Hayata DairTarih

Şapka ile İmtihanımız

            Her ne kadar birey olarak hayatımızı yaşıyor olsak da özellikle tepkisellik ve itiraz anlamında ancak toplumsal konular üzerinden sesimizi yükseltebilmekteyiz. Üstelik bu durum, derin bir nefes alıp düşünüldüğü taktirde aslında alışkanlıklarımız ve kırmızı çizgilerimiz anlamında trajikomik bir süreğensizliğimiz olduğunu bizlere gösterebilmektedir. Yani bu anlamıyla yazımız bir şapka kanunları kronolojisi vermekten ziyade kişinin kendi özelinde sürekliliklerinin durum değerlendirmesine vesile olması çabası gütmektedir. Bunun yanı sıra, doğal olarak, tarihi bilgiler de cabası olacaktır.  Bu düzlemde süreksizliğin tarihimizdeki en şeffaf ve kolay görülebilir pratiklerinden ikisi olan II. Mahmut dönemi fes kanunu ve Mustafa Kemal dönemi şapka kanunları açıklayacağız. Bu güzel yazısı için Süleyman Kayğaz’a teşekkür ederiz.

Osmanlı’da Reform 

            Osmanlı toplumu milletler sisteminde neredeyse her toplumun farklılıklarını ortaya koyan ve hatta bunu teşvik eden bir giyinme sistemi vardı. Kumaş çeşidinden rengine ve şekline kadar herkesin ne giyeceği belliydi. Öte yandan bu durum, kavuk ve sarık için de geçerliydi. Hem devletin halkı düzene alması hem de toplumsal kompartmanlaşma anlamında bu sistem idame ettiriliyordu. Öte yandan duraklama ve çöküş dönemi ile neredeyse her konuda reform yapma istenci ortaya çıkmış ve bunlar pratize edilmeye çalışılmakta idi.

            Reformcu padişahların en başlarında gelen II. Mahmut, aklındaki reformların engelleyicisi konumundaki yeniçeri ocağını 1826 tarihli Vaka-i Hayriye ile kaldırdıktan sonra 1829 yılındaki fes kanunu çıkardı. Öte yandan bu kanun sayesinde toplumda her ne kadar derli toplu güç odağı bulunmamakta olduğu düşünülse de halkın tepkisinin ne denli sert olabildiği de görülmüş oldu. Öyle ki padişah halkın gözünde kafir olarak addedilmiş ve lakabı gavur padişaha çıkmıştı. Yani sarığı çıkartıp fesi giymek büyük tepki görmüştü.

Şapka: Reformun Reformu

            Fes, her ne kadar başlarda gavurluk alameti olarak görülse de daha yüzyıl geçmeden benimsenmiş ve sürekliliğin bir alameti olarak görülmeye başlanmıştı. Öyle ki II. Abdülhamit’in 1903 tarihinde süvari ve topçulara kalpak giydirmeye çalışması fesin din-iman göstergesi olduğu düşüncesi ile tepki görmüştü. Sonrasında Enver Paşa’nın savaş zamanında özellikle çöl güneşine karşı kabalak diye bir başlığı önermesi de benzer nedenler ile tepki görmüştü. Ayrıca fesin ömrü henüz asrını tamamlama aşamasına gelmeden önce Cumhuriyet döneminin hemen başında, 1925 tarihli şapka kanunu ile bitecekti. Muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma isteğinin göstergelerinden birisinin şapka olduğu düşünülmüş ve bu yasa ile de giyilmesi zorunlu tutulmuştu. Öte yandan bir zamanların kefere adeti olarak görülen fes o kadar benimsenmişti ki kanunun ardından yurdun birçok yerinde tepkiler ve ayaklanmalar gerçekleşmiş ve istiklal mahkemelerine kadar giden süreçler yaşanmış oluyordu.

Şapka Sabite mi Alışkanlık mı?

            Başta da belirttiğimiz üzere alışkanlıklarımız konusundaki sürekliliğe olan inancımız o boyutlardadır ki fes ve şapka örneğinde görülebileceği üzere can verilip can alacak raddeye gelinebilmektedir. Halbuki yazımızdaki gibi kısacık bir tarihi bakış açısı nelerden vazgeçip neleri nasıl benimsediğimizi anlamak açısından yeterli olabilecektir. Sabitelerimiz olduğunu düşündüğümüz şeylerin ne denli kayganlık barındırdığını görmemiz ertesinde aydınlanmamızın ışığının ne denli şiddetli olacağını deneyimleyebiliriz.        

Su Geçirmez Kıyafetler İçin Bunlara Dikkat

İlgili Makaleler

14 Yorum

  1. İnsanların çoğu yeniliklere ilk dönemlerde hep karşı çıkmışlardır. Kalemine sağlık

  2. Bu ülkeye gelmiş en büyük devrimlerden biridir
    O yüzden Atatürk e tekrar minnettarız. Cübbeyi fesih yasakladığı için

  3. O zamanlarda ki yeniliklere ilk başlarda hep karşı çıkıyorlar demek ki. Paylaşım için teşekkürler

  4. toplumsal alışkanlıklar değil de bireysel alışkanlıklara göre hareket edebilmek gerekir her zaman düşüncesindeyim. :) ben pek yönlendirilmeyi, işime gelmeyeni de yapmayı sevmeyen biri olduğumdan dolayı :p

  5. Acıkcası alışkanlıklarımı kolay bırakan biri değilim adaptasyon sorunum hep olur, içerigi okuduğumda cok güzel bir yazı olmus sapka reformu fazlasıyla ses getirmiş Bi reform ve cokta şık bence…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu