içinde

Kazım Koyuncu: Şair Ceketli Çocuk

kazım koyuncu: şair ceketli çocuk

Kazım Koyuncu, çocukken severek dinlediğim ve yine çocuk yaşımda ölüm haberini aldığımda günlerce üzüntüye kapıldığım güzel sanatçı… Ben girizgahı fazla uzatmayacağım çünkü zaten arkadaşımız Hüseyin YEĞİN gayet güzel bir yazı yazdı bu konuda. Kendisine teşekkür ediyoruz…

Kazım Koyuncu Kimdir

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Yaralı bir şahin olmuş yüreğim
Uy anam anam,
Haziranda ölmek zor…

25 Haziran 2005
Haziranda ölmek zor

Oooy Kazımiçkimi 25 Haziran gelmemeliydi ve sen hiç gitmemeliydin.

Kazım Koyuncu Kimdir

Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy (Lazca adıyla Pançol) köyünde doğdu. Müziğe, ortaokuldayken babasının aldığı mandolinle başladı. Çocukluğu, kendisine ilham veren, üstadım dediği Kemençeci Yaşar’dan türküler dinleyerek geçti. Üniversite için İstanbul’a gelen genç Kazım artık müzikle daha çok ilgilenebildi. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden, siyasi nedenlerle ayrıldı. (Trajikomik)

MÜZİK HAYATINA GİRİŞİ

1992 yılında Ali Elver’le “Dinmeyen “ grubunu kurarlar ve bu şekilde profesyonel müzik hayatı başlar. Zaman içinde Lazca müzik yapmak adına bu gruptan ayrılsa da rock müzikten kopamaz ve geleneksel Laz halk müziğiyle rock müziği sentezler.

1993 yılında Mehmet Ali Barış Beşli ile birlikte “Zuğaşi Berepe” (Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurarlar. İstedikleri şey Lazca rock yapmaktır ve bunu başarırlar. 1995 yılında “Va Mişkunan” (Bilmiyoruz), 1998 yılında da “İgzas” (Gidiyor) adlı albümleri yaparlar. Son olarak 1999 yılında sınırlı sayıda basılmış (sadece 130 adet) bir konser albümü (Bruxel Live) çıkardıktan sonra grup dağılır.

Кazım Koyuncu, müzik yolculuğuna tek başına devam eder ve “Salkım Söğüt” adlı pɾojeleɾin ikincisinde üç şaɾkıyla yeɾ alır.

DİZİ MÜZİKLERİ

2001’de ilk solo albümü olan “Viya!” ‘yı çıkardıktan sonra hayatını değiştiren adımı atar. Başrollerini Şevval Sam ve Nejat İşler’in paylaştığı “Gülbeyaz” dizisinin müziklerini yapar. Artık tüm Türkiye genelinde tanınmaktadır. Dizinin hem müziklerini yapar hem de bazı bölümlerde konuk oyuncu olarak kendi müziğini yapar. Bir yandan da dizide kullanılacak şarkılar da kendisine danışılmaktadır. Diziyi izleyenler hemen hatırlayacaktır, 20. Bölümde Meral Çetinkaya (Beyaz Ana) mutfakta sarma sararken lazca bir türkü söylemektedir. Kazım Koyuncu’nun bu sahneden bölümü izlerken haberi olur. Buradaki durumun güzelliği şudur. Meral Çetinkaya Bursalıdır ve lazca bilmez. Söylediği parçayı da kendisi seçmiştir. Kazım Koyuncu’yu çok mutlu eder bu durum. Zira müziğinin insanlara ulaştığının en güzel göstergesidir.

Ardından Kemal Sahiɾ Güɾel ile biɾlikte “Sultan Makamı” dizisinin müzikleɾini yapmıştır.


Кaɾadeniz müziğinin güçlü seslerinden Volkan Konak, Fuat Saka ve Bayaɾ Şahin ile “Hey Gidi Кaɾadeniz” konseɾleɾ dizisini düzenleyip öncülük eder.

Nisan 2004’te yaptığı ikinci solo albümü “Hayde” ile artık tüm Türkiye bilmektedir Kazım’ı.

2004 yılının sonlarına gelirken akciğer kanseri teşhisi konulur ve tedaviye başlanır. Ancak vücut tedaviye cevap vermez. 25 Haziran 2005’te tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumar.

Solcu bir babanın devrimci oğluyum!

Devrimci bir yapısı ve ruhu vardı. Çernobilin değil sistemin kurbanı olduğunu düşünürdü. Hes protestolarında ve Karadeniz Sahil Yolu Protestolarında hep en önlerde yürüdü. 33 yıllık kısacık ömrünü insanları bilinçlendirmek ve birlik olmaya davet etmekle geçirdi.

O Karadeniz’in “ŞAİR CEKETLİ ÇOCUĞUYDU”

Kazım’ı tanımak için kurduğu birkaç cümleyi okumak yeterlidir aslında zira özüyle sözü birdi.

  • Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki Statükoyu bile devirmişti.
  • Devrimi düşlüyorsan ona göre yaşarsın. Yürüyüşün farklı olur. Bakkala, manava başka türlü davranırsın. Bunun için sana kimse puan yazmaz tabii; ama anlarlar. Orada birisi farklı yürüyordu.
  • Bütün dünyanın, bütün toprakları hepimizindir. Bütün şarkılar, dünyadaki tüm insanlarındır. Tüm topraklarda memleketimizdir.
  • Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok, ezildikten sonra, hepimiz aynı şarabız…
  • Her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledik…
  • Beni radyasyon değil, Türkiye’deki sistem kanser etti.

Işıklar içinde uyu ŞAİR CEKETLİ ÇOCUK!

 HÜSEYİN YEĞİN 

Barış Akarsu Öyküsüdür

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Hala sıkılmadan dinlenilen bir şarkıcı. Sanatın ve sanatçının örneklerinden birisi ışıklar içinde uyusun..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

dehb nedir

DEHB Nedir? DEHB Tanısı Nasıl Konur?

en kalabalık şehirler 2020 listesi

En Kalabalık Şehirler: 2020 Listesi