içinde

BayıldımBayıldım

Dönüş Yolu: Yolu Yaşamak, Yolda Yaşamak

Yolu-Yasamak-Yolda-Yasamak
Yolu-Yasamak-Yolda-Yasamak

Yavaş yavaş sona yaklaştık, ha gayret 🙂 Dönüş yolu

11 Aralık günü Erzurum merkeze geldim. Daha önce de gelmiştim ama pek merkezi gezme fırsatım olmamıştı. Shall we? aracılığıyla tanıştığım dostum Turanla şehri karış karış gezdik. Yakutiye Medresesi, Lalapaşa Cami, Erzurum Kalesi, konaklar, Kongre Binası, Çifte Minareler, Üç Kümbetler ve en son eski Erzurum evlerinin birleştirilmesiyle meydana gelmiş muazzam yapı.

Dönüş Yolu: Yolu Yaşamak, Yolda Yaşamak

Kıtlama şekerle 2’şer çay içtikten sonra yine Seyyah grubu aracılığıyla beni misafir edecek olan Eray’a geçtim. Eski İzmirli olarak konuşacak çok fazla konumuz vardı. Ne var ki Erzurum soğuğu beni ciddi anlamda yormuştu. Geri dönmek için biraz daha aceleci olmaya itmişti. Eray’ın Doğu Ekspresi yapsana önerisi ve beni özleyen dostlarımın, sevenlerimin de ısrarıyla 12 Aralık saat 11.48’de Erzurum’dan hareket edecek olan trene bilet aldım.

Yolculuğum başından sonuna hayatımın en güzel deneyimlerinde biriydi. Tekli pulman koltuğuma yerleşirken yanımdaki koltuklara da 3 çocuklu bir anne yerleşiyordu. Beni tanıyanlar bilir, çocukları çok severim. Sivas’a kadar Nuran, Salim ve Zafer’le sohbet ede ede, oyunlar oynaya oynaya geldik. Birkaç kez kapıyı açıp sarkarak videolar çektiğimi de itiraf etmeliyim. Ama sadece bir kez yakalanmış olmak bence ilk seferim için başarılıydı 😀

Yolculuğun Erzincan’dan sonrasında hava karamış olduğu ve Sivas’ta da çocukların inmiş olmasından ötürü biraz canım sıkılmadı desem yalan olur. Zaten Sivas’tan sonrasında hava aydınlanana kadar uyudum sanırım. Uyandığımda Ankara’ya oldukça yaklaşmıştık. Yanımda teyzeler vardı ve uyanır uyanmaz bana kekler börekler vermeye başladılar. Tıpkı gece Sivas’tan bindikleri anda olduğu gibi.

13 Aralık sabahı saat 09.00 civarı Ankara’ya indim. Metro ve otobüs aracılığıyla Çankaya Üniversitesi tarafına geçtim. İlk durdurduğum abi beni geçmesine rağmen geri geri gelerek beni aldı. Polatlıya kadar beraber devam ettik. Polatlı’da otostop çekerken ne tesadüftür ki yine Seyyah üyelerimizden Furkan Sefa ile denk geldik. Uşak’a kadar beraber devam ettik.

Uşak’tan bindiğim emekli astsubay amcayla Salihli’ye, Salihli’den de Urfalı abilerle İzmir’e vardım. 4 Aralık günü başlayan yolculuğum 13 Aralıkta son bulmuştu. Başladığım yere, yeni yerler keşfetmiş olmanın ve yeni yollar yaşamış olmanın verdiği huzurla dönmek paha biçilemez.

Hep söylerim;
Mühim olan yola çıkmak yahut bir yere varmak değildir.

Mühim olan yolu yaşayabilmektir.

Okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü: Yolu Yaşamak, Yolda Yaşamak

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Doğu Expresi beni hep çocukluğuma götürür.
    Tren Tunele girdiğinde bir ürperti yaşardim.
    Sizlere ve cesaretinize hayranim.
    Haziran ayi Türkiyede olacağim ve Sizlerle seyehat etme imkanim olursa ne mutlu bana

    • Oyle güzel bir anlatımın var ki insan cidden gitmiş gibi hissediyo… Seyyah kelimesini bence fazlasıyla hak ediyosun yasayıp paylastıklarınla.. Ufaklıklarla olan bölümü ayrıca begendim samimi içten cunku umarım bu ozel yerleri yakından kesfetmek bana da kısmet olur.. Dogu ekspresi güzel Bi ayrıcalık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

gaz yapan yiyecekler

Gaz Yapan Yiyecekler

aslan burcu 2020

Aslan Burcu 2020 Yılı Yorumları