içinde ,

Kur Krizi: Ünlü Ekonomist Veysel Ulusoy’dan Açıklamalar

kur krizi

Yeditepe Üniversitesi Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy’un yaptığı açıklamalara göre ufak ölçüde bir devalüasyon meydana geldi ve yaklaşık bir çeyrektir kuru sabitleme çalışmasının da sonuna gelindi.  Ekonomist Ulusoy tarafından yapılan açıklamalara göre her ne kadar piyasaya sürülen dolar ve euro rezervleri ile kuru sabitlemek amaçlansa da, hem ülkemizde hem de ülke dışında gerçekleşen olaylar sonucunda bu pek de mümkün olamadı ve önemli bir kur krizi meydana geldi. TL’nin değer kaybını yalnızca pandemi ile ilişkilendirmenin doğru olmadığını dile getiren ekonomist Ulusoy, durumun geçmişten gelen borçlar ile alakalı olduğunu anlatıyor.

Kur Krizi Neden Oldu?

“2002-2007 arasında ülkemiz sahte bir refah dönemi geçirdi. Yabancıların parası ile ucuz bir şekilde döviz ile borçlanma yoluna gittik. Üstelik bu parayı kendi paramızmış gibi kullandık. O periyotta birçok yol, köprü, tünel ve yapı inşa ettik. Yeni otomobiller ve uçaklar aldık. Bir ev dükkan yetmedi, iki ve daha fazla konut aldık. İnşaat sektöründe patlamalar yaşandı. Güya tüm bu alışverişleri ve inşaatları kendi paramızla yaptık gibi görüldü. Fakat bu yalancı algı, 2010’dan itibaren çökmeye başladı. 2014’ten sonra da batmaya başladı. Bir ülke, pek de kapasitesi olmadan kapasitesinin üzerinde borçlanacak, döviz faizi yüzde 1,5’lardan yüzde 8’lere çıktı. Bugün devletin yabancı ülkeler için olan döviz borçlanma faizi, Türkiye’deki mevduat faizlerini geçmiş durumdadır. İktisat tarihi boyunca ilk defa böyle bir şeye rastlıyorum.”

Kur Krizi ve Pandemi

Ünlü ekonomist Ulusoy, covid19 pandemisi nedeniyle yüzde 33 oranında küçülen ekonominin özel kısmı için de durumun daha da derinleşeceğini tahmin ediyor. Döviz kriziyle birlikte 150 milyar dolar civarında olan kısa dönemli borç çevirme mekanizmasının da olumsuz etkilenmesi önemli oranda fakirleşme getirecek. Zira 150 milyar dolar tutarındaki borcun önemli bir kısmı özel sektöre ait olan borçlardır. Ulusoy’un açıklamasına göre, özel sektörün borcu halk tarafından ödenecek. Bu noktada özel sektöre devlet teşviki çok önemli bir nokta olarak dikkat çekiyor.

TL’yi Koruyacak Alternatif Kalmadı

‘’Merkez Bankası’nın sattığı rezervlerin yeterliliğini bir yana koyun, swap denilen para takasının bile artık sonuna geldik. Bir bakıma TL verip karşısında döviz alıp borçlandığımız kısmın bile sonuna geldik ki bu sıkıntıları hep birlikte yaşadık. Şayet rezervlerimizin bir kısmını elimizde tutabilseydik kuru sabitlememiz mümkün olabilirdi. Ancak onun bile sonunu görüyoruz şu an.

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Son bölüm cidden cok iyi ifade edilmiş.. Elimizde ki hiç biseyin kıymetini bilmeyip tutmazsak maalesef olanlar sürpriz olmuyor!! Ve ülke yönetimi olarakta hiç akıllandıgımızı düşünmüyorum… Bunlar iyi günlerimiz hala daha ne yazık ki..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

İngiliz Kemal:Bir İstihbarat Destanı

İngiliz Kemal: Bir İstihbarat Destanı

Yerli Otomobilin Markası Belli Oldu!