SON DAKİKA

Büyük Denizciler Ülkesi: Foça – Foça Tarihi

love

03 Kasım 2018'de eklendi

Büyük Denizciler Ülkesi: Foça – Foça Tarihi

Büyük denizciler ülkesi Foça’dayız… Bir zamanların en büyük medeniyetlerine ev sahipliği yapan Foça hakkında küçük bir araştırma yaptık. Hadi gelin Foça tarihi bizlere neler anlatacak biraz göz atalım…

İonlar’dan Bizans’a, Roma’dan Osmanlı’ya kısa bir Foça tarihi sizlerle…

Kyme’den hemen sonra, ana yolda göreceğiniz Foça tabelası sizi, bir yarımada boyunca denizle iç içe, Eski Foça’ya kadar götürecektir. Yol boyunca mavinin her tonuyla tanışacak, Ege’nin ışığı gözlerinizi kamaştıracaktır. İlk durağınız olan Yeni Foça’da bir kahve molası verin, eski evleri selamlayın ve asıl merkez, Eski Foça’ya kadar uzanan girintili çıkıntılı bu hareketli yolun keyfini çıkarın.

İ.Ö. 2 bine kadar uzanan Foça tarihi, eski adıyla Phokaia, İonlar’ın 12 kentinden biriydi. Aiolis olarak adlandırılan bu bölgede yer alan kent, İ.Ö. 7. yüzyıldan itibaren büyüdü ve 6. yüzyılın ortasından itibaren en parlak dönemini yaşamaya başladı. Foça’nın karşısında bulunan irili ufaklı adalar yüzyıllardır kentin en bilinen özelliğini oluşturur. Bu adalar uzaktan fok balıklarına benzetildiği için, denizciler tarafından bu kente Phokaia adı verilmişti. Özellikle denizcilik açısından çok önemli bir kent oldu.

500 yolcu kapasiteli ve 50 kürekli teknelere sahip olan Phokaia halkı, Helenistik dönemin uzun deniz seferlerine çıkan ilk kavimlerindendi. Akdeniz ‘in güney ve batı uçlarına kadar varan bu yolculuklarda İon medeniyetini tanıtmışlardı. Yazılı kaynaklarda, Phokaia halkı tarafından kurulan ve halen yaşayan bazı kentler şöyle sıralanıyor; Çanakkale’de Lapseki, Karadeniz’de Samsun, Korsika’da Alalia, İtalya’da Velia ve nihayet Fransa’da Marsilya…

Phokaia, Batı Anadolu’nun diğer kentleri gibi İ.Ö. 546 yılında Persler’in Sardes’i ele geçirmesiyle çöküşe geçti. Büyük İskender’in Persleri yenmesinden sonra sırasıyla; Pergamon Krallığı, Roma, Bizans, Selçuklu ve 1455 yılından sonra ise Osmanlılar tarafından yönetildi…

Foça tarihi

Foça tarihi ve Osmanlı’nın izleri…

Hem Phokaia, hem de bugünkü Foça, antik çağdan beri kenti çevreleyen surların içinde gizli. Dış Kale, Ceneviz ya da Osmanlı Kalesi olarak adlandırılan bölümün Osmanlılar tarafından deniz savunmasında en stratejik nokta olarak kullanıldığı biliniyor.

Foça limanında en dikkat çekici bir başka yapı ise bugün açıkhava tiyatrosu olarak da kullanılan ve Beşkapılar olarak adlandırılan Osmanlı kayıkhanesi. Beşkapılar’ın girip kapısı üzerinde yer alan yazıt, yapıyı Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 16. yüzyıla tarihliyor. Beşkapılar bugün hala tüm ihtişamıyla Foça burnundan Ege’yi selamlıyor.

Fatih ve Kayalar Camileri, Hafız Süleyman Ağa Mescidi, hamamlar, yatırlar ve mezarlık Osmanlı dönemi eserleri arasında yer alıyor.

İzmir’de Gezilecek Yerler

Foça evleri…

Foça’nın sivil mimariye örnek taş yapıları; sayıları giderek azalsa da büyük bir hayranlık uyandırıyor. Bugünkü yerleşim merkezinin dışında kalmış ve artık tek tük bulunan kule tipi evlerin yapı özelliği Bizans dönemine kadar uzanıyor. Merkezde yer alan ve çoğu restore edilmeye başlanan bitişik düzen evler ise avluları, ferforje süslemeleri ve ahşap kepenkleri ile yakın yüzyıl yaşamına ışık tutuyor.

Foça tarihi

Foça’da Pers izleri…

Foça’ya 7 kilometre uzaklıkta, otoyolun hemen kenarında yükselen bu Taş Kule, Foça tarihi açısından önemli bir yere sahip. İ.Ö. 4 – 6. yüzyıla tarihlenen bir mezar anıt. Masif, tek bir kayaya oyularak yapılan kulenin Pers yapısı olduğu düşünülüyor. İçinde iki odacık ve döşemeye oyulmuş bir mezar yer alıyor. Foça’da Heredot Duvarı olarak da anılan Arkaik dönem kent duvarının (İ.Ö. 590 – 580 yılları) uzunluğu 5 kilometreden fazlaydı ve Athena Tapınağı ile Liman Kutsal Alanı’nın bulunduğu yarımadayla birlikte kentin doğusundaki tepeleri de çevreliyordu.

Türkiye’de Mutlaka Görülmesi Gereken 10 Antik Kent

Foça adaları ve Atatürk’ün profili…

Foça açıklarında yer alan 6 ıssız ada; Orak, İncir, Hayırsız, Fener, Metalik ve Kartdere adaları günübirlik turizm için ilginç gezi durakları oluşturuyor. Bazıları piknik alanları ve plajlar da barındıran aynı zamanda balıkçılık için de bereketli koyları olan bu adalar içinde bir tanesi, uzaktan bakıldığında Mustafa Kemal ATATÜRK’e benzetildiği için özel ilgi görüyor.

Foça tarihi

Siren Kayalıkları’nda güneş zamanı

Foça Adaları aslında fok balıkları ve Siren Kayalıkları ile dünya turizmi içinde önemli bir yere sahip. Dünyada sayıları 400’ü geçmeyen ve “monachus-monachus” olarak bilinen Akdeniz foklarının yurdu Foça Adaları, WWF tarafından pilot bölge olarak korunuyor. Daha çok Orak ve İncir adalarında gözlenen foklar; kayaların arasında, dar ağızların ardında büyüyen mağaralarda yaşıyor…

Bu adaların insanoğluna sunduğu başka bir güzellik var ki, Foça’ya gelen hemen her misafirin aklını başından alıyor. Volkanik püskürmeler sonucu oluşarak, rüzgar ve suyun da etkisiyle bugünkü görünümünü kazanan Siren Kayalıkları Homeros’un Odysseia Destanı’nda aktardığı bir efsaneyle daha da zenginleşiyor.

Antik çağda açık denizden gelen gemiler, Siren Kayalıkları’nın dalgalarla oynaşan girinti ve çıkıntıların fok balıklarına benzetirler ve bu yanılgı yüzünden bir çoğu Siren Kayalıkları’nda parçalanarak batardı.

Bugün denizcilerin en romantik köşelerinden biri olan Siren’e gün batımında gidin. Güneşten yansıyan ışıklar dakika dakika değişecek, her bir girinti ve çıkıntı üzerinde dans ederek, suya son aksini düşürecektir… Ve güneş; martıların çığlıklarına aldırmadan, binbir renk dönerek, sessizce veda edip gidecektir.

Su, toprak ve ateş…

Su, toprak ve ateş… İnsanoğlunun varoluş serüveninin üç vazgeçilmezi… Anadolu insanı 8 bin yıl önce pişmiş toprağı keşfetti ve bu zengin topraklar Lidyalılar’dan, Hititler’e, Bizans’dan, Selçuk’a, Osmanlı’ya binbir form içinde tarihe tanıklık etti. İlk seramik İ.Ö. 6 binde Çatalhöyük’de yaratıldı ve binlerce yıl farklı kültürlerin, farklı medeniyetlerin izlerini taşıdı… Kimi yerde çanak, kimi yerde kap, vazo, küp, güveç, saksı, anfora, tanrı heykeli, süs eşyası, takı oldu… Selçuk ve Osmanlı’da sanatın doruğuna yükseldi, benzersiz çinilere dönüştü. Antik çağda, Anadolu’da da her kentte seramik atölyeleri bulunurdu. Ege kentlerinin de vazgeçilmezi olan seramik, özellikle Menemen çevresinde çok gelişmişti. Menemen’in bereketli killi toprakları, binlerce yıldır hiç tükenmeden atölyelerde çömlek oluyor…

Yorumlar

1
Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
seher35arslan Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
seher35arslan
Üye
seher35arslan

Memleketimin taşı toprağı sanat,tarih

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

11 Mayıs 2018, 11:11

Kamp Alanları, Gezilecek Yerler, Abant Gölü

Her ne kadar havalar tam olarak bize çok iyi davranmıyor olsa da şu sıralar, biz yine de yaklaşan tatil için planlarımızı şimdiden yapmaya başladık, bakıyoruz da herkesi ay tatilde nereye gitsem düşünceleri sarmaya başladı. Kimisi için tatil, herşeyin elinin altında olması, deniz-kum-güneş 3lüsünden vazgeçmeyerek dinlenmek demek. Kimisi için de binalardan,...

Devamını Görüntüle