içinde

Eski Ramazan Eğlenceleri ve Gelenekleri

Eski Ramazan Eğlenceleri ve Gelenekleri

Şimdilerde Ramazan eğlencesi dediğimizde şehirde belediyeler tarafından kurulan takı, süs eşyası, kitap standlarını ziyaret etmek, Feshane gibi yerlerde vakit geçirmek aklımıza geliyor. Peki ya günümüzden çok değil, teknolojinin bu kadar gelişmemiş olduğu zamanlarda, sadece 100 yıl evvel halk Ramazan ayı boyunca nasıl eğleniyordu? Eski Ramazan Eğlenceleri ve Gelenekleri yazımıza buyurunuz efendim…

KARAGÖZ VE HACİVAT

Ramazan eğlenceleri dendiğinde herkesin aklına gelen ilk eğlence muhakkak ki Karagöz ve Hacivat idi. Televizyonun olmadığı dönemlerde halk, özellikle de çocuklar keyifle izlerdi oyunları. Karagöz’ün hayata dair çok bilgili olmadığı lakin zeki olduğu, buna karşın Hacivat okumuş, görmüş bir karakter, Karagöz’ün arkadaşı olarak izlenirdi gölge oyununda. Farklı hikayelerde başka karakterler de boy gösterdi perdenin ardında; Bekçi, Bebe Ruhi, Tuzsuz Deli Bekir…

Eski Ramazan Eğlenceleri

DİREKLERARASI EĞLENCELERİ

Günümüzden en fazla 100 sene evvelinde bile halk en çok Ramazan ayında eğlenirdi. Teravih namazının ardından, ellerinde yolları ışıl ışıl aydınlatan fenerleriyle Direklerarası’na yollanırdı halk. Direklerarası, Ramazan ayı boyunca 150-200 sene evvel İstanbul/Şehzadebaşı – Vezneciler mevkileri arasında bulunan, tiyatro, kukla, ateş yutan adamlar, gölge oyunu gibi eğlencelerin sergilendiği, geniş meydanda direklerin arasına gerilen çadırların bulunduğu mevkiye denirdi. 1880lerde Şehzadebaşı mevkiine temsillerin sergilenmesi için tiyatro binası yapıldı. Zaman içinde eğlence merkezi Beyoğlu’na taşındı. Önceleri sadece Müslüman halkın gidebildiği eğlenceler, zaman içinde gayrimüslimlerin katıldığı eğlenceler haline geldi. Zaman içinde İstanbul eğlenceleri, batının da etkisiyle çehresini değiştirdi. Direklerarası, 1950lere kadar Ramazan eğlenceleri ‘ne ev sahipliği yaptı.

Eski Ramazan Eğlenceleri ve Gelenekleri

DİŞ KİRASI

Ramazan ayının insana huzur veren tarafı sadece ibadeti yerine getirmek değil, aynı zamanda yardımlaşmak, kimsenin diğerinden üstün olduğunu başkasına özellikle göstermeye çalışmaması, zengin olanın fakir olana destek vermesiydi. Osmanlı zamanında “Diş Kirası” adı verilen bir gelenek de buna verilecek örneklerden bir tanesi. Zengin aileler, konakları, sarayları, köşklerinde halka açık yemek verirlerdi. Gelen konuklar Tanrı misafiri olduklarından, kimseye gelme denmezdi. Eve gelen misafire ikram olunan yemeklerden sonra misafirlere kehribar tesbihler, takılar, gümüş tabaklar hediye edilirdi. Kendilerine bu sevabı işlemelerine sebep oldukları için, ev sahipleri tarafından bir nevi teşekkür idi.

Eski Ramazan Eğlenceleri

ZİMEM DEFTERİ

Hali vakti yerinde olanlar, esnafa gider, borç defterinde isimleri bulunan, maddi durumu iyi olmayan kimselerin borçlarını rastgele seçip öderlerdi. Bu sayede borç sahibi kişi ve borcu ödeyen maddi durumu iyi olan kişi de birbirini bilmezdi.

İki Farklı Güllaç Tarifi

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Eskiden çok eğlenirdik. Hala gelenekleri sürdürmeye çalişiyoruz Bursa ekibi olarak ama eskisi gibi merak eden eğlenen yok.
    Yazı şahane olmuş ellerinize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Mavi Balina’dan Sonra Mariam Oyunu Alarmı

Bozcaada Gezilecek Yerler

Bozcaada Gezilecek Yerler