içinde

Öğretmenin Günü

ogretmenin gunu

Öğretmenin Günü adlı yazımın bu ilk paragrafında sizlere konu hakkında bilgi vermem gerekiyor en azından önceki yazılarda öyle yapıyordum. Ancak bu sefer bu şekilde yapmayacağım. Sizlerden tek ricam, lütfen sonuna kadar sabırla okuyunuz… Sabrınız için şimdiden teşekkür ediyorum.

Öğretmenin Günü

Geçen seneki “Öğretmenler Günü Kutlu Olsun “ başlıklı yazımda zaten 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tarihçesi hakkında ufaktan bilgi verdiğimden bu yazımda bu klişelerden biraz daha uzaklaşacağım. Dilerseniz linke tıklayarak onu da okuyabilirsiniz. Bu yazımda artık günümüze döneceğim. Malum tarih sadece geçmiş değildir. Tarih; insanın geçmişini, şimdiki halini ve geleceğini kuşatan bir atmosferdir.

2016 Şubat…

2015 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tarih bölümünü bitirdiğimde henüz 21 yaşındaydım. Mezun olduktan 8 ay kadar sonra Aksaray’da bir kolejde Tarih öğretmeni olarak iş bulmuştum. Heyecanım hat safhadaydı. 250 kadar öğrencim olacaktı. Korkuyordum. Ancak daha ilk günden alışmaya başlamıştım bu mesleğe. Bana haz veren müthiş bir his vardı. Ben, bir nesil yetiştiriyordum. Gün geçtikçe de öğrencilerime her konuda yardımcı olmaya çalışıyordum. Tatlı-sert havada işlediğim derslerde muhabbet etmeyi ihmal etmiyordum tabi. Onların yüreğine dokunabilmek adına her şeyi yapıyordum. Tabi şimdi burada tarihi yüzlerce öğrencinin hepsine birden sevdirdim diyerek yalan söyleyemem. Hatta çok çok az bir kısmına sevdirebilmiştim. Ama girdiğim her sınıfta gayet güzel ders işleyebiliyordum. Dersimi sevsin veya sevmesin hiçbir öğrencimi ayırmıyordum. Çalışan da vardı, dersi umursamayan da… Ama asla saygısızlık etmezdi hiçbiri….

Deli Dolu Bir Delikanlı

Can, lise 3 öğrencisiydi. Hani yukarıda dedim ya, ders çalışmazdı ama bana da saygısızlık etmezdi diye. İşte öyle bir çocuktu Can. Deli doluydu. Teneffüslerde gelir “yav bırak şimdi kağıt kürek işini gel muhabbet edelim hocam” derdi. Sağlam da muhabbet ederdi haaa… Gülmekten karnımız ağrırdı o derece. Bir gün yazılı sınav yaptığım sırada kopya çektiğini gördüm. Nefret ediyordum bu kopya meselesinden. Kağıdını alıp işaret koydum ve “beni çok üzdün Can” deyip çıktım sınıftan sınav sonunda. Peşimden geldi koşarak. “Hocam ne olur bi dinle” diye bir şeyler gevelemeye başladı. O gün nöbetçiydim ayrıca. Amacım epey süründürmekti. “Hocam dinle ne olur” diye kıvranıyordu karşımda o iri cüssesiyle. Diğer öğretmenler ise “hocam Can bize selam bile vermez sizin dibinizden ayrılmıyor” diyordu gelip geçerken. En sonunda “Kağıdını işaretledim Can telafisi yok” dedim. “Yav başlatma şimdi kağıttan istersen bırak komple ama benden yüz çevirme ben seni abim gibi seviyorum” dedi. O an yemin ederim ağlamamak için zor tuttum kendimi. Elimi öptü sarıldı “barıştık mı” dedi. “Barıştık ulan hayvan herif barıştık” dedim gülerek…

2017 Haziran…

4 buçuk ay kadar çalıştım o kolejde. Daha sonra ayrıldım yüksek lisans yapmak için üniversitelere başvuru yapıyordum. 2017 yılının Haziran ayında kolejden bir öğrencimin mesajı geldi: “Hocam hayırlı akşamlar nasılsınız?” “İyiyim dostum sen nasılsın?” diye cevapladım. Görev yaptığım sırada lise bir öğrencisiydi mesajı atan. “Hocam Can vefat etmiş duydunuz mu” dedi. O dönemde biraz sıkıntılı bir süreç geçiriyordum işsizlikten dolayı. İlk önce hatırlayamadım. Fotoğrafını gönderdi. Tekrar baktım, tekrar ve tekrar… İnanmak istemiyordum. O deli dolu Can’ın öldüğünü söylüyorlardı. Arkadaşları birer birer haberi paylaşmaya başladılar. Can, o hayat dolu, konuşunca insanları gülmekten kırıp geçiren delikanlı intihar etmişti. Konuşamıyordum, düşünemiyordum. Çok fazla arkadaşımın cenazesini görmüştüm ama bu başkaydı.

Bir Cenaze…

Bazen Can ve bir kaç tane arkadaşı ben teneffüste bir sandalyede otururken sandalyeyle beraber beni kaldırır taşırlardı. O günler geldi aklıma evladımın tabutunu omuzlayınca. Kalabalıktı epey ama ben kimseyi duymuyordum. Kabrin başına geldik. Naaşını tabutundan çıkardık. Can’ın naaşı ellerimin altındaydı. Kabre indirdik yavaşça. Dua mırıldanışları ağlamalara, hıçkırıklara karışıyordu. Uyurken üstünü örtüyormuşçasına incitmeden toprak atıp çekildim kenara. Birkaç öğrencim geldi yanıma. “Hocam epeydir arayıp soramadık affedin ne olur üstümüzde emeğiniz büyük” dediler. “Siz yaşayın oğlum gerisi mühim değil” dedim ve hıçkırarak ağlamaya başladım. Mezarlıktan ayrılırken kaç kez ardıma dönüp baktım bilmiyorum. Sanki köşeden bir yerden çıkıp muzırlık yapacak gibi hissediyordum. Can gelmedi…

Öğretmenlik

Hep anlatırlardı öğretmenliği. Ama gördüm ki yaşanmadan anlaşılacak iş değil. Bir fert, bir nesil, bir vatan yetiştirmenin gururu bambaşka bir his… İşte bu yüzden öğretmenin yalnızca bir günü yoktur. Öğretmenin yarını vardır. Ve onun yarını, tüm ülkenin yarınıdır. İşte bu hislerle ebedi Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, teröre kurban verdiğimiz Aybüke, Fırat ve Necmettin öğretmenlerimiz başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyorum…

 

Kemal Sunal Öyküsü

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Annelere ve öğretmenlere başka türlü bi saygı duymak gerekiyor bence .. Herkese duyduğumuzdan bir milyon kat fazla falan .. Düşünsenize hayatının ilk yıllarını sizinle geçiren , karakterinin temellerini attığınız evladınızı .. küçük avuçlarına ruhunu bırakarak öğretmenine emanet ediyorsunuz .. Bu hayatta sahip olabileceğiniz yegane sanat eserinizde kimselerin yaptıklarını beğenmezken , işçiliğinize ortak ediyorsunuz o öğretmeni ..
    Öğrenciniz için müthiş üzüldüm .. Keşke zamanı geriye alıp o genç adamın hayatını kendisi için daha yaşanılabilir kılabilsem ..
    Gününüz kutlu olsun .. Daha iyi şartlarda , gönlünüzden geçen o başarılı ,merhametli ve özverili nesilleri yetiştirmeniz dileğiyle ..

  2. daha öğretmenlik mesleğim başında olmama rağmen bu süre içinde harika çocuklarla tanıştım. öğretmenlerinin ağzından çıkacak tek bir kelimeye sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler tanıdım. ve bu süreçte tekrar öğrendim ki öğretmenlik sadece ders anlatmak ve bunun için başarı sağlamak değil.
    hayatıma giren öğretmenlerin bana öğrettiği öğretmenlikle yoluma devam ediyorum. iyi ki bana öğretmenliğin sadace 40 dklık dersle sınırlı olmalıdığını öğrettiler. iyi ki benim öğretmenim oldular.
    haytıma giren bütün öğretmenlerin ve bütün meslektaşlarımın öğretmenler günü kutlu olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Altın post Efsanesi

Altın Post Efsanesi

mediciler

Mediciler: Rönesans Ailesi