in

BayıldımBayıldım

Risk Nedir?

Risk Nedir?

Risk Nedir? Risk iletişimi kapsamında ortaya atılan yaklaşımlar nelerdir? Risk algılaması risk iletişimi için gerekli midir? Gönüllülük ile kabul edilen riskler, gönüllü olarak kabul edilmeyen risklere göre daha çok mu rağbet görür?

Risk Nedir?

‘’Zarara uğrama, riziko’’ olarak TDK’ de tanımlanmıştır. Günlük dilde ise; tehdit işaret eden anlamında kullanılır.

Giddens’a göre risk; ‘’ Gelecekteki olaylarla ilişki içinde ve aktif biçimde saptanmış tehlikeler’’dir.

Renn’ e göre risk; ‘’İnsanın gerçekleştirdiği eylemlerin ya da olayların sonuçlarının insanın değer atfettiği şeyleri etkileyebilmesi olasılı’’ dır.

Risk = Hasar derecesi * Olayın meydana gelme olasılığı

Risk = Tehlike * Maruz kalma

Risk Nedir? Risk İletişimi ve Risk İletişiminde Farklı Yaklaşımlar

İletişim Süreci Yaklaşımı

Geleneksel iletişim modeli addedilen Shannon ve Weaver ‘ın İletişim modelini temel alır. ‘’Gönderilen ve alınan mesaj aynı değildir.’’ sorunu üzerine odaklanır. Shannon ve Weaver gibi bu modelin de iletişim engeli olarak gördüğü kavram ‘gürültü’ dür. Gürültü; alınan ve verilen mesajın değişebileceği ya da farklı algılanması durumunu ortaya çıkarabileceği için iletişime engel olarak görülür.

Ussal Model Yaklaşımı

İnsanların görüngüleri nasıl anladığı ya da gördüğü noktasına odaklanır. Bilişsel psikoloji ve yapay zekâ araştırmalarına dayanak noktası olmakla birlikte; hedef kitlenin görüşünü almak için yöntemler geliştirmiştir. Dolayısıyla bu yöntemde  hedef kitle seçilerek işe başlanır. Kişilerin karşılaşılan riski nasıl gördüğü, risk hakkında ne düşündüğü, riski nasıl algıladığı ve riskten ne derece etkilendiği bilgisini almaya çalışır.

Kriz İletişimi Yaklaşımı

Risk iletişimi ile ilgilenen bireyler bu yaklaşıma göre hedef kitleyi harekete geçirebilmek için  ihtiyaç duyacağı her aracı ellerinde bulundurmalıdır. Örnek vermek gerekirse; bir sel felaketi gerçekleşmiş ve bu konu ile alakalı risk iletişimi ile ilgili bir şeyler yapılması gerekiyorsa; iletişimle ilgilenen bireyler mevcut kitlenin daha yüksek bir yere çıkması konusunda mesajlar tasarlamalıdırlar.

Yakınsama İletişimi Yaklaşımı

Everett Rogers ve Lawrence Kincaid tarafından geliştirilmiştir. İki yönlü bir iletişim ( diyalog) söz konusudur. İletişimin daha etkin kılınabilmesi için feedback ve yorumlama şarttır. Bu yaklaşım genellikle çatışmalı risk konusu mevcutsa risk iletişimi yapanlar tarafından iki tarafın ( hedef kitle ve kaynağın) oydaşma sağlaması için kullanılmaktadır.

Risk İletişiminde Diğer Yaklaşımlar

Üç Sorun Yaklaşımı

Katherine Rowan tarafından geliştirilmiştir. Bu modele göre risk iletişiminde aşılması gereken 3 zorluk mevcuttur. Bunlar; Bilgi, süreç ve iletişim becerileri sorunlarıdır. Risk iletişiminde bulunanların çabalarının olumlu yönde sonuç vermesi ve başarıyı yakalaması için bahsi geçen 3 zorluğun üstesinden gelinmesi gerekmektedir.

Bilgi sorunu ile baş edebilmel için; risk iletişimi yapanların teknik enformasyonu çeşitli biçimde sunmaları gerekir.

Süreç sorunu ile baş edebilmek için; hedef kitlenin risk iletişim sürecine dahil edilmesi gerekir.

İletişim becerileri noktasında karşılaşılan bir sorun ile baş edebilmek için ise risk iletişiminde bulunanların hedef kitle üyeleriyle görüşmesi gerekir. Bu görüşme; hedef kitleyi küçük gruplar halinde ayırarak ve muhtemel görüşme tasarlanılarak da gerçekleştirilebilir.

Sosyal Yapısalcı Yaklaşım

Craig Waddell tarafından geliştirilmiştir. Teknik enformasyon akışı, değerler, inançlar ve duygular üzerine odaklanır. Bilim çevresi ve hedef kitle/ paydaşlar tarafından girdi sağlandığını kabul eden bir yaklaşımdır. Böylelikle bilim çevreleri riskin nasıl değerlendirileceğini yaparken paydaşlar da risk değerlendirmesini yapıp iletişim sürecini etkileyebilen teknik bilgiye sahip olur.

Tehlike Artı Tehdit Algısı Yaklaşımı

Baruch Fischhoff tarafından geliştirilmiştir. Hedef kitlenin riski ile ilgili görüşü sadece eylemin tehlikesini yansıtmaz aynı zamanda eylem hakkında hissettiklerini (duygularını) de yansıtır. Riskin sadece tehlike algısına odaklanarak tehdit algısı görmezden gelinemez fikrine odaklanır. Bu nedenle hedef kitlelerin duygularını anlamaya çalışmak ve duygulara yönelik enformasyonun risk mesajında yer aldığından emin olmak gereklidir.

Ussal Gürültü Modeli

Vincent Covello tarafından geliştirilmiştir. ‘’İnsanlar kendilerini risk altında hissederlerse duyma ve enformasyon işleme yetileri azalır.’’ Fikrine odaklanır. Bu yaklaşımın savunucuları üçte fazla ana mesaj verilmemesini, mesajların sıklıkla tekrar edilmesini, sözsel ve yazılı iletişimin görsellerle desteklenerek kullanılmasını ve jargondan, teknik terimlerden, kısaltmalardan arındırılmasını önerir.

Sosyal Ağdan Etkilenme Modeli

İnsanlar bir riskle karşılaştıklarında tepki verebilmek için sosyal ağlardaki diğer kişilerin davranış ve tutumlarına uyumlanırlar. Sosyal ağların kendilerini kasıtlı olarak etkilemeleri gerekmez; değişim, beraber geçirilen zaman ve diğer alanlardaki benzer algılamaların sonucunda aşamalı olarak ortaya çıkabilir. Sosyal bağ ne kadar güçlüyse ve etkileşim ne kadar sık gerçekleşiyorsa riske verilecek tepkinin de o denli bu ağa bağlılık içinde olunur. Bu yüzden risk iletişiminde bulunanlar bireylerin ötesinde bu bireylerin içinde yer aldıkları sosyal ağları da dikkate almalıdır.

Riskin Sosyal Olarak Büyütülmesi Yaklaşımı

Roger ve Jean Kasperson tarafından ileriye taşınmış bir modeldir. Sosyal aktiviteler bir risk olayının sonuçlarını genellikle beklenmedik bir biçimde büyütür. Risk suya atılan taşın çıkardığı dalgalar gibi büyüyebilir. Bu bir sektörün damgalanması ile sonuçlanabilir. Özellikle haber medyası riskin sonuçlarını büyütür.

Sosyal Güven Yaklaşımı: Sosyal bilimler araştırmaları ile geliştirilmiş bir modeldir. Bu yaklaşıma göre; bir insanın kuruma olan güveni, bu kurumun; amaçları, motivasyonu ve kişinin değerleri ile olan ilişkisi ile ilgili eylemlerinin bir anlayışı üzerine inşa edilir. Yani gözlemlenen davranışlar sonucunda; kuruluşun riski yönetirken ki değerlerinin benim sahip olduğum değerlerle aynı olması halinde onlara riski uygun şekilde yönetmeleri konusunda güvenirim. Güven ne kadar yüksek olursa risk beklentisi düşerek yarar beklentisi artar.

Risk Algılaması

Risk algılaması risk iletişimi için gerekli olup ayrıca önemli bir araştırma alanı olarak yüksek öneme sahiptir. Risk algılaması ile ilgili yapılan araştırmalar neticesinde riskler karşısında oluşturulan farkındalık içeren davranışlar, nesnel verilerin ve istatistiksel analizin önemini ortaya koyar. Riskin algılanması sosyal olarak yapılandırılmıştır. Bu nedenle bazı risklerden daha çok çekinilir ve korku duyulur. ”Gönüllülük ile kabul edilen riskler, gönüllü olarak kabul edilmeyen risklere göre daha çok mu rağbet görür?” sorusunu cevaplandırmak gerekirse; ” Evet”.

Örneğin; Motosiklet kullanmak; getireceği bütün tehlikelere karşın haberdar olup ama yaşayacağı hazza karşılık bütün riskleri kabul etmektir. Yalnız  herhangi bir nükleer santrallerin taşıdığı risk söz konusu ise bu zorla kabul ettirilir ve kişilerin gönüllü olup olmamasına bakılmaksızın zorla kabul ettirilir.

Çocukların risk altında olmaları gibi bir durum söz konusu ise halkın ya da hedef kitlelerin endişesi artar. Benzeri daha önce yaşanmış risklerle ilgili olarak endişe düzeyleri daha da yükselebilir. Riskler ve yararları herkese eşit olarak dağılıyorsa ve bir de açık bir yarar söz konusu ise o zamanda risk endişesi azalır.

Risk nedir? yazımdan sonra dilerseniz aşağıdaki linke tıklayarak sorumluluk duygusu ile ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.

Sorumluluk Duygusu İnsan Gelişiminde Ne Kadar Etkilidir?

12 Comments

Leave a Reply

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    akrep burcunun en etkin 10 özelliği

    Akrep Burcunun En Etkin 10 Özelliği

    sincaplar hakkında tüm bilgiler

    Sincaplar Hakkında Tüm Bilgiler