Kültür - Sanat

Karabasan: Kötülük Taifesi

Karabasan, bildiğiniz üzere Anadolu coğrafyasında hala gündelik hayatla iç içe olacak kadar yaygın anlatılara sahip korku unsurlarıdır. İşin bilmediğimiz kısmı ise aslında karabasanların yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığı, Türkistan coğrafyasında da oldukça yaygın bir inanış olduğu ve köklerinin Türk mitolojisinde çok eskilere dayandığıdır. Bu yazımda da Türk mitolojisinin diğer korku unsuru olan karabasanları ele aldım. Bu konuda faydalandığım kaynak ise Doç. Dr. Meral Ozan’ın Dünde Bugüne Türk Halk Kültüründe Kara İyeler adlı makalesidir şimdiden söyleyeyim.

Karabasan Nedir?

Ağırbasan, karavura, körmez gibi pek çok farklı isimle anılır. Yine Türk mitolojisinde hınkır munkur gibi diğer kötücül ruhların da karabasanların bir türevi olduğu söylenmekte. Karabasanlar, Türk mitolojisinde kötülüğün ve yeraltının tanrısı Erlik Han’ın en ölümcül taifesindendir.  İnsanlara gece musallat olan bu yaratığın belli bir tasvir şekli olmasa da gölge biçiminde olduğu ve başında bir kasketle dolaştığı anlatılarda mevcuttur. Üstelik öyle sıradan bir gölge değil hareket eden, karanlığın en koyu demine sahip, cisimsiz bir gölge…

Karabasan Nasıl Tesir Eder?

Düşünün… Gecenin en kör vaktinde birden bir şeyin varlığını hissedip irkiliyorsunuz. Kapkaranlık, cisimsiz bir gölge yavaşça uyuduğunuz yere sokuluyor. Ayak uçlarınızdan göğsünüze doğru tırmanıyor. Eliyle ağzınızı ve burnunuzu kapatıyor. Gözlerinizi açamıyor, hareket edemiyor ve nefes alamıyorsunuz. Boğulacak dereceye geliyorsunuz. Bağıramıyorsunuz, düşünemiyorsunuz ve ciğerlerinizdeki oksijenin sonuna geldiğini çaresizlik içinde anlamaya başlıyorsunuz. İşte en yaygın anlatılara göre karabasan bu şekilde tesir ediyor insana. Elbette mitolojik anlatı bunlar yani bilimsel dayanağı yok. Ancak halk arasında en yaygın olan mitolojik anlatılardan birisidir dersek yalan söylemiş olmayız.

Kamos

Kamos da karabasanın başka bir adıdır ve özellikle Harput bölgesinde yaygın bir inanışa sahiptir. Kamos, ister evde ister dışarıda olsun tek başına uyuyanların üzerine çöker ve çarpılmasına veya boğularak ölmesine neden olabilir. Kişi uyur-uyanık arasındaki o korkunç silüetlerin perdesinin kalktığı alemde kamosu görse bile hiçbir şey yapamaz. Kamosun Altay milolojisindeki şekli ise körmes şeklindedir. Körmes de üzerine çöktüğü kişiyi boğar ve ruhunu yer altı dünyasına götürür. Ancak onun bir farkı daha vardır. Körmes, doğuma da musallat olur. Hatta doğumu engellemek için elinden geleni yapar ve anneye doğum sırasında büyük sancılar verir. Körmes eğer doğumu engelleyemezse sürekli bebeğin yanında durur. Bu nedenle hem Altay dolaylarında hem de Anadolu’da pek çok yerde yeni doğan bebek aynalardan uzak tutulur ki aynaya baktığında yanında duran körmesi görmesin. Bazı yerlerde körmes şeytanla bağdaştırılır. Aslında bu bağdaştırmaya kulaklarımız oldukça aşinadır ki “kör şeytan” denildiğini duymuştur pek çoğumuz.

Karabasanlardan Korunma Yöntemleri

Hatırlayınız Alkarısı Nedir? yazısında birkaç tane korunma yönteminin uygulandığını anlatmıştık. İşte her ne kadar bu yaratık da en az onun kadar dehşet verici olsa da halk literatüründe belli başlı korunma yöntemleri de mevcut. Bu korunma yöntemleri alkarısından korunma yöntemleriyle benzerlik göstermektedir. Nitekim bunlardan birisi yatağın altına bıçak, makas, iğne gibi sivri veya keskin şeyler koymaktır. Diğer bir teknik ise oldukça ilginç. Eğer kişi karabasanı fark edip “denizdeki kumları, gökteki yıldızları say da gel” derse karabasan kayboluverirmiş. Bir diğer yöntem ise şu şekilde: Eğer kişi erken davranıp karabasana iğne batırırsa karabasan artık hiçbir yere kaçamazmış. Öte andan bir kişi eğer karabasanın başındaki kasketi çalabilirse artık tutacağı dileklerin gerçekleşeceğine inanılmakta imiş. Tabii bunların mitolojik anlatılar olduğunu yeniden dillendirmek isterim. Başka yazılarda görüşmek dileğiyle hoşça kalın…

 

İyeler: Tabiat Muhafızları

Malahay

KTÜ mezunu bir tarihçi, sosyal bilimlerin en fantastik savunucusu, Shallwe içerik üreticisi...

İlgili Makaleler

4 Yorum

  1. Bahsi gecen durumlari hic yasamadim ancak kardesimin cogu gece uykusundan bir sekilde uyanip yanimiza siginma talebine cok defa sahit oldum. Muthis bir korku ile geliyor her yasadiginda ve her yasanmisligin sonunda kurtulduguna dair bir sevincle sariliyor bizden birisine. Gozuyle kisinin haline sahit olunmadikca kulaga komik geliyor olmasina sasirmamak lazim.

  2. Hep düşünmüşümdür. Karabasan gerçekten var mı? Küçükken daha çok yaşıyordum bu tür olayları. Gerçekten çok fazla korkutucu bir şey. Bir yandan da çok gizemli.

  3. Yazıda belirtilen durumları hiç yaşamadım fakat yaşan bazı kişilerden bunun biraz psikolojik durumla da ilgili olduğunu duydum.Mesela kuzenim ne zaman stressli bir gün geçirse veya çok üzgün v.b. durumlarda olsa böyle uykusundan uyanıyormuş.Neye bağlı olduğu tam olarak bilinmese de yaşayan insan için ürkütücü bir durum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu