içinde

Hindenburg: Faciadan Modernizme

hindenburg: faciadan modernizme

Hindenburg, hiç şüphesiz bir facia ama sonuçları itibariyle de modern havacılığın sıçrayış yapmasına vesile olmuş bir olay. Hatta şöyle söylemeliyim ki Titanic’ten daha byük bit olay benim gözümde… Bakalım neymiş bu meselenin iç yüzü…

Hindenburg: Göklerin En Büyüğü

Zeplin adını duydunuz mu hiç? Hava gemisi desem? Şöyle söyleyeyim zeplinler, itme kuvveti uygulayan motorları ve havada yön vermeye yarayan dümenleri ve hidrojen dolu yapısı ile göklerde çığır açan ulaşım araçlarıdır. Üstünde puro şeklinde bir balon , balonun altında ise yolcu kabinleri bulunurdu. Bu girizgah yeterli zaten daha sonra zeplinler hakkında bir yazı daha yazacağım. Hindenburg adlı zeplin, zeplinlerin içerisindeki en büyüğü olma unvanını elinde bulunduruyordu. Yani Titanic’in göklerdeki hali idi dersek yanılmayız.

Birkaç Teknik Özellik

Alman yapımı olan bu dev zeplinin tam adı LZ 129 Hindenburg idi. Hindenburg adını ise Almanya Cumhurbaşkanlarından Paul von Hindenburg’dan gelir. Hani yukarıda dedim ya Titanic’in göklerdeki haliydi diye, işte her açıdan öyleydi. Yapımına 1931 yılında Almanya’da başlandı ve inşa süresi tam 5 yıl sürdü. Dile kolay, boy uzunluğu tam 245 metre! 4 Mart 1936 tarihinde ilk kez deneme uçuşları yapıldı. En büyük olmasının yanı sıra aynı zamanda lüksün de sınırlarını zorlamıştı. Restorantlar, sıcak su, yüzme havuzları… Hani anlayacağınız parmak ısırtan bir şatafat ve konforla seyahat etmekteydi yolcular. 1936 yılında tam 10 kez kıtalararası yolcu taşıdı kendisi. Bu bağlamda kesintisiz bir şekilde kıtalararası yolcu taşıyabilen ilk hava aracı olma unvanını da kazanmıştır.

6 Mayıs 1937: Felaketin Kıyısında

Henüz hizmetinin ikinci yılındaydı Hindenburg… Tarih kadranları 3 Mayıs 1937 tarihini vurduğunda Almanya’nın Frankfurt şehrinden, Amerika Birleşik Devletleri’nin New Jersey eyaletine doğru yola çıktı. Bu eyalete yaptığı ilk yolculuk olacaktı. Başarıyla ulaştı New Jersey semalarına aslında. Ne olduysa iniş sırasında oldu. O kadar ünlüydü ki, donanma hava üssüne onun gelişini izlemek için büyük bir kalabalık toplanmıştı. Ancak bu kalabalık tarihin en büyük facialarından birisine tanıklık edecekti. İnişi sırasında iskeletinden kopan bir parça hidrojen tanklarından birisini deldi. Yüzeydeki elektriklenme yüzünden hidrojen hemen alev aldı ve dev zeplin birden yanmaya başladı. Her şey o kadar çabuk olmuştu ki insanlar gördüklerinin şokunu uzun süre atlatamadı. Yeryüzündeki en büyük hava ulaşım aracı, iki dakika gibi kısabir sürede tamamen kül olmuştu. İçerisinde bulunan 36 yolcu ve 61 mürettebat olmak üzere toplam 97 yolcu bulunuyordu. Bu 97 kişiden 35’i ile bir yer görevlisi olmak üzere 36 kişi faciada hayatını kaybetti.

Bir Dönemin Sonu

Hindenburg, tarihin tozlu sayfalarına bir facia olarak geçti. Zira onun inişini kameralar kaydediyor, gazeteciler izliyor ve radyolardan canlı yayın yapılıyordu. Hal böyle olunca bu felaket haberi büyük bir hızla yayıldı. İnsanlar öylesine korktu ki, zeplinleri artık tercih etmemeye başladılar. Bir dönem gelecek vaat eden zeplinlerin devri böylece kapanmış oldu. Daha güvenli yolculuk arayışları ise modern havacılığın çağ atlamasına zemin hazırladı. Nasıl mı? Onu da başka bir yazımda anlatacağım kıymetli okurlar. Şimdilik kendinize iyi bakın.

 

Titanic: Buz Dağıyla Yüzyüze

Yorumlar

Cevap bırakın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Yükleniyor…

    0

    Yorumlar

    0 yorum

    21 Haziran 2020 güneş tutulması

    21 Haziran 2020 Güneş Tutulması

    Tahvil türleri

    Tahvil Türleri Nelerdir?