Seyahat

Gittim, Gördüm: Ankara Gezi Rehberi

Bugün sizlere başkentimiz Ankara ile ilgili gezi yazısıyla Seren Kısacık eşlik edecek… Seren Kısacık’ın gözünden Ankara gezi rehberi yazımız umuyoruz ki sizlere rehber olacaktır…

Gittim, Gördüm: Ankara Gezi Rehberi

Merhaba,

Hem kamp hem gezi için seçtiğim fakat Nisan için mantıklı bir seçenek olmadığını sonradan anladığım ve yardımcı olacağını düşündüğüm noktaları sizin için derledim . İstanbul’dan cumartesi 13.40 ta bindiğim hızlı trenden 18.30 da Ankara Garı’nda indim.

Ankara ‘ da geçirdiğim 4 gün 3 gecelik kamp için seçimimiz Beynam ormanı oldu başka da seçeneğimiz yoktu sanırım. Kızılcahamam‘ da daha kışın karı kalkmadığından orası en son seçenekti çünkü kış için yetecek teçhizata sahip değildim, kaldı ki Beynam‘da sabaha karşı çıkan kar ve tipi ile zor savaşabildim.

Beynam Ormanı…

Karagöl Tabiat Parkına gittiğimizde 8-9 aydır kamp için kapalı olduğunu öğrendiğimizde üzüldük. Karacaören’de çevredeki çöplerden ve bira şişelerinden dolayı içimize sinmedi. Son seçenek olan Beynam‘ı değerlendirdik ve oraya kamp attık. Beynam ormanı Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından işletiliyormuş, kamp için ücret ödemedik, yanımızda götürdüğümüz odunları kullandık, soğuktu, genzimizi yakan rüzgar ve eşyaların üzerine, araçtan çıkarır çıkarmaz, çiğ inmesi ile beraber nemlenmesinden mütevellit ateş yakmak oldukça zor oldu. İlk gece çok zorlansam da sabah kalktığımda beyaza bürünmüş Ankara‘yı izlediğimde yüzümdeki o “ben ne yaptım?” pişmanlığı yerini gülücüklere bıraktı.

Kampa Giderken Yanınıza Almanız Gereken 5 Şey

Pazar günü uzun yıllar kader mahkumlarını ağırlamış fakat şu an müze olan Ulucanlar Cezaevi‘ne gittik. Giriş ücretleri 1 kişi 5, öğrenci ve askerlere 2 TL‘dir. Ulucanlar‘da Bülent Ecevit, Necip Fazıl Kısakürek, Deniz Gezmiş ve daha bir çok tanınmış kişinin kaldığını ve onlara ait eşyaların olduğunu gördüm. Hiç bitmeyecekmiş hissi yaratan ses ve görsel canlandırmaları ile hafızamda derin hisler bıraktı desem abartmış olmayacağım. Oradan çıktıktan sonra Ankara ‘da mutlaka gidilmesi gereken Anıtkabir‘İ ziyaret ederken ne şanstır ki asker değişimine denk gelip o muhteşem manzarayı canlı canlı izleme şansım da oldu. Ata’mızın kabrinden sonra tekrar Beynam’a döndük.

Pazartesi gezmeye devam!

Pazartesi gününe Hamamönü‘nü gezerek başladım. Safranbolu evlerine çok benzeyen 3 sokak vardı ve bu sokaklar alabildiğine kafe ile doluydu. Hacettepe Üniversitesi’ne doğru inerken bir diğer adı imaret camii olan Karacabey Camii’ni de görmüş oldum. Yemek arası verdiğimizde Ankara’nın kuzusunun meşhur olduğunu fakat kuzu ile alakalı bir yemeğe sahip olmadıklarını ve artık ünlü bir kuzularının bile olduğundan kendilerinin bile emin olmadıklarını gözlemledim. Bana ağır gelen tahinli kaymaklı ekmek kadayıfını ilk defa tattım. Akşam olmaya başladığında Gençlik Parkı’nı gezdikten sonra günü noktaladık.

Türkiye Plastik Atıkların Yeni Adresi

Not: Atatürk Orman Çiftliği’nde kokoreç ve dondurma yemeyi, Kuğulu Park‘ta kuğular ile fotoğraf çekinmeyi, eğer gittiğinizde açık ise Atakule’den Ankara’yı panaromik izlemeyi unutmayın. Salı günü 23 Nisan‘ı Ankara‘da kutladıktan sonra 13.50 treni ile İstanbul‘a döndüm…

Umarım yazdıklarım sizlere yardımcı olabilmiştir.

Sevgilerimle, Seren Kısacık…

yym

Shall We? olmadan yapamaz O!

İlgili Makaleler

13 Yorum

  1. Kamp için Ankaraya gitmeyi hiç düşünmediğim için sanırım Beynam Oröanlarını da ilk defa duyuyorum.

  2. Çok güzel bir gezi yazısı olmuş, bu tecrübeleri bizimle paylaştığın için çok teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu