in ,

Kürelerin Armonisi

kürelerin armonisi

Kürelerin Armonisi, ünlü matematikçi Pisagor’un öne sürdüğü bir teori olmakla birlikte bana epeyce ilginç geldiğinden araştırayım dedim. Bu yazımda asırlar öncesine gidip Pisagor’un aklındaki müzik-evren ilişkisini anlatmaya çalışacağım. Konu hakkında daha derin bilgisi olanlardan da yorumlarını beklerim. Bu arada konu hakkındaki bilgileri özellikle Merve Çağlar’ın araştırmasından ve Tübitak sitesindeki Nurulhude Baykal’ın makalesinden derledim.

Kürelerin Armonisi ve Pisagor

Öncelikle Pisagor kimmiş ona bakalım. Aklımızda geometriye dair bir şey kaldıysa o da Pisagor bağıntısı dediğimiz bağıntıdır. Dik üçgende hipotenüsün uzunluğunu bulmak için kullandığımız bu formülü Pisagor bulmuştur. Kendisi, gelmiş geçmiş en büyük matematikçilerden olup Antik İyonya’da milattan önce 6. asırda yaşamıştır. Kendisi Sisam adasında doğmuştur.

Kürelerin Armonisi

Veya bir diğer deyişle kürelerin müziği, Pisagor’un evren ile müzik arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu iddia ettiği bir teoridir. Buna göre uzaydaki her gezegenin hareketi sonucu sesler meydana gelmektedir. Her gezegenin hareketi farklı olduğundan hepsinin kendine özgü sesleri vardır. İşte bu sesler, birbiriyle mükemmel bir uyum oluşturarak mükemmel bir müzik meydana getirmektedir. Pisagor’un bunu izah ettiği sözü ise “tellerin kıpırtısında geometri, küreler arasındaki boşlukların hesaplanmasında da müzik vardır” şeklindedir. Tabii ki burada küre olarak kast edilen şey gök cisimleridir.

Müzik-Matematik

Bu teori pek çok kişi tarafından kabul görmektedir. Hatta şöyle ifade edeyim, asırlar boyunca, 17. yüzyılın sonlarına kadar bu kuram genel kabul görmüştür. O dönemde Rönesans eğitiminin temelini sayılar oluşturmaktaydı. Saf sayı yani aritmetik, soyut uzaydaki sayı yani geometri, hem uzay hem de zamandaki sayı astronomi ve zamandaki sayı yani müzik. Evet, müzik de bir çeşit sayı sistemi olarak kabul edilmiştir.

Kürelerin Armonisi ve Kepler

1500’lü yılların son çeyreği ile 1600’lü yılların ilk çeyreğinde yaşamış olan Kepler, bu kuramı daha ileriye taşımak adına bazı çalışmalar yaptı. Gök cisimlerinin birbirine olan uzaklıklarının geometrik temeli olduğu fikrini kabyl ediyordu. Gezegenlerin Güneş’e olan uzaklıklarından yola çıkarak maksimum-minimum hızlarını hesapladı ve sonuçların müzikle uyumlu olduğu sonucuna ulaştı. Dahası, bu ölçümlerini ve vardığı sonuçları Latince kaleme aldığı kitabında yazdı.

Aydınlanma Çağı

Ancak Aydınlanma Çağı ile birlikte pek çok teori rafa kalkmaya başladı. Bilimsel bakış açısı artık değişmişti. Kürelerin Armonisi kuramı da 2000 yıldan daha fazla gündemde kaldıktan sonra bu çağın başlamasıyla tanınırlığını yitirdi. Çünkü bilimsel ölçütler, uzayda sesin yayılamayacağını ve dolayısıyla müziğin de oluşamayacağını gösteriyordu. Çünkü ses dalgaları, yayılmak için havaya ihtiyaç duymaktaydılar ve uzayda da hava yoktu.

NASA Devreye Giriyor

NASA, aradan yine asırlar geçmişken bu kuramı yeniden gündeme getirdi. Evet ses dalgaları yoktu ama yayılan ışın dalgaları mevcuttu. NASA’daki bilim insanları da olaya farklı bir bakış açısı getirmek adına yeni bir çalışma yapmaya karar verdiler. Yayılan bu ışınları, teknolojik imkanlardan faydalanarak ses dalgasına dönüştürecekler ve gök cisimlerinin bir müziğinin olup olmadığını ölçeceklerdi. Güneş’te meydana gelen patlamalardan Jüpiter’in hareketlerine kadar pek çok gök cisminin yaydığı ışınları ses dalgalarına dönüştürmeyi başardılar. Sonuçlar şaşırtıcıydı. Gök cisimleri gerçekten ses yayıyordu.

Yazı İçin Son Not

Müzikle uğraşan birisi olarak müziğin matematikle direkt ilişkisi olduğunu kabul ediyorum. Zira her notaya basmanın belli bir süresi, kaç defa basman gerektiği, kaç saniye aralıklarla tellere vurman gerektiği zaten bize direkt matematiksel ölçümleri sunuyor. Ancak evrenin biir müziği var mıdır yok mudur ayrı bir dava ki bence var. Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sizce evrenin kendine has bir müziği var mıdır? Yorumlarınızı beklerken başka yazılarda görüşmek dileğiyle de huzurunuzdan çekiliyorum. Şimdilik hoşça kalın…

 

Tesla: Bilimin Ruhu

One Comment

Leave a Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

artemis-tapinagi

Artemis Tapınağı

demiryollari

Demiryolları ve Ekonomik Gelişime Katkısı