içinde ,

İnsan Egosuyla Birlikte Büyünün Ortaya Çıkması

insanın egosuyla birlikte büyünün ortaya çıkmas

” Biz büyüdük ve kirlendi dünya .. ” İnsan türünün ortaya çıkmasıyla beraber doğal seleksiyonda savaşta katmerlendi, egoyu başımıza dert eden evrimsel süreç ya da inananlar için nefs dediğimiz şey her türlü hile için hakkımız var dememize neden oldu .. İnsan egosuyla birlikte büyünün ortaya çıkması nasıl oldu peki ?

Öyle bir alan düşünün ki hem bilime hem de dinlere köken olsun. Belki de kısır döngüdür.

Büyü mü dini yarattı yoksa bilim mi büyüyü yarattı? 

İnsan Egosuyla Birlikte Büyünün Ortaya Çıkması

Tut elimden antik çağlara gidiyoruz…

Malumunuz mağaralarda avlanma sürecimizde bükemediğimiz bileği öpmek gibi onurlu bir davranış sergileyen canım insan türü bu konuyu tutup onursal mücadeleye çevirmiş, yetmemiş hileye hurdaya başvurmuş. Metafiziği sağ cebimize koyup yola devam edersek, inanma ihtiyacı ve akabinde de tapınmalar bu süreçte başımıza iş olmuş.

Yıldıza, aya, çiçeğe, böceğe derken yazılı metinler falan hoop dinler…

Elbette bununla sınırlı kalmayan insan, hilenin düzeyini abartıp büyüyü de icat etmiştir.

İlk etapta hasta ve yaralıları iyileştirmek adına çeşitli bitkiler ve şefkatli sözcükler ile umudunu yüksek tutmaya kalktıysa da zaman galip gelmiş ve büyüyü insan hayatının içerisinde çok önemli bir unsur haline getirmiştir.

Kültürümüzde çokça sevilen kahve falının Babil’de ortaya çıktığını biliyor muydunuz?

Peki bu cin – peri – kötü ruh gibi terimlerin kökeninin Yahudilerin, Firavun sihirbazlarına özenmesi neticesinde ortaya çıktığını söylesem?

İnsanları bu denli büyüye yönelten özünde romantik sorular ve yardım güdüsüyken bugün akıl sağlığına bile müdahale ediyor olması büyünün etki kazandığını mı gösterir sizce?

Cadı Avcılığı

Ortaçağda ki meşhur cadı katliamlarını birçoğumuz detaylıca bilmese de kulak aşinalığımız mevcut. Fareler kaynaklı ‘kara veba salgını’ ortaya çıkıyor. Katolik din adamları ise bunu Tevrat’ta ki ‘büyü ve büyücüleri aranızda yaşatmayın’ sözünden destek alarak cadılara bağlıyor ve ‘içme sularımıza, ambarlarımıza hastalıklı büyülerinizi bulaştırdınız’ diyerek engizisyonu kuruyor.

Sorularr sorularrr

Burada benim aklıma gelen birkaç soru var;

Büyü kavramı nasıl bir hal aldı ki koca bir kabileyi etkisi altına alıp uğruna Talmud’da ya da Tevrat’ta beyanat verildi?
İkincisi ise katledilen onlarca insanın sebebi olan inanç nasıl bir boyutta ki yine insanlığın ortaklaşa yarattığı bir dalda uğraşanları yaftalayıp katline olanak sağlansın?

Cadılar masum muydu?

Elbette hayır. Bir şeyleri elde etmek uğruna katledilme sebebin olan cümleleri tehdit unsuru olarak kullanırsan, nihai sondan kaçamazsın.

Ortaçağdaki bu cehalet savaşı ne yazık ki konuyu kapatmaya yetmedi. Bugün ülkemizdeki cinci hocalar, cinli filmler, büyüler, koca karı ilaçları, yaşanan dramlar ne yazık ki cehaletin hala aramızda kol gezdiğini gösteriyor.

İşte bunlar hep gripten

Günümüzde grip olunca hemen hapa şuruba başvurmayıp fix olarak uyguladığımız bir tarif var; Bal, zencefil, limon. Eski firavun kralının eşcinsel ilişkilerinde yaşadığı ereksiyon sorunu nedeniyle başbüyücüleri tarafından imal edildiğini biliyor muydunuz?

Balın libido üstünde ki etkisi, zencefilin de vücut ısısı üzerindeki etkisini bilirsiniz işte. Limonda konuya asidik yapısıyla dahil olup bu etkilerin daha çabuk ortaya çıkmasını sağlıyor.

Gaddar Asurlular’ın Ayinleri

Büyünün bir de ayin tarafı var ki bu ayinlerde Asurlular kadar zalim ve manyaklarını bulmanız imkansız. Günümüzde mezarlığa sabun gömmek, kadının regl kanından acayip şeyler yapmak falan Asurlular’ın ritüelleri karşısında o kadar masum ki.

Keçilerin canlı canlı derilerini kopartıp içine yusufçuk böcekleri gibi böcekleri paketleyip iyileşmesini istedikleri insana yutturdukları ayinler mi dersiniz, kendisine aşık olması için sevdiği adama kendi klitoristini kesip yediren çılgın kadınlar mı dersiniz. Bu verdiğim örnekler yapılan ayinler ve büyüler arasında en aklı selim olanlar ne yazık ki.

Sözün özü

Konuyu toparlamak gerekirse Antik çağda zavallı çocukların, bebeklerin kurban edilmesinden tutun Ortaçağdaki cadı avına, Yunanlıların ruh hastası simyacılarından günümüzdeki büyüye kadar insanın yenik düştüğü tanrısal egosu mutlak hakimiyet uğruna her zaman kendi yarattığı cehaletten beslenmiştir. Günümüzde ki teknolojinin geldiği nokta neticesinde eğitimli ve imkanlara erişebilen kesim arasında ehemmiyetini yitirmiş olsa da büyü hala insanlığın yarısından fazlasını fena halde etkisi altına alabilen bir felsefedir.

Dinlerin, bu konuya bakışı ise gayet keskindir ‘büyü vardır yapan ve yaptıran lanetlidir’

Tevekkül sizden takdir menteşeden

Göremediğiniz, çözemediğiniz, anlam veremediğiniz her şeyin bir başkası tarafından açıklanması muhtemeldir. Evhama kapılıp hayatı kendinize zehir etmemenizi tavsiye ederim. Menteşeleri yenilersen kapı gıcırdamaz, pencere lastiklerini eskidikçe değiştirirsen aradan sızan rüzgar perdeyi havalandırmaz, elektrik aksamı arada sorun çıkartır ve nasıl bir tesadüfe neden olduğunu hiç umursamaz.

Yunan Mitolojisinde Aşk ve Romantizm

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Bir çok kez hayatımın çoğu bölümünde denk geldim ben doğruluğuna İnanıyorum bazı insanlar inanmasa da gerçekten böyle şeyler varrr.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

sosyal medyada çok paylaşan çiftler

Sosyal Medyada Çok Paylaşım Yapan Çiftler Gerçekten Mutlu mu

mezopotamya

Mezopotamya : Tarihin, Kültürün ve İlklerin Beşiği