içinde

SinirlendimSinirlendim AğladımAğladım

Kadın Orgazmı Tarihi

kadın orgazmı

Kadın orgazmı ile ilgili geçmiş tarihte ilginç bazı gerçekler vardır. Bunları bir çoğumuz bilmeyiz. Kadın orgazmı yüzyıllar  boyunca doğru düzgün hiç anlaşılamamış. Hatta hep yanlış anlaşılmış. Kadınların orgazmı ile ilgili tuhaf ama gerçek tarihi bilgiler..

Kadın Orgazmı Tarihi

Kadın orgazmı insanlık tarihi boyunca tamamen görmezden gelinmedi. Ancak öncelikli olarak araştırılmamış ve çoğunlukla da yanlış anlaşılmış olan ilginç konulardan biridir kadın orgazmı. 1960’lardaki cinsel devrime kadar kadın orgazmı hakkında açıkça konuşulmadı. Hatta yok bile sayıldı. Halbuki kadınlar ilk çağlardan beri orgazm oluyorlardı..

Ortaçağda kadın orgazmı

Ortaçağ sosyal yaşamında adı pek geçmese de bilimsel kaynaklarda kadın orgazmı üreme teorisinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyordu. 13. yüzyıldan itibaren birçok ortaçağ metninde bununla ilgili bazı şeyler yazıldı. Kadınlarda  gebeliğin oluşması için  orgazm olması gerektiğini savunan pek çok görüşe rastlamak mümkündü. O zamanlarda yaşayan kadınlar için bu iyi haber gibi gözüküyor değil mi? Aslında bu görüş kadınları ciddi sıkıntılara, hatta intihara bile sürükleyebiliyordu. Çünkü kadın orgazmını tıp metinlerine konu eden farklı bir anlayış vardı. Kadınların üreme organlarının erkeklerinkinin tersine çevrilmiş hali olduğu düşüncesi oluşmuştu. Hatta kadınların da erkekler gibi boşaldığı fikrine dayanıyordu. Zamanında erkeğin sperm üretebilmesi için boşalması gerektiğini uzmanlar fark etmiş. Ama bu uzmanlar aynı şekilde kadınların da ‘içeride’ boşaldığını söylemişler. Kadınlarda gebeliğinin sadece bu şekilde meydana gelebildiğini varsaymışlar. Bu varsayımda o zamanlar pek iyi haber değildi. Çünkü tecavüze uğrayıp hamile kalan kadınların da orgazm olduğu düşünülüyordu. Yani o zamanlar bu bir tecavüz değildi. Karşılıklı rıza ve zevk ile gerçekleşen bir eylem olduğu düşünülüyordu. Bu anlayışın kim bilir kaç kadının hayatına mal olmuştu…

1800’ler ve histeri çılgınlığı

Kadın orgazmı, 1800’lü yıllarda histeri ile ilişkilendiriliyordu. Basitçe, duygusal ve sinirsel dengesizlik olarak tanımlanabilen histeri. İlk olarak meşhur Yunan tıp uzmanı Hipokrat tarafından tanımlanmıştır. Talihsiz bir şekilde, yalnızca kadınlarda rahimle ilgili bozuklukların neden olduğu bir bozukluk olarak görülmüştür. Hatta histeri kelimesinin kendisi bile rahim anlamına gelen hysterika kelimesinden türetildi. Modern tıbbın atası kabul edilen Hipokrat’ın bu görüşü, yüzyıllar boyunca histerinin kadınlara özgü bir nevrotik bozukluk olduğunun düşünülmesine neden oldu.

Bu bilgilerin eşliğinde 19. yüzyılda anskiyete, uykusuzluk, kas spazmları, karın ağrıları ve ‘çevresindekileri sıkıntıya sokma eğilimi’ gibi sorunlarla doktora başvuran kadınların tedavisi için cinsel rahatlama yöntemleri kullanılmaya başlandı. Başlangıçta tümü erkek olan doktorların bazı tespitleri vardı. Kadınların cinsel organlarını elle uyararak orgazm olmalarını sağlıyordu. Bunu tedavinin bir parçası olarak görüyorlardı. O zamanlarda bir yaygın inanış vardı. Bu inanışa göre normal kadınların cinsel arzularının olmaması gerektiği yönündeydi. Kadınların ‘nöbet geçirene kadar cinsel olarak uyarılması’ yöntemi vardı. Vajinada ki zararlı sıvıların boşaltıldığına ve bu sayede iyileşebildiklerine inanılıyordu. 1900’lü yıllara gelindiğinde vibratör, yine bir histeri tedavi aracı olarak çoktan icat edilmişti. Hatta doktorların kadınları ‘nöbet geçirene kadar uyarması’ için kullanıllmıştı. Ancak 1960’lı yıllara gelindiğinde, elektriğin evlerde yaygın olarak da rahatlıkla kullanılabiliyor olmasıyla vibratörler ‘rahatlatıcı masaj aletleri’ olarak halkın kullanımına da sunulmaya başlanmıştı.

 

1960’lar: Ama seks iyidir

1940’ların sonunda Amerikalı biyolog Alfred Kinsey’in hazırladığı ve ‘Kinsey Raporu’ olarak ünlenen çalışmaları oldu. Dünyada cinselliğe bakış açısını değiştiren bilimsel araştırmalardan oldu. Kinsey Raporu seksolojide devrim noktalarından biri kabul edildi. Alfred Kinsey, Kinsey Raporu ile 60’lardaki cinsel devrimin temelini atan kişi olarak tarihe adını yazdırdı. 20 binden fazla Amerikalı ile görüşmeler yaptı. Önemli veriler elde eden Kinsey, hayvanların cinsel yaşamı kadar araştırılmamış olan insan cinsel yaşamı ile ilgili en temel bilgileri sundu. Tabulardan arındırılmış bir şekilde insanlığın hizmetine sunan ilk bilim insanı oldu. 1960’lı yıllarda savaş karşıtı hareketin simgelerinden John Lennon ve Yoko Ono, yatakta verdikleri pozlarla ‘Savaşma Seviş’ sloganını dillere dolamaya başlamıştı. Bir yandan da gün geçtikçe hareketlenen cinsel devrimi besliyorlardı.

Aynı zamanlarda feminist düşüncenin de ilerlemesi, kadınların ‘da’ seksten zevk almasının normal olduğu ifade edilmeye başlandı. Bu yıllar kadın orgazmı için de bir devrim oldu. 70’li yıllara gelindiğinde bir kadının cinsellikten keyif aldığını ifade etmesi artık neredeyse normal kabul ediliyordu.

Hor görülen hazine: Klitoris

İlk çağlarda insan anatomisi üzerinde çalışan kişiler kadın üreme organlarının da tıpkı erkeklerinki gibi olduğunu düşünüyordu. Sadece erkeklerinkine nazaran daha içeriye gömülü halde olduğunu tahmin ediyorlardı. Ortaçağdaki cadı avları sırasında ‘şeytan memesi’ olarak adlandırıldı bu uzuv. Cadılık işareti olarak görüldü. Kadınların öldürülmesine ve işkencelere bahane ediliyordu. 1545’te yayınlanan bir anatomi kitabında klitoristen “yüz kızartıcı uzuv” olarak bahsedilmiştir. 1559’da Renaldus Colombus, ‘oralarda bir yerde’ kadın hazzının merkezinin yer aldığını söyledi. Hatta  penis gibi dokunulunca sertleştiğini ifade etmişti. 1671’de İngiliz ebe Jane Sharp, klitorisi kadın penisi olarak adlandırdı. Hatta cinsel birleşmeden zevk almayı sağlayan uzuv olarak tanımlamıştı.

Aynı yıllarda Hollandalı anatomist Regnier De Graaf da anatomistlere atıfta bulunmuştu. Bazı anatomistlerin bu uzuvdan hiç yokmuşçasına bahsetmemesi karşısında şaşkınız demişti. 1844’te Alman anatomist George Ludwig Kobelt, klitorisin anatomisini çizen ilk kişi oldu. 1900’lerin başında ise Sigmund Freud, klitoral orgazmın olgunlaşmamış kadınlara özgü olduğunu söylemiştir. Hatta sağlıklı kadınların vajinal orgazm olması gerektiğini söyleyerek kafaları karıştırmıştır. 1948 yılında ise Grey’s Anatomy adlı kapsamlı anatomi atlasında klitoris yer alıyordu. Ancak klitoris çizimleri yeni baskıdan sebebi anlaşılamadan kaldırıldı.

Cinsel devrimin öncüsü Alfred Kinsey, cinsel birleşmenin kadın hazzı için en iyi şey olmadığını söyledi. Klitorisin kadın hazzının merkezi olduğunu söyleyedi. O yıllarda bu söylediği şeyle dikkatleri üzerine çekti. 1966’da seksolojinin önemli isimlerinden William Masters ve Virginia Johnson bazı çalışmalar yaptı. Klitoral orgazmın da vajinal orgazm ile eşit olduğunu laboratuvar çalışmaları ile kanıtladı. Bu sayede Freud’un açtığı tartışmaları sonlandırdı. Avusturalyalı ürolog Helen O’Connell, 1998 yılında klitorisin kapsamlı bir anatomisini yayınladı.  Klitorisin penisten iki-üç kat daha fazla sinir ucu içerdiğini kanıtladı. İnsanlık tarihinde gerçekleştirilen bir çok keşifler olmuştur. Fakat kadın orgazmının anahtarı olan klitorisin tam olarak anlaşılması çok geç yıllarda oldu. Hatta 1998 yılını bulması ise trajikomik bir gecikme olarak tarihe geçti.

2000’li yıllar, gündelik orgazm

İçinde bulunduğumuz bin yıla gelindiğinde artık nihayet seks, cinsiyetten bağımsız olarak normal, sağlıklı bir aktivite olarak kabul edilmeye başlandı. Hatta yapılan araştırmalar düzenli olarak orgazm olan kadınların daha sağlıklı olduğu belirlendi.  Adet döngülerinin düzene girdiği, sinir sistemi fonksiyonlarının iyileştiği ve bağışıklık sistemlerinin güçlendiği kanıtlandı. Orgazmın sağlığa faydalarını da doğrulamış oldu. Ancak vajinal orgazm ve klitoral orgazm üzerine yapılan tartışmaları bazı çevreler tarafından devam ediyor. En azından kadın orgazmının normal, sağlıklı bir işlev olduğu kabul görülmeye başladı. Ancak bilim dünyasındaki tüm bu acayip gelişmelere rağmen bilinen bir gerçek var. Kadınlar insanlık tarihinin başından beri orgazm olmayı sürdürüyor.

Kadınların Hoşlanma Belirtileri

 

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Acıkcası konu cinsel içerik oldugu zaman kadınlar hayatın her alanında cekmiş ve Bi cok sey reva görülmemiş.. Histeri bölümünü cidden merakla okudum ve son bölüm artık orgazm gercegin faydası kabullenilmesi vs dogru ama bir cok yerdede fikir sevilmiyor.. Hülya avsar berlin in belinde o sahne ile bence Bi devrim yaptı sevmesemde kendisini o konuda takdir ederim

    • Kadınların tecavüze uğrayıp, hamile kaldığında orgazm olduğu, karşılıklı rızaları olduğu düşünülüp, kimbilir neler çektiğini düşündüm de. Gerçekten nutkum tutuldu.

  2. Çok ilginç bir o kadar da keyifli bir makale olmuş gerçekten keyif alarak okudum ki şaşırarak okuduğum yerler fazlasıyla olmadı dersem yalan olur teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

mavi renk

Mavi Renk Neleri Çağrıştırır?

atom çayı

Atom Çayı Faydaları Ve Zararları