in

Nazım Hikmet: Aşka Aşık Bir Adam

nazım hikmet: aşka aşık bir adam

Nazım Hikmet hiç şüphesiz edebiyatımızın mihenk taşlarından bir tanesi olup özel hayatını da edebiyatına nakıl nakış işlemiştir. Arkadaşımız Duygu SAYDAM, Nazım Hikmet: Aşka Aşık Bir Adam yazısıyla karşımızda. Biz de kendisine teşekkür ediyoruz.

Nazım Hikmet Ran…

Vatanına hasret bir yaşam. Komünist, gözü kara dava adamı, romantik, büyük şair ve yazar… Ama vazgeçemediği en büyük aşkı kadınlar.

Aşka aşık bir şair. Büyük aşklarıyla herkese aşkı doyasıya yaşatmış, şiirlerinde ki dizelerinde içimize işletmiş bir adam. Ama herkesin kafasında aynı soru. Kime aşıktı bu adam. Celile’si, Nüzhet’i, Piraye’si, Münevver’i, Galina’sı ve son eşi Vera’sıyla hem Nazım Hikmet’in hayatına hem de bizim aşklarımıza yön veren bu hikayelere gelin biraz yakından bakalım.

Ressam bir anne Celile Hanım

Nazım Hikmet’in annesi Celile Hanım 1880’de Selanik’te dünyaya gelir. Evde özel öğretimle eğitim gören Celile dönemin saray ressamlarından özel dersler alır. 20 yaşında Şair Nazım Paşanın oğlu Hikmet Beyle evlenir ve 1902 yılında Nazım Hikmeti dünyaya getirir.

Celile Hanım’ın dillere destan bir güzelliği vardır. Oğlu Nazım Hikmet’e ders vermesi için evlerine gelen Yahya Kemal de bu güzelliğine vurulur. Celile Hanım daha ayrılık aşamasındayken Yahya Kemal ile çok büyük bir aşk yaşar. Nazım daha 16 yaşındayken Celile Hanım şiddetli geçimsizlik nedeniyle 1917 yılında eşinden ayrılır. Ancak Nazım’ın annesinin hocasıyla ilişkisine karşı çıkması ve Yahya Kemal’in evliliğe yanaşmaması üzerine Celile Hanım yurtdışına gider. Bu durum Nazım’ı derinden etkiler ve olanlardan hocasını sorumlu tutar. Aşka ilk meydan okuyuşu hocasının cebine bıraktığı notla başlar.

– “Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremeyeceksiniz.”

Nazım’ın İlk Aşkı Nüzhet

Nazım ile Nüzhet çocukluk aşkıdırlar. 1921 yılında ikisi de üniversitedeyken ani bir şekilde evlenirler. Nüzhetin ailesi bu evliliğe çok karşıdır. Aşkla başlayan evlilikleri çokta uzun süremez. Evliliklerinin 2.yılında hastalanan Nüzhet İstanbul’a döner ve ailesinin baskıları sonucu Nazım’dan ayrılır. Bu terk edilişin ardından Nazım Nüzhet’i uzun süre aklından çıkaramaz.

Kızıl Saçlı Kadın Piraye

Kızıl saçlı, varlıklı bir aileye mensup, kocasından ayrılmış, bir erkek ve bir kız çocuğu sahibi dul bir kadındır. Aynı zamanda Nazım’ın kız kardeşi Samiye’nin yakın arkadaşıdır. Kardeşiyle Piraye arasındaki ilişki sayesinde tanışıp âşık olurlar birbirlerine. Aynı tarihlerde Nazım’ın uzun hapis yılları nedeniyle araya ayrılıklar girer. Yaşanılan bu ayrılık aşklarını da perçinler. Nazım Türk edebiyatının en güzel aşk şiirlerini bu “kızıl saçlı kadın” için yazar.

1935 yılında af çıkar ve Nazım Piraye’sine sonunda kavuşur. Hapisten çıkar çıkmaz ilk iş evlenirler. Ancak bu evlilik de birçok zorunlu ayrılık yılları nedeniyle kesintilere uğrar. Nazım 1938-1948 yılları arasında yeniden hapse girer. Umutsuzluğa kapıldığı o yıllara Piraye’ onu bırakmasını söyler. Piraye’nin cevabı “101 yıla mahkûm olsan bile ben senin arkandayım, bunu böyle bil… “olur.

Bu harika ve tutkulu sevda gün gelir heyecanını yitirir. Nazım artık aradığı heyecanı başkalarında bulmaya başlar. Bu dönemin de Piraye teselliyi kendi arkadaşlarıyla dertleşme de bulur. Nitekim bu aşkta ona sadece Nazım’ı affetmek düşecekti.

 

Münevver Hanım

Nazım’ın dayısının kızı Münevver ile olan muhabbeti artık Piraye için bardağı taşıran son damla olmuştur. Münevver ile Nazım aynı zamanda çocukluk arkadaşı olan iki kuzendir. Nazım’ın hapiste olduğu yıllarda mektuplaşarak başlayan hikayeleri onu ziyaret ederek alevlenir. Bu durum her ne kadar Nazım için vicdan azabı oluştursa da ona gençlik arzularını hatırlatması Münevveri bırakamamasında ki en büyük nedendir. Nazım ile Münevverin aşkı tam 3 yıl sürer. Nazım’ın Romanya üzerinden Rusya’ya kaçışıyla fiilen son bulur.

Galina

Galina genç bir doktor iken 1952 yılında Nazım ile tanışır. Galina Nazım’ın hayatında ki her şey olmuştur; doktoru, hayat arkadaşı, evdeki yoldaşı, sağlık danışmanı, tüm yaşamını denetleyen yardımcısı ve Rusya adına onu kontrol eden devlet görevlisidir. Her ne kadar Nazım onun için şiirler yazmasa da en uzun ilişkisi Galina ile olmuştur.

Vera

Hayatına Galina ile devam ettiren Nazım’a hayat bir sürpriz daha yapacaktı. Aklında arkasında bıraktığı Münevver, yanında Galina varken Nazım bir kere daha âşık olacaktı. 1955 yılında tesadüf eseri Vera ile tanışır. Tanıştığı yıllarda Vera evli ve bir kız çocuğu annesidir. Bu ani gelen aşk sayesinde Nazım yeniden hayat bulur ve canlanır. Vera’ya kocasından boşanması için baskılar yapar. Onu deliler gibi kıskanır.

Nazım’ın “Saman sarısı” şiiri ile ölümsüzleştirdiği kadındır Vera. Aralarında tam 30 yaş vardır ve Vera Nazım’ın aklını başından alır. Yeniden aşk şiirlerine bir ilham perisi bulmuştur. 1960 yılında Nazım2ın yıllardır beklediği şey gerçekleşir ve Nazım Galina’dan boşanır. Vera da o dönemlerde kocasından boşanmaya çalışır. Vera için bu süreç oldukça bunalımlı ve zor olacaktır. Ancak kocasından ayrılmayı başarır. İlk görüştüğü anda âşık olduğu kadına sonunda kavuşur Nazım. Vera’nın gönlüne girmeyi başarır. Bugünden sonra Nazım bütün aşk şiirlerini Vera’ya yazacaktır.

Duygu SAYDAM

Mühendis Kadınlar: Dünyanın En Başarılı 5 Kadın Mühendisi

 

 

4 Comments

Leave a Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

bankacılığın tarihi: nerede, nasıl ve ne zaman ortaya çıktı?

Bankacılığın Tarihi: Nerede, Nasıl ve Ne Zaman Doğdu?

diego armando maradona

Diego Armando Maradona Öyküsüdür