içinde

On Üçüncü Cuma: Kutsal Ateş

on üçüncü cuma kutsal ateş

On Üçüncü Cuma tabiri pek çok filme hatta günümüze kadar anlatılagelmiş efsanelere ve korku hikayelerine bile konu olmuş bir tabirdir aslında. Tamam da neyi anlatıyor 13. Cuma? Nereden gelmiş bu tabir? Tapınakçılarla ne ilgisi var? Gelin birlikte bakalım.

On Üçüncü Cuma Öncesinde…

Hatırlayınız, Tapınak Şövalyelerinin ilk iki serisinde nasıl doğduklarını, nasıl yükseldiklerini ve ne derece geniş hak ve hürriyetlere sahip olduklarını anlatmıştım. 13. Cuma’yı anlayabilmek için bu yükselişlerinin Avrupa’daki etkilerinden bahsetmek gerekir ki konu aklımızda iyice otursun. Şunu hatırlamakta fayda var; Tapınak Şövalyeleri, 1300’lü yıllara kadar kendi ticaret filolarına, kervanlara, hazinelere sahip olacak kadar büyümüştü. Koca Avrupa içerisinde devlet içinde devlet şekline bürünmüşlerdi dersem abartı olmaz. Üstelik halk tarafından da seviliyorlardı. Halk tarafından seviliyorlardı sevilmesine de peki ya yöneticiler? Onlar bu durumdan memnun muydular?

Kral Philippe’in Hoşnutsuzluğu

Kral Philippe, Champaigne topraklarını devralmıştı. Hatırlayın ne olur, Champaigne toprakları Tapınakçıların köklerini barındırıyordu. Haliyle Kral Philippe, hükmettiği topraklarda kim olursa olsun kendi otoritesini bir kenara atanları hoş karşılamadı. Hepsinden öte Kudüs ve çevresindeki kutsal topraklar Müslümanların hakimiyetine girmişti. Bu durum, Tapınakçıların itibarını zedeliyordu. Öte yandan artık onlara ihtiyaç yoktu. Fransa Kralı IV. Philippe (Güzel Philippe olarak da bilinir), merkezi otoritesini güçlendirmek için Tapınakçıları alt etmek zorundaydı. Kral, onların sarsılan itibarını iyice yıkmak için kollarını sıvadı ve haklarında eş cinsellik, Haç’a işemek, İsa’ya karşı gelmek, putperestlik iddialarını yaydı. Üstelik artık Papa V. Clemens de yanındaydı. Papa Clemens… Philippe’in çocukluk arkadaşı Clemens…

Bir Başka Neden

Kral IV. Philippe, Fransa tahtına oturduğunda ülke borç batağındaydı. Babası, başarısız askeri harekatlara adeta servet harcamıştı. Borç aldığı kişiler ise Tapınakçılardı. Fransa’nın Tpınakçılara dağlar kadar borcu vardı ve bundan bir an evvel kurtulmak gerekiyordu. IV. Philippe, Tapınakçıları ortadan kaldırabilirse bu borç yükünden kurtulacağı gibi onların servetine de erişebileceğini anlamıştı.

Lanetin Günü: 13. Cuma…

13 Ekim 1307… Fransa’da bulunan tüm Tapınakçı liderleri tutuklandı. Sorgulanmak üzere hapse atıldılar. Sorgulanan yüzlerce şövalye üzerlerine atılan suçları kabul etmek zorunda kalmıştı. Çünkü sorgular sırasında çok ağır şekilde işkence görmüşlerdi. Her şeyden öte, ne olursa olsun yargılamanın sonucu belliydi. İdam! Sorgulanan tapınakçılar diri diri yakılarak idam edildi. Bu, halkta bir dehşet duygusu uyandırdı.

Üstadı Yakın!

Philippe mutluydu ancak tatmin olmamıştı. 1312 yılında Tapınak Şövalyelerini resmen lağvettirdi. Tapınakçıların son üstadı Jaques de Moley ise aklanmak için çırpınıyor, papa ile görüşmeye çalışıyordu. Ancak çabaları sonuçsuz kaldı. 1314 yılında Tapınakçıların bilinen son üstatları Sen Nehri kıyısına getirildiler. Yargılamanın sonucu olarak suçlu bulundular ve yakılarak idam edilmelerine hükmedildi. Ancak öyle büyük bir ateşte değil. Ufak bir ateşte, saatlerce tutularak, ağır ağır pişirilerek yakıldılar. Külleri ise Sen Nehri’ne saçıldı. İnsanlar, hiç bir şekilde hürmet gösteremesin diye bir mezarlarının olmasına müsaade edilmedi.

Her Şeyden Öncesi: 12 Ekim 1307…

Yukarılarda bir yerlerde Tapınakçıların artık kendi gemi filolarının olduğunu ifade etmiştim. İşte 12 Ekim 1307 tarihinden bir rapor, yani büyük yargılamadan bir gün öncesine ait bir rapor, Tapınakçılara ait bir filonun La Rochelle limanına gelip fazla durmadan ayrıldığını ifade ediyor. Filonun ne taşıdığını ise kimse bilmiyor. Belki de ellerindeki en mahrem hazineleri kaçırdılar… Bunu bilemiyoruz henüz. Ancak şu bir gerçek ki Tapınak Şövalyeleri, tarihin en gizemli oluşumlarının başında geliyor. Faydalandığım kaynakta Tapınakçıların, bazı ritüeller konusunda bizim tarihimizi de etkileyen bir başka gizli örgüt olan Haşhaşiler ile etkileşim içerisinde olduğunu ifade ediyor. Nasıl mı? Onu da başka bir yazımda anlatacağım. Şimdilik hoşça kalın kıymetli takipçiler. Tapınak Şövalyeleri serisini burada noktalıyoruz. Başka yazılarda görüşmek dileğiyle…

 

Tapınakçılar: Kutsal Yükseliş

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Cidden bu yazı dizisini ilk bölümden bugune keyifle takip ettım.. Bu bölümü okudugumda hiç bişeyin ortaya cıkıs nedeninin bosu bosuna olmadıgı anlasılıyor.. Ve dili dini ne olursa olsun insanların yakılarak idam edilmesi cok üzücü fikir olarak düşünme bile etkiliyo cok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

kelebek hastalığı nedir

Kelebek Hastalığı Nedir?

akrep burcu seks

Akrep Burcu Seks Hayatı – Burçların Seks Hayatı