in

Müslüm Gürses Hayat Hikayesi

müslüm gürses

Müslüm Gürses hayatına birçok hikaye sığdırdı. Arabesk müziğin Müslüm Babası olarak sevdi herkes onu. Gerçek adıyla Müslüm Akbaş’ın hayranlarını derinden sarsan hayat hikayesi vardır. Şanlıurfa, Halfeti ilçesinde 1953 yılında dünyaya gelmiştir. Gürses’in babası Mehmet Aktaş ile arası oldukça açıktı. Bunun temel sebebi ise babasının annesini öldürmesiydi.

Müslüm Gürses Hayatı

Annesinin adı Emine, babasının adı Mehmet Akbaş’tır.  Rençberlik yapar, türkü söylemeyi sever, bağlama çalardı. Akbaş çiftinin Müslüm’den sonra iki çocukları daha oldu . Erkek kardeşinin ismi Ahmet, kız kardeşinin ismi de Zeyno’dur.

Müslüm Gürses’in çocukluğunun ilk yılları Şanlıurfa’da geçti. Ancak ekonomik nedenlerden dolayı aile Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses o zamanlar 3 yaşındaydı.

Babasından hep şiddet gördü. Bu şiddetlerden annesini ve kardeşlerini  koruyamamıştı. Ağabeyi de öldürülen Müslüm Gürses o olayın ardından ailesinden ayrıldı. İstanbul’a gelmesi ile yeni hikayesi de başlamış oldu. Babası ile uzun yıllar görüşmedi. Ancak  her şeye rağmen ilerleyen zamanlarda yine onu yalnız bırakmadı. Daha sonra sürekli ziyaretine gitti.

Kariyerinin büyük bölümünde ‘kenar mahalle’, ‘varoş’ müziği olarak tanımlanan müzikler yaptığı yönünde eleştirilere maruz kaldı. Ancak yıllar içerisinde Gürses, hemen her türden müzisyenin ve müzikseverin saygısını kazanmış güçlü bir yorumcu oldu. Hatta müziği ve sesiyle bir fenomen oldu. Arabesk dünyasında ‘Ferdiciler’ , ‘Orhancılar’, ‘Müslümcüler’ diye bir kesim vardı. Müslüm babaya tutku ile bağlanan bir dinleyici kitlesi elde etmesi çok da uzun sürmemişti.

Ünlü sanatçının başına 1978 yılında eşi benzeri olmayan bir olay geldi.

Tarsus’tan Adana’ya dönerken bir trafik kazası geçirdi.  Kendisinin de içinde bulunduğu otomobili kullanan sürücü ölmüştü. Aynı kazada Müslüm Gürses’in de öldüğü düşünülmüştü. Hatta sanatçı morga kaldırıldı. Ayaklarının oynadığı fark edildi. Bunu fark eden morg görevlisi Gürses’in ölmediğini anladı. Gürses kazadan sonra bir dizi ameliyat geçirdi. Alnı ciddi biçimde zedelenmişti. Hatta kafasına beynini koruyacak bir plak takılmıştı.

Bu kazadan dolayı koku alma duyusunu neredeyse tamamıyla yitirmişti. Gürses’in işitme duyusu da ciddi biçimde zarar görmüştü. Yıllardır kafasına alacağı en ufak darbeden, kör olmaktan ve ölümden sürekli korkmuştur. Bu yüzden dinmek bilmeyen bir baş ağrısı problemi çekti. Bu baş ağrısı ile hayatı boyunca mücadele etmiştir.

Müslüm Gürses yaşadığı bu kazadan sonra ünlü sinema oyuncusu Muhterem Nur ile 1982 yılında tanıştı. Muhterem Nur, eşinin isteği ile sanat yaşamını sonlandırdı. Hayatı boyunca eşinin en büyük destekçisi oldu. Ünlü sanatçı son dönemlerinde daha popüler tarz da şarkılar okudu. Cover çalışmaları ise oldukça beğenilmişti.

Müzik Hayatı

Müslüm Gürses, şarkıcılığa 1965 yılında başlamıştır. Küçük yaşta Adana’da bir çay bahçesinde şarkılar söylerdi. Aynı zamanda Halkevine de gitti. Terzi çıraklığı ve kunduracılık yaptı. O yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı.14 yaşında ilkokuldan mezun olduktan sonra bir yarışmaya katıldı. 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesinde düzenlenen yarışmada birinci oldu.

Soyadını da orada çalışırken “Gürses” olarak değiştirildi.

TRT-Adana-Çukurova Radyosunda yer almaya başladı. Her hafta Cumartesi günü canlı olarak türküler söyledi. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45’liklerini çıkarmaya başladı. İlk plağını 1968 tarihinde çıkarmıştır. Bu plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” plağıdır. Ömür Plak , Adana basımıdır. Daha sonra Ömür Plak ile toplam 4 adet 45’lik yaptı.

Müslüm Gürses İstanbul’a geldikten sonra  Selahattin Sarıkaya ile anlaştı. Sarıkaya Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu. Giyin Kusan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ile “Gitme Gel Gel/Haram Aşktır.

Daha sonra 1969 yılında yine İstanbul’da Palandöken firması ile çalışmaya başladı.  “Sevda Yüklü Kervanlar” ile çıkış yaptı. Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma” isimli 45’lik plağı 300.000 adet satarak rekor kırmıştır.

Gürses, bu plaktan sonra askerliğini yaptı. Tekrar İstanbul’a geri döndü. Aynı firmada plaklarını çıkarmaya devam etti. Palandöken firması ile tam 13 plak yaptı. Sonrası  Bestefon firması ile 4,  Hülya Plak ile 15 ve nihayet Çın Çın Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu.

Müslüm Gürses 1999 yılında o dönemde 15 yıl boyunca çalıştığı Elenor plak firmasıyla yolları ayrıldı.

2006 yılının Ocak ayında Gönül Teknem adlı albümünü çıkarmıştır. Seyhan Müzik etiketiyle raflardaki yerini almıştır. Gürses  2006 yılında yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever”i yaptı. Pasaj Müzik etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı. Mungan’ın sözlerini yazdığı beste oldukça ses getirdi. David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendirdi. Daha sonra 2009 yılında yine ayni firmadan çarpıcı bir albüm çıkardı. Müslüm Gürses “Sandık” ile Müslüm sahnelere geri döndü.

Kasım ayı 2010 yılında yeniden Pasaj Müzik ile anlaştı. Yalan Dünya isimli bir albüme imza attı.

Müslüm Gürses kaç yaşında ve nasıl hayatını kaybetti?  

Müslüm Gürses, 15 Kasım 2012 Perşembe günü Memorial Hastanesi’nde by-pass ameliyatı geçirdi. Bu ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Kendisine solunum cihazı bağlandı. Gürses, yaklaşık dört ay tedavi gördü. 3 Mart 2013 tarihinde ise  İstanbul Memorial Hastanesinde 60 yaşında hayatını kaybetti. 4 Mart 2013 günü Teşvikiye Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Adile Naşit Öyküsüdür

8 Comments

Leave a Reply

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    10 olumsuz beden dili hareketi

    10 Olumsuz Beden Dili Hareketi

    kediler gözleri ile bize ne anlatır

    Kediler Gözleri İle Bize Ne Anlatır?