içinde

BayıldımBayıldım

Latif: Necati Hikaye Serisi 12. Bölüm

yine latif
  • Merhabalar sevgili takipçilerimiz sonunda hikayemizin en can alıcı karakterlerinden birisi olan Latif arkadaşımızı anlatmanın mutluluğunu yaşayacağım. O günleri hatırladıkça bir tuhaf oluyorum hala. Okuyunca bana hak vereceksiniz ve zaman zaman “bu ne be, bu nasıl iş” gibi tepkiler vereceksiniz. Başlayalım öyleyse.

Latif: Bir Elazığlı Hikayesi

Tarih saatleri 2012 yılının Nisan ayını gösterdiğinde üniversite hayatımın en saçma sapan, beyin karıncalandıran, bazen insanın içini ısıtan bazense “sizin Allah belanızı versin iğrenç herifler” dedirten dostluğunun başlayacağını henüz kestirememiştim. Zira kendisi ilk başta gayet normal görünüyordu. Kim mi? O… O işte… Latif… Nereden başlayacağımı bilemediğim için yine kısa bir künye tanıtımı yaparak anlatmaya başlarsam güzel olur diye hesaplıyorum. Öyle hissediyorum. Bana öyle geliyor. İnşallah, umarım ve isterim ki öyle olur. Latif Elazığlı olup babasının memur olması nedeniyle pek çok yer değiştirmiş bir arkadaşımız. Yaşı benden bayağı büyüktür altını çiziyorum çünkü her daim onunla bu konuda dalga geçmişimdir.

Latif Ktü Yollarında

Kendisi ilk önce Adıyaman’da iki yıllık bir bölüm kazanmışken –artık aklına nereden ve neden esmişse- kısa adı DGS olan dikine geçiş sınavına girmiş ve KTÜ-Jeoloji mühendisliği bölümüne geçmiş. İşte çile tam da burada başlamış. Çünkü kendisi geçiş yaptıktan sonra üniversite daha önceden aldığı dersleri mi saymamış yoksa buna nanik çekip “hıı sn çk biliyon” falan mı demiş ne yapmışsa artık daha bismillah ilk senesinde okul otomatikman uzamış. Üstüne hazırlık binmiş. Kısacası Latif kod adlı şahsın okulu normal uzamazdı. Çünkü normalde ya 1 dönem ya 1 sene uzarken onunki direkt 2 sene uzuyordu. Ah be Latif…

Latif veBir Tuhaf Taşınma Hikâyesi

Latif’le tanışır tanışmaz çok sıkı fıkı olmuştuk. Kanımız kaynamıştı birbirimize. Bu da hayatın bana attığı büyük bir kazıktır. Beni de kendisine benzetti çünkü. Bunu en iyi ev taşırken anlamıştım. Dahası bu durumdan şikâyetim de yoktu. Tam tarihi hatırlamıyorum ama Latif ve ev arkadaşı Ali evlerini nispeten daha yakın bir noktaya taşımaya karar vermişlerdi. Arkadaşı olarak yardım etmek vazifemdi. Taşınma günü orada hazır bulundum ve gördüm ki bu işi vazife olarak gören benim gibi 14 kişi daha var. Toplamda 17 kişi ev taşıyacaktık. Gelemeyenler gelmiş olsa toplam eşya sayısı kadar kişiyle ev taşımış olacak ve sanırım bu alanda bir rekor da kırmış olacaktık ama kader bunu başarmamızı istemedi sanırım.

Oduncu Dayının Kamyonu

Latif gururlu bir şekilde oduncu bir dayıdan bedavaya kamyon tuttuğunu anlatıyordu. Trabzon piyasasında bir işi ucuza yaptırmak bir öğrenci için müthiş bir şeydi ve Latif kamyonu bedavaya tutmuştu. Tebrik tebrik üstüne alırken kamyon geldi. O anda neden bedava olduğunu anladık. Kamyonun el freni yoktu. Trafik kaydı falan hak getire. Yapacak bir şey yok deyip eşyaları taşıyalım dedik.

Öğrenci Üşengeçliği

Hemen buraya bir virgül atayım. Bilmeyenler için söylüyorum arkadaşlar öğrenci üşengeçliği olmadık şeyler yaptırabilir. Biz de fena halde üşendiğimizden eşyaların çoğunu pencereden indirdik. Her şey düzenli ve kolilere konulmuş bir haldeydi zaten. Kamyona yükledik eşyayı ve o an gördük ki evi taşıyan kişi sayısı koli sayısından fazla. Ev mi taşıyoruz öğrenci mi taşıyoruz belli değil. El freni olmayan bir kamyonun üzerinde 17 kişi Allah’a emanet geldik yeni eve. İşin aksi tarafı eşyaları indirebilmemiz için kamyonun yokuş aşağı durması gerekiyordu. İçimizden kamyonu süren arkadaş bilmem kaç saat kamyonun frenine bastı bu problemi de böyle atlatmış bulunduk ama sanırım arkadaşın bacağı epey bir süre uyuşuk kaldı. Tuttukları ev 2. Kattaydı. Birinci kattaki dairenin pencereleri demirliydi. Az önce pencereden çıkardığımız eşyaları yeni eve de pencereden sokmaya karar verdik. Ben ve bir kişi daha demirlere tırmandı ve kolileri pencereden diğer arkadaşlara ulaştırdık. “Ulan oradaki 17 kişiden hepsi mi enteresandı” dediğinizi duyar gibiyim. Demeyin öyle şeyler. Öğrencilikte “en kötü fikir fikirsizlikten iyidir ilkesi benimsendiğinden” -ki genelde kötü fikirler çıkardı- birisi o an “kanka mancınıkla atalım eşyaları” dese kabul ederdik. Şükür ki demediler bunu da mancınığın ne olduğunu çoğunun bilmediğine bağlıyorum.

tasınma

Kestane Kebap

Latif, yeni evine ısrarla beni davet ediyor “başkan gel kestane yiyek” diye aklımı çeliyordu. Hem onu kıramadığımdan hem de bir öğrenci için kestane yemenin bir ayrıcalık olduğunu bildiğimden kabul ettim. Akşam olduğunda eve gittik Latif “ben sobayı yakayım sen de çaylara bak” dedi. Kabul ettim. Fakat aradan epey bir zaman geçmesine rağmen ses çıkmadığını fark ettim ve odaya geçtim. Kapıyı açtım ki ne göreyim?! İçeride bir duman bulutu, göz gözü görmüyor. Odada el yordamıyla Latif’i ararken elim bir yerlerine çarpınca çıkardığı sesten anladım ki sağlık durumu gayet iyi. Bacada bir sorun olduğundan mı yoksa bizimkinin enteresanlığından mıdır bilinmez sobayı yakamamış, rezil olmayayım diyerek o şahane mühendis zekâsıyla eşsiz bir yol deneyip ateşi harlamak için fön makinesini kullanmaya kalkmış canım kardeşim benim. Ancak o akşam yaşadığımız tek aksiyon bu değildi elbette.. Büyük bir dikkatle patlamalı çatlamalı film izlerken tam çatışma sahnesinde sobanın üstünden gelen “güm güm” sesleriyle kelime-i şehadet getirmiş, o sırada anlamıştık yaptığımız hatayı. Kestane yeme fikri bizi ne kadar sevindirdiyse artık sevinçten mi yoksa hıyarlıktan mıdır nedir kestaneleri çizmeyi unutmuşuz. O an kestanelerle birlikte ödümüz de patlamıştı. Bir daha Latif’le kestane yemedik.

Daha Çok Anı Var

Sevgili takipçilerimiz. Latif’le olan anılarım bunlarla sınırlı olmadığından kalan hikayeleri diğer bölümde paylaşmayı uygun buluyorum. Bu arada da sizler bu okuduklarınızın şokunu atlatmış olursunuz biraz. Diğer bölümde görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın. NOT: GÖRSEL LATİF’İN EVİNİ TAŞIDIĞIMIZ SIRADA ÇEKİLMİŞTİR.

 

Nostradamus : Kehanetlerin Bekçisi

Yorumlar

Cevap bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

nostradamus

Nostradamus : Kehanetlerin Bekçisi

meniere sendromu nedir

Meniere Sendromu Nedir?