içinde

BayıldımBayıldım

Edith Piaf Öyküsüdür

edith piaf oykusudur

Edith Piaf ismi denildiği zaman bazılarımızın gözleri ışıldar ve kulaklarımızda ruhumuzu okşayan melodileri çalmaya başlayıverir. Bu nedenle biz de onu elimizden geldiğince anlatma çabasına girelim dedik. Haydi bakalım yazımıza geçelim.

Edith Piaf Kimdir?

Bazı şarkıları çok güzel yapıyorlar, yetmiyor bir o kadar da iyi yorumluyorlar. Nasıl tarif edebilirim? Özlemek gibi, özgürlük, keder gibi güzel yapıyorlar işte.
“Adieu mon cœur.
On te jette au malheur.
Tu n’auras pas mes yeux
Pour mourir…”
Henri Contet’in nasıl bir kedere istinaden bu şarkıyı yazdığını anlayamayışımız bitmedi gitti bir de Edith Piaf’ın bunu böyle devasa söylemiş olması aklımızı başımızdan aldı.
Sahi klasik müziği falan sevmeyen kaldı mı yahu?

Bir Aşk Serüveni

Asıl adı Edith Giovanna Gassion olan Fransız müziğinin tanrıçası 1915 yılının Aralık ayında dünyaya Paris – Belleville’da gözlerini açmış.
Bir çoğumuzun hayal edemeyeceği hayatı daha 2 yaşında yaşamak zorunda bırakılmış o tatlı bebek …
1917 yılında henüz 2 yaşındayken annesi tarafından, genelev işleten anneannesine bırakılan Edith’e babası savaştan geri dönüp sahip çıkmak istemiş.
Uzunca bir süre cambazlık yapan babasıyla sokaklarda şarkı söyleyerek hayatını idame ettirmiş sevgili Edith fakat, aşk galip gelmiş ve 16 yaşında sevdiği adam ile yaşamaya karar verip babasını bırakmış.

Evlat Acısı…

Tam işler düzeldi, aşk galip geldi bir de yavrucağımız oldu diye sevinirken ne yazık ki 2 yaşında ki kızlarını menenjit nedeniyle kaybederler.
Edith’in hüzünlü hikayesi burada bitmez tabii.Kaybettiği çocuğunun acısı yetmemiştir ve bir de alkol ile başını derde sokar.
Sevdiği adamı arkasında bırakır ve sokaklarda yaşamını idame ettirmeye devam eder.
Henüz 18 yaşındayken ” Artık yukarı çıkmanın bir anlamı yok ” diyerek görüp görülebilecek en kötü batakhane ve barlarda hem sesini hem de erkek arkadaşının zorlamasıyla bedenini satmaya başlar.

Ve Başarı Basamakları

Takvimler 1935 yılını gösterdiğinde yaşadığı hayattan kurtulmak için her şeyi feda etmeye hazır olan ama bir türlü çıkış bulamayan Edith’in karşısına Gerny’s Kabaresi’nin sahibi Louis Leplee çıkar.
Güç bela kendisini kabaresinde şarkı söylemeye ikna ettiği bu güzel sesli kadın yani Edith Piaf, daha ilk geceden başarıyı yakalar.
“La Môme Piaf” Türkçesi ile -Kaldırım Serçesi-
1936 yılına kadar bir sürü kabarede sahne almış,sonrasında radyolarda çalışmış ve artık plaklar çıkartmaya başlamıştır.
Şöhretin zirvesine ise o en bilinen,en sevilen şarkılarından biri ile koşmaktadır. La vie en Rose… Louis Armstrong’dan da aşina olduğumuz şarkının sözlerine baktığımızda iç geçirdiğimiz çok olmuştur. Parçanın en sevdiğim kısmını bıraktım şuraya. 🙂
”Des nuits d’amour à plus finir
Un grand bonheur qui prend sa place
Les ennuis, les chagrins s’effacent
Heureux, heureux à en mourir”

“Bu Kadar Mutluluk Yeter!”

Jean de Florette’yi izlediyseniz aklınıza ilk gelen isim Yves Montand olacaktır. Ah hadi ama Edith’e sadece bunun için bile binlerce kez teşekkür borçluyuz zira hayatımıza öyle bir adamı kattı.
Unesco’nun Ermenistan’daki daimi temsilcisi olan Charles Aznavour’u hayatımızın ortasına bırakan kadının da aynı kişi olduğunu söylesem?
Charles Aznavour kim diyenler için ” La Bohem” diyorum daha da bir şey demiyorum. 🙂
İşler düzeldi her şey güzel gidiyor Edith yine aşık derken ”bu kadar mutluluk yeter!” diyen kader, Edith için bir kere daha ağlarını ördü ve 1949 yılında ondan hayatında en çok sevdiği adamı; Marcel Cerdan’ı aldı.

Alkol, Sigara, Uyuşturucu Batağı

Fransa’da tanınan bir adam olan Marcel Paris’te yaşıyor ve evliliğini devam ettiriyordu. 1949 yılında Edith ile buluşmak için New York’a uçarken düşen uçak kavuşmalarına engel oldu. O kazada ne yazık ki kurtulan olmadı.
Bu kadarına da dayanamayan Edith, artık alkol ve sigaraya ek olarak uyuşturucuya da başladı. Akabinde geçirdiği trafik kazası neticesiyle omuriliğinde kalıcı bir hasar meydana geldi ve yarı kambur olarak hayatına devam etti.
Hayatına bu kadar adamın girdiği bu muhteşem kadın resmiyette ilk eşiyle 1953 yılında evlendi ve 1957 yılında boşandı.
Çılgın kızımız 1962 yılında ise toplumun tüm normlarına inat kendisinden 20 yaş küçük Yunanlı Theo ile evlendi.

Ölüm…

Katolik kilisesi Paris Başpiskoposu yaşadığı bu aykırı hayat nedeniyle kendisine bir cenaze törenini bile layık görmemişken on binlerce hayranı 48 yaşında karaciğer kanserinden hayata veda eden Edith Piaf’ı son yolculuğunda yalnız bırakmadı.
En bilinen ve en sevdiğim şarkılarından birinin linkini şuraya bırakıyorum.

Edith’in hayatına ehemmiyet gösterip yazının burasına kadar geldiğiniz için de sizlere armağan ediyorum .
“Allez venez, M’lord ! “

Blues Müzik Tarihi ve Tüm Bilinmeyenler. Müziğin Kökeni Blues.

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Gece sıcaktır ışık doludur. İnsanlar aynı değildir, onlarla anlaşmak daha kolaylaşır. Geceleri, tanımasam bile hep dostlara rastlarım ben. Yüzler de aynı değildir, hepimiz güzelleşiriz.

  2. BEN KENDİSİNİ İÇ DİNLEMEDİM. AMA BU YAZI BENDE BİR MERAK OLUŞTURDU. BU YORUMUN ARDINDAN ŞARKISINI DİNLEYECEĞİM. FAZLA UZATMAYIM DA GİDİP DİNLEYİM. DİNLEDİKTEN SONRADA YORUM YAPARIM

  3. İnception işe geç tanıdığım üstadtır. Bu yaşanmışlıklarına bakıldığında ününü hakediyor. Paylaşımiçin teşekkür ediyorum

  4. Her basarının azmin arkasında büyük sıkıntılar oluyor hüzünlü ve hakedilmeyen bir son ama kilise yerine sevenlerinin sahip cıkması cok daha anlamlı.. Bu ismi sayenizde beynime degil içime kazıdım… Böyle isimler unutulmamalı..

  5. İlk defa dinlediğimde sesine bende bayılmıştım. Hala sevgiyle dinliyorum. Ama hayat hikayesini hiç merak etmemiştim. Emeğinize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

ipek yolu öyküsüdür

İpek Yolu Öyküsüdür

ilişkilerde yapılan hatalar

İlişkilerde Yapılan Hatalar