içinde

Marslı Baykuş Öneriyor: Karanlıktaki Kadınlar Kitap Önerisi

Karanlıktaki Kadınlar kitap önerisi
Karanlıktaki Kadınlar kitap önerisi

Yine bir kitap önerisiyle karşınızdayız sevgili Shall We? okurları. Karanlıktaki Kadınlar kitap önerisi sizlerle!

Marslı Baykuş Öneriyor: Karanlıktaki Kadınlar Kitap Önerisi

Her yeni güne yeni bir kitapla başlamak, sanırım bu benim meziyetim değil. En iyi halde haftada bir kitap bitirebiliyorum. Günde bir kitap bitirebilen var mı aranızda? Hep yazarlara mı saygı duyacağız, bugün de siz okurlara saygılarımı sunuyorum. Gözleriniz açık, ufkunuz geniş ve hayal gücünüz bol olsun.

Bugünün kitabı; Karanlıktaki Kadınlar. İsme takılıp da önyargılı olmayın. Bu kitap ne ağlayan kadınların yazdığı ne de feminist mesajlar içeren bir kitap. Tamı tamına 9 güçlü kadın yüreğinizi ağzınıza getirecek 9 korku öyküsü yazmış ve onuncu bir kadın da harika bir kapak tasarlamış. Tüm bu yorucu işin başında Orkide Ünsür gibi güzel bir insan olunca ortaya şaheser bir öykü derlemesi çıkıyor.

Karanlıktaki Kadınlar kitap önerisi
Karanlıktaki Kadınlar kitap önerisi

İstanbul yedi tepeli değildir demiş yazarlar. İstanbul dokuz köşedir ve her köşesinin esrarengiz hikâyesini başka bir kadının rehberliğinde okuyacaksınız. Bu kitabı bitirdiğinizde keşke bir benzeri daha olsa diyeceksiniz. Hatta buradan sizin aracılığınızla işin başındaki Orkide Hanım’a seslenmek istiyorum: “Ankara’nın da korkutucu ve esrarengiz köşeleri sizleri bekliyor sessiz sedasız. Hadi dillendirin onları.” Umarım devamı gelecektir. Işın Beril Tetik, Aşkın Zengin Akkuş, Gülbike Berkkam, Orkide Ünsür, Zeynep Çolakoğlu, Seran Demiral, Özlem Ertan, Funda Özlem Şeran ve Nurgül Çelebi Özmen’in öykülerinden oluşan bu kitabın dokuz değerli yazarına dokuz saniyelik saygı duruşu lütfen. Orkestra, ver tören müziğini!

Şimdi Rocka’nın Aynı Ben Gibi şarkısını açın müzik çalarınızda. Sert müzik kulaklarınızın pasını silmeye başladığında, gönlünüzün pasını silmeye aday kitabın arka kapak yazısı ile sizleri baş başa bırakıyorum… “Biraz yorgun, biraz suskun, zamanla yıpranmış kahpe bir vurgunum. Hayallerdeydim ben senleydim, şimdi sahte bir intihar gibiyim…”

Kadınlar bu kez tekinsiz öyküler anlatıyor. Ama yakınarak, mağduriyeti yücelterek değil… Kadınlığın hep bilinen ama bilmezden gelinen gücüyle…

Kız Kulesi’nde bulunan albino bebek, Maltepe’deki Bakireler Tapınağı, İstanbul’a gelen büyücü, Büyükada Rum Yetimhanesi’ndeki hayalet, Yerebatan Sarnıcı’ndaki Medusa, Üsküdar Toptaşı’nda Valide-i Atik Külliyesi’ndeki gebe kadınlar, Kadıköy’de Süreyya Operası’nda bir soprano, Caddebostan’ın gizemli geçmişindeki cadı bostanı, Ayasofya’nın dehlizlerinde Sofia’nın dönüşümü…

Hepsi dokuz ayrı kadının imbiğinden geçerek, dokuz ayrı öyküyle bu kitabın sayfalarında buluşuyor. İstanbul’un her biri farklı bir sır barındıran köşelerine, kadınların rehberliğinde gizemli, heyecanlı, gerilimli bir yolculuk…

Marslı Baykuş Öneriyor: Zaman Oyunları Kitap Önerisi

Yorumlar

Cevap bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Anıtkabir Nasıl İnşa Edildi?

meyve ve sebzeye zam

Meyve Ve Sebzeye Zam Geliyor! Ekim Ayı Cepleri Yakacak!