterdiğinde İngiltere’nin Londra şehrinde dünyaya gözlerini açtı Şarlo. Asıl adı Charles Spancer Chaplin olup sanatkâr bir aileye mensup imiş. Hani sanatçı yeteneğini ailesinden almış dersek abes olmaz yani. Gelgelelim kendisi henüz bir yaşına bastığı dönemlerde kader ilk darbesini vurmuş ve annesi ile babası boşanmış. Küçük Charles da üvey kardeşi ile birlikte annesinin yanında kalmış tabi.

Zor Yıllar

Dediğim daha doğrusu yazdığım gibi, henüz neyin ne olduğunu bilemeyecek yaşta iken bile zor dönemler geçirmeye başlamış bir çocuk Şarlo. Annesi Hannah ile birlikte tiyatro sahnelerine çıktığında henüz 5 yaşında bir çocukmuş ve daha o günlerde müthiş bir yetenek olduğu anlaşılmış. Ancak kader bir daha devreye girmiş ve anne Hannah 1894 yılına gelindiğinde geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle sesini kaybetmiş. Bu, müzikal yaptıkları yıllarda karşılarına adeta duvar ören bir durumdur malumunuz. İş yapamaz duruma gelmeye başlamışlar ve fakirlik sirenleri artık hayatlarının bir parçası olmuş. Kaderin sıkıntısı biter mi cancağızım? Anne rahatsızlığı yüzünden kliniğe yatınca üvey ağebeyi ile babasının yanına dönen küçük Charles (babasının adı da Charles), dert çekmeye devam etmiş efendim. Zira baba alkolik, çocuklarına sahip çıkmayan bir şahısmış. Yani pek baba sevgisi görmemiş desek yeridir. Öte yandan baba Charles 1901 yılına gelindiğinde aşırı alkol tüketimi nedeniyle henüz 37 yaşındayken hayata gözlerini yummuş. E anne klinikte baba sizlere ömür… Gerisini siz düşünün demeyeceğim çünkü onu dersem bu yazıyı yazmama gerek kalmaz. Gerisini ben yazacağım işte. Neyse devam edelim… Bu arada anne zaman zaman kliniğe tekrar yatınca Charles ve üvey ağabeyi bazen sokakta bile yatmışlar. Hayatın izleri omuzlarına kazınmaya başladığında daha çocuktu anlayacağınız. Ama yetenekli bir çocuk…

Sahnelerde Bir Çocuk

Charlie Chaplin, yukarıda da belirttiğim gibi daha çok küçük yaştayken bile sahne tozlarını attırmaya başlamış. 5 yaşında çıktığı bu yolun esaslı bir yolcusu olacağının sinyalini verdiğinde 9 yaşındaymış. O yaşta Eight Lancashire Lads adlı ekibe katılmış ve kendisini ispat etmiş doğrusu. 14 yaşına geldiğinde ise Jim: A Romance of Cockayne adlı yapıma katılmışsa da oyun ilgi çekmemiş. Ancak alazlanmış yetenek dur-durak bilmemiş ve Sherlock oyununda daha sonra gözünden vuracağı turnayı radarına almış. Sherlock oyunu ile İngiltere’de ülke çapında oradan oraya turnelere koşturmuş.

Amerika Yolu

Yukarıda Şarlo’nun bir üvey ağebeyinin olduğunu söylemiştik. Daha doğrusu yazmıştık. Ağabeyinin adı Sydney olup o da ailenin diğer üyeleri gibi sanatçı bir kişiliğe sahipmiş. Kardeşiyle birlikte sahnelere çıkmış hatta kardeşi için aracı bile olmuş oyunlara girebilmesi için. Kardeşliğin hakkını vermiş anlayacağınız. Efendim işte ağabey Sydney, o dönemin ünlü kumpanyalarından olan Fred Karno’ya katılınca kardeşini de yanına almış ve birlikte 1910 yılında kumpanyanın adeta göz bebeği olmuşlar. Öte yandan Amerika topraklarında turnelere başlamışlar. İşte bu kumpanya Charlie’nin hayatının mihenk taşı olmuş. Tam iki sene Amerika’da oradan oraya sahnelerde fırtına gibi esmişler. Charlie, aslanın ağzına aldığı ekmeği Amerika’ya sakladığını görmüş olacak ki İngiltere’ye döndükten bir kaç ay sonra tekrar Amerika’ya dönme kararı almış. 1913 senesinde ise Keystone Studios’tan dönemin en sağlam (öyle böyle değil hem de) oyuncu ve senaristlerinden Mack Sennet ile tanışınca sinemaya adım atmış.

Sinema Yılları

Şarlo, 1914 yılına gelindiğinde artık kameralar karşısındadır ancak Matt Sennet ona karşı birazcık temkinlidir. Çünkü yetenekle donatılmış vücudunu sık sık doğaçlama uğruna kullanabileceği her şekilde kullanıyormuş. Ancak bunda epey başarılı olmuş olacak ki bu durum yükselişini hızlandırmış ve bir yılda tam 35 filmde rol alacak kadar ustalaşmış. Onun ustalığı, canlandırdığı karakterde birleşmesini sağladığı pek çok tezat ahvalden kaynaklı diyebiliriz. Zira kocaman ayakkabılarına zıt dar ceketi, insanları güldüren havasına tezat oluşturan yüzündeki hüzün mimikleri seyirciyi mest etmiş. Akıllarda “şu adam hüzünlense de bi gülsek” şeklinde bir arzu uyandırmış.

Politik Mesajlar

Şarlo, çektiği komedi filmlerinde kendisine gelebilecek tepkileri umursamadan çalışıyordu. Altına Hücum filminde o meşhur ayakkabı yeme sahnesiyle yoksulluğa ve insanların yaşadığı zor şartlara dikkatleri çekmesinin yanısıra 1942 yılında çektiği Büyük Diktatör filmiyle tarihin en zalim diktatörlerinden olan Hitler’e odaklanması insanlar arasında popülaritesini müthiş derecede arttırmıştı. Ancak yaşadığı Amerika da bu iğnelemelerden nasibini alacaktı. Zaten politik çevreler tarafından adeta açık vermesi bekleniyordu. Dünyanın Amerika’dan ibaret olmadığı yönünde çalışmalara girişince bahsini ettiğim politik çevreler tüm güçleriyle saldırmaya başladılar ve Charlie aleyhinde kampanyalar yapmaya başladılar.

Baskı Hatsafhada

Öte yandan Cahrlie Chaplin’in yaşantısı hakkında karalama kampanyası yapanlar için pek çok malzemeyle doluydu. Yıllardır Amerika’da yaşıyor olmasına rağmen henüz vatandaşlık almaması, güzel kadınlara düşkünlüğü üzerine dört evlilik yapmış olması, üstelik son karısının kendisinden 36 yaş gibi büyük bir yaş farkıyla küçük olması, büyük bir vergi borcunun olması gibi durumlar onu itibarsızlaştırmak için ideal malzemelerdi. Bu operasyon sonuç verdi ve Chaplin, 1952 yılında ülkeyi terk etti. Ancak yine de durmadı ve geri dönüş hakkını elinin tersiyle iterek Amerikan aleyhtarı yapımlara atıldı. Fakat yıllar sonra çok garp bir olay oldu. 1966 yılında çektiği ve Marlon Brando gibi usta bir oyuncunun da yer aldığı son filmi büyük ses getirdi ve 1972 yılında istenmeyen adam olarak ilan edildiği Amerika’da bu sefer Oscar ödülüne layık görüldü. Daha önce Sahne Işıkları ve Şehrin Işıkları filmleriyle bu ödülü zaten almış olsa da bu sefer başkaydı her şey. Dakikalarca coşkuyla ayakta alkışlandığı bu sefer, ona itibarının iade edildiği bir törendi.

Ölümü

Melon şapkasıyla, bastonuyla, sinemaya kattığı sayısız güzellikle gönüllerde taht kurmuştu Şarlo. Hakkında rivayetler bile uydurulur olmuştu 1975 yılında sir unvanı bile almıştı. 25 Aralık 1977 tarihinde vefat etti. Ancak cenazesi fidyeciler tarafından mezarından çalındı. Olaydın aylar sonra failler yakalandı ve cenaze yeniden defnedildi. Bu yazı vasıtasıyla onu hatırlayan bizlerin yüzünde hatırladıkça tebessüm uyandıran efsaneyi sevgi ve saygıyla yad ediyoruz.

 

Oturma Pozisyonu İlişki Hakkında Ne Diyor?

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Geçen sene öğrencilerime videolarını izlettim. Hayatlarında ilk defa izlemişlerdi. Çocuklara izletilmesi gereken bir yetenek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

kripto-para-nedir

Kripto Para Nedir?

bilinen 10 faydası ile fıstık ezmesi

Bilinen 10 Faydası İle Fıstık Ezmesi