içinde

BayıldımBayıldım

Makyajın Öyküsü

makyajin oykusu

Makyajın Öyküsü pek çok kişinin bildiğinin aksine oldukça eski bir öykü olmakla beraber bu yazımızda nerelere uzandığına bakalım dedik. İyi yaptık mı? Evet. Neden? Çünkü işte öyle. Haydi yazımıza geçelim öyleyse ve antik çağlara doğru bir yolculuğa çıkalım.

Makyajın Öyküsü Antik Çağlara Kadar Uzanıyor

Makyajın öyküsü, insanlık kadar eski dönemleri işaret etmektedir. Günümüzde kadınların vazgeçilmezi olan makyaj, aslında günümüzdeki anlayışın aksine eski uygarlıklarda erkekler tarafından da uygulanan bir işlemdi. Esasen ufaktan tefekten araştıracağınız internet dünyasında antik çağlarda uygulanan makyajın Mısır ve Asur ile sınırlı olduğu kanısına vardıran bilgi kırıntılarına ulaşsanız da durum böyle değil. Mesela eski Uzak Doğu minyatürlerinde makyajın antik çağda Uzak Doğu’da da yaygın olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Üstelik “şununkiler daha belirgin, yok olmaz bununki daha belirgin diğerlerine göre” şeklinde bir sınıflandırmayı da şahsım adına kabul edemiyorum. Çünkü hepsinin kendisine has belirgin motifleri ve figürleri mevcut.

Makyajın Kullanım Alanları

Kıyyyyyyymetli takipçilerimiz makyajın eski dönemlerde kullanım alanları bir kaç çeşit olsa da ufak bir ayrıntı da vermek durumundayım. Makyaj, aslında üst sınıftaki insanlarda daha çok rastlanan bir durumdur ki bunu bariz bir şekilde Mısır medeniyetinde görmekteyiz. Binlerce yıllık hiyerogliflere baktığımız zaman orada firavunların ve eşlerinin, çocuklarının kısacası hanedan üyelerinin makyajlarının daha ağır ve daha detaylı olduğunu görmekteyiz. Ancak sanırım en yaygın makyaj usulü Mısır gibi bir yerde kadın-erkek ve sosyal sınıf fark etmeksizin gözlere sürme çekme olarak karşımıza çıkıyor. E tabi o kadar kum olan bir yerde gözleri korumak lazım. Öhm konumuza devam edelim. Bu kısmı toparlayacak olursak makyaj, dereceli olmakla birlikte bir soyluluk belirtisi olarak karşımıza çıkabiliyor mesela.

Elbette Tek Kullanım Alanı Bu Değil

Makyajın antik dönemlerde yaygın kullanım alanlarından bir tanesi de dini törenler. Bildiğiniz üzere dini törenler kendi içerisinde bir bütünlük ve özgünlüğün yanı sıra bir ihtişam da ihtiva etmektedir. En sade dini törenler de bile bu ihtişamı içten içe hissedersiniz. İşte bu gibi durumlarda insanlar yüzlerine ve vücutlarının çeşitli yerlerine çeşitli şekiller çizerek dini törendeki bazı konuları tasvir etmişlerdir. Ve her bir dini törende makyajların da yine çeşitlendiğini görmekteyiz. Ancak genel olarak sözel ve yazınsal bağlamda sıkça kullanılan motiflerin vücuda işlendiğini söyleyebiliriz. Mesela yas ve matem törenlerinde makyajın şekli ve rengi değişse de dinin matemle ilgili olan unsurları ama büyük ama ufak tasvirlerle vücuda işlenmiştir. Evlilik törenlerinde de yine mensup olunan inancın evlilikle ilgili unsurları kullanılmış ve renkler daha canlı tutulmuştur.

Savaşlar Savaşlar Savaşlar

Cesur Yürek filmini izleyeniniz var mı? Daha doğrusu izlemeyeniniz var mı? Tavsiye ederim izleyin çok sağlam filmdir. Özellikle şeyden sonra şey diye bir şeyler söylemesi falan… Öhm… Konumuza dönelim. Mesela bu filme baktığınız zaman göreceksiniz ki İskoç savaşçılar, yüzlerine mavi tonun ağırlıkta olduğu çeşitli şekiller ve boyamalar yapmıştır. Hatta ana kahramanı oynayan Mel Gibson amcamızın makyajındaki mavi ton o kadar fazladır ki, yüzünde ufak bir yerde kendisini gösteren asıl tenini makyaj zannedebilirsiniz. Günümüzde bile özellikle askeri tatbikat ve harekatlarda askerler kamuflaj amacıyla yüzlerine koyu tonda boya sürmektedirler. Yalan yok acayip şekil duruyor. Orduda kullanılan makyajın bile bir kaç kullanım amacı vardır. Mesela birisini az önce söyledik. Ancak kamuflaj dışında da mesela düşmana korku vermek ve psikolojik maskı yapmak amacıyla makyaj kullanılmaktaydı. Öyle işte.

Sağlık

Evet bu kadar madde içerisinde sağlık açısından kullanılan makyajın da aslında önemli bir yeri vardır. Aslında yukarılarda bir yerlerde de belirttik ancak burada da yine söylemekte fayda var. Mesela Mısır, Arap yarımadası ve Afrika gibi bölgelerde özellikle göze çekilen sürmenin amacı sağlıktı. Çünkü bu coğrafyalarda çöl iklimi hakim olduğundan kum ve toz hat safhadaydı ve gözleri koruma amacıyla göze sürme çekilmekteydi. Günümüzde hala uygulanan bir yöntemdir bu. Öte yandan yine sağlık konularında kullanılmak üzere parfümün günümüzden binlerce yıl önce Mısır uygarlığı başta olmak üzere pek çok medeniyette değişik şekillerde de olsa kullanıldığını bilmekteyiz.

Kültür Belirtgesi

Bu konu eski çağlardan ziyade günümüzde de devam etmektedir aslında. İnsanlar, yaşadıkları bölgede mensup oldukları toplumun bazı kültürel öğelerini vücutlarında taşıyabiliyorlar. Mesela Güneydoğu yöremizde bu oldukça yaygındır. Hatta öylesine detaylıdır ki el ve ayak parmak uçlarından başlayarak yüze kadar vücudun pek çok bölgesinde de kullanılmaktadır. Antik çağlardan örnek verecek olursak yine özellikle Aztek, İnka ve Maya uygarlıklarında bu durumun oldukça yaygın olduğunu görürüz. Kısacası makyajın öyküsü, pek çok değişik kültür öğesini de içerisinde barındıran bir öyküdür.

E Tabii ki Güzellik

Makyajın güzellik için uygulanışı yeni bir olay değil. O da en az diğerleri kadar eski bir durum birazdan vereceğim örneklerden de anlayacağınız üzere. Fakat bence en detaylı alt başlıklardan birisi. Çünkü sadece güzel görünmek için bile pek çok değişik şekilde makyaj yapıyor kadınlar. Gündelik-doğal makyaj, gece makyajı gibi başlıkları var bunların. “İdeal allık miktarı” (o da ne demekse) gibi şeyler konuşuyorlar kendi aralarında Allah’ım evlerden ırak yarabbi. Ama beceriyorlar da ha. Nasıl oluyorsa oluyor yapıp yakıştırıyorlar.

Medeniyetlerden Örnekler

Bakınız tarihten elde ettiğimiz bilgiler ışığında görüyoruz ki milattan önce 3000’li yıllarda Çin’de kadınlar tırnaklarını boyamaktaydı. Hatta bunu yaparken de en önemli malzemeleri yumurta ve bal mumuydu diyebiliriz. Aztekler ise bir takım böcekleri kullanarak dudaklarını kırmızıya boyamaktaydılar. Bakınız mesela rimel (ne olduğunu ezberleyemiyorum sanırım kadınların ofsayt sıkıntısı bizim de rimel sıkıntımıza tekabül ediyor) 19. yüzyılda Eugene Rimmel tarafından icat edilmiş. Roma’da bir dönem kadınlar gözleri daha güzel görünsün diye aslında zehirli karışımlar kullanmaktaymışlar fakat körlük vakaları artınca bu deliliğe fazla devam etmemişler. İngiltere’de günümüzden henüz bir kaç asır evvel kadınlar alınlarını tıraş etmekteymişler ancak bu onlara daha donuk bir duruş kazandırmaktan başka bir şey katmamış. En azından o dönem kadınlarını tasvir eden resimlerden benim anladığım bu. Bu günlük yazımız bu kadar keyif ile birlikte bilgi de aldıysanız ne mutlu bana. Bir sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın…

 

Napolyon Bonapart

Yorumlar

Cevap bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

genel-kultur-nasil-anlasilir

Genel Kültür Nasıl Anlaşılır?

hostesler-hangi-ucuslari-tercih-ediyor

Hostesler Hangi Uçuşları Tercih Ediyor?