içinde ,

BayıldımBayıldım

İstanbul’un Fethi Hakkında

İstanbul'un fethi

İstanbul’un fethi, o zamanlar Konstantinapol olarak da bilinen İstanbul’un Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesini ifade eden tarihi bir olaydır. O zamanlar oldukça zayıflamış Bizans İmparatorluğu, 55 günlük Osmanlı kuşatmasının ardından şehir surlarında gedik açılması ile beraber tarih sahnesinden silinmiştir. Fatih Sultan Mehmet, şehrin güçlü surlarını delebilecek kapasitede olan toplarla şehri karadan ve denizden kuşatma altına almıştı. Şehrin Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesi olası bir müslüman istilasına karşı durabilecek bir savunma pozisyonun yok edilmesine ve Doğu Avrupa’nın Osmanlı saldırısına açık hale gelmesine neden oldu.

İstanbul’un Fethi Öncesi Bizans Savunması

15. Yüzyılda İstanbul’un surları, tüm Avrupa’da bulunan en güçlü surlar olarak nitelendirilirdi. Şehirdeki kara surları, yaklaşık 6,5 kilometre uzunluğunda idi. Öte yandan şehirdeki surların genişliği ise 5 ile 12 metre arasında değişiyordu. Binlerce yıl önce yapılan bu surlar, yapıldığı günden bu yana asla delinmemişti. Deniz surları ise Marmara Denizi ve Haliç kıyısında bulunuyordu. Marmara denizi kıyısında bulunan surların uzunluğu 8 km genişliği ise 6 metre civarındaydı. Söz konusu surlar ve Haliç’e çekilen zincirin de etkisi ile Bizans kendini oldukça güvende görüyordu. Bizans İmparatorluğu’nda yaklaşık 30 ile 35 bin arasında silahlı sivil ve 7 bin civarında da eğitilmiş asker bulunuyordu. Bizans kuvvetlerinin çoğunluğu şehrin batısında ve kuzeyinde konuşlanmış konumdaydı. Öte yandan ufak bir donanma gücü de Haliç kıyısındaki zinciri korumakla görevliydi. Batılı güçlerin desteği olmadan Bizans çok fazla dayanamayacak durumdaydı.

İstanbul’un Fethi Sırasında Yaşananlar

Osmanlı kuvvetleri, kuşatma sırasında Bizans kuvvetlerini ve onların müttefiklerini sıkıştırmayı başarmıştı. Yaklaşık 60 bin ile 80 bin arasında Osmanlı askerinin kuşatmada yer aldığı düşünülüyor. Osmanlı askerlerine 69 top da eşlik ediyordu. Diplokionon’da Baltaoğlu SÜleyman Bey komutasında 31 büyük gemi ve 100’den fazla ufak gemiden oluşan bir donanmadan oluşuyordu. Fatih’in stratejisi açık ve netti. Donanmasını ve karadaki kuşatma kuvvetlerini Bizans’ı var gücüyle şıkıştırmak için kullanacaktı. Öte yandan topçularla yaylım ateşini de sürdürecekti. Fatih, Bizans’ın teslim olmasını veya Bizans surlarını delmeyi umut ediyordu. 6 Nisan günü, Osmanlı ordusu bir topçu saldırısı başlattı ve surların bir bölümüne hasar vermeyi başardı. 7 Nisan’da hasar verilen surların olduğu bölüme bir saldırı başlatıldı fakat Bizans kuvvetleri bu saldırıyı püskürttü ve surları onarmayı başardı. Bu saldırıdan sonra Osmanlı kuvvetleri, düzenli topçu atışını sürdürdü.

İstanbul’un Fethi ve Donanmanın Rolü

12 Nisan günü Fatih, İstanbul’un yakınlarındaki iki Bizans kalesinin alınması için bir birlik gönderdi ve Baltoğlu’na da Haliç’deki zincire saldırı emri verdi. Baltaoğlu komutasındaki donanma, iki kez geri püskürtüldü ve 17 Nisan gecesi Diplokionon’a geri çekildi. Öte yandan Baltaoğlu, şehrin güneydoğusunda kalan Prens Adalarını ele geçirmeyi başardı. Aynı gün Fatih’in kara kuvvetleri, surların Mesoteichon kısmına bir saldırı daha düzenledi. Öte yandan Baltaoğlu’nun adalardaki başarısı, Papalık ve diğer batılı güçlerden gelen desteğin hiçbir müdahaleye maruz kalmadan İstanbul’a ulaşması nedeniyle gölgede kaldı. Osmanlı Kadırgaları, Batılı savaş gemilerine müdahale edebilecek boyutlarda değildi. Bu nedenle bu savaş gemileri, hiçbir zarar görmeden Bizans’a yardım götürebildi. Bu başarısızlığın ardından Baltaoğlu, Fatih tarafından görevden alındı.

İstanbul’un Fethi ve Gemilerin Karadan Yürütülmesi

Fatih, Haliç’i ele geçirmek konusunda oldukça kararlıydı ve Bizans’ın da teslim olması için epey baskıda bulundu. Fatih, toplarından birkaçını Haliç’teki zinciri ve savunmacıları hedef alması için konuşlandırdı. Bu sırada Haliç ve İstanbul Boğazı arasındaki kara parçasından gemileri yürütebilmek için bu bölgeye yağlı tahta malzemeler döşettirdi. 22 Nisan günü, Fatih Sultan Mehmet’in gemileri Haliç’e indi ve bu noktaki savunma devre dışı bırakıldı. Bizans ve müttefikleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun Boğaz’da kalan gemilerine saldırı düzenlemeyi denedi fakat başarısız oldu.

Fetih  ve Surlardaki Gedik Açılması

Şehri tamamen çevreleyen Osmanlı Kuvvetleri, 29 Mayıs’a kadar topçu atağını sürdürdü. Osmanlı topları, surlarda birçok gedik açmayı başardı fakat bunların hiçbiri Osmanlı Ordusu’nun geçebileceği kadar büyük değildi. Şehirdeki savunmacılar, surları onarmaya ve St. Romanus Kapısın’daki zarar görmüş alanları güçlendirmeye devam etti. 29 Mayıs sabahı erken saatlerde Osmanlı işçileri, şehrin yakınlarındaki hendekleri doldurmaya başladı. Şafaktan hemen önce Sultan Mehmet, hem karadan hem denizden hem de topçu ateşi ile birlikte surlara hücum etti. St. Romanus ve Blachernae kapısına olan iki saldırı Bizans tarafından püskürtüldü. Bunun üzerine Fatih, yaklaşık 3 bin yeni çeriden oluşan ordu ile tekrar saldırıya geçti. Küçük bir grup şehrin kapılarından birini ele geçirmeye çok yakındı fakat savunmacılar Giustiniani Osmanlı topçu atağında ölene kadar savunmayı sürdürebildi. Giustiniani’nin ölümü, Bizans askerleri arasında moral bozukluğuna yol açtı ve bu sayede Fatih, St. Romanus kapısı çevresindeki iç surları ele geçirebildi.

Fetih Sonuçlanıyor

Savunmacıların önemli bir kısmı, Haliç’deki gemilere kaçmak isterken bozguna uğratıldı. Bizans İmpratoru XI. Constantine’in de gemilere kaçmak isterken Osmanlı güçlerince öldürüldüğü bildirildi. Fatih, şehrin tamamen yağmalanmasını engellemek istese de kısa süreliğine yağmalamaya göz yumdu ve bu durum birçok Ortodox kilisesinin yağmalanmasına neden oldu. İstanbul’un birçok bölümü kontrol altına alındığında Fatih Sultan Mehmet, Bizans caddelerinden geçip O zamanlar Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olan Aya Sofya Katedraline kadar geldi ve Aya Sofya’yı cami haline getirdi. İbadetini tamamladıktan sonra Fatih, tüm yağmalama faaliyetlerinin durdurulmasını emretti.

Meşhur Plevne Müdafaası ve Gazi Osman Paşa

Yorumlar

Cevap bırakın
    • Osmanlıyı seven saygı duyan biriyım ve Fatih Sultan Mehmet’in inanılmaz bişeyi hayata gecirip basardıgını düşünüyorum zekası tartısmasız ortada … Ruhları sad olsun..

  1. Bugün 567. yıldönümü olan kutlu zafer..

    İstanbul ve İstanbul’un fethi Türklerin ortaçağ’daki kızıl elmasıydı.
    Bu hedefe varabilmek için Türk milleti çağından öte bir ordu kurdu,
    o orduyu çağından öte teknoloji ile donattı.

    O ordunun başına da iyi bir komutan ve aynı zamanda bir bilim adamı mühendis olan bir lider geçti.

    Türkler 1453 yılında kızıl elmasına böyle ulaştı. Uzun yıllardır süre gelen Roma’yı böyle dize getirdik.

    Bilim ile, fen ile, düşünce ile, akıl ile…

    İstanbul’un ilk Fatih’i, Fatih Sultan Mehmet Han’a sonsuz teşekkür ve rahmetimizi sunarak

    İstanbul’un fethinin 567. yılı kutlu olsun…
    ATALARIMIZ RUHU ŞAD OLSUN

  2. 15. Yüzyılda İstanbul’un surları, tüm Avrupa’da bulunan en güçlü surlar olarak nitelendirilirdi. Şehirdeki kara surları, yaklaşık 6,5 kilometre uzunluğunda idi. Öte yandan şehirdeki surların genişliği ise 5 ile 12 metre arasında değişiyordu.

  3. Bu konu hakkında kimisi donanmanın büyük rolünü kimisi yeniçerilerin büyük rolünü öne sürer ama aslolan Mehmet’in döneminin ve yaşının çok ilerisinde bir zekaya sahip olan bir dahi olduğudur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Pastırmanın faydaları

Pastırmanın Faydaları Nelerdir?

Korona virüs artık daha az hasta edecek

Korona Virüs Artık Daha Az Hasta Edecek!