içinde

Dilber Ay Hayatını Kaybetti!

Dilber Ay Hayatını Kaybetti!

Zorunda mıyım? nidaları ile hatırladığımız, büyük bir sanatçı olan Dilber Ay, bu gece yarısı kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede hayata gözlerini yumdu.

Dilber Ay Kimdir?

1 Ocak 1958 yılında Kahramanmaraş’ta hayata gözlerini açan Dilber Ay, acılı bir hayat öyküsü ve derinden etkileyen sesi ile gönüllerimizde taht kurdu. İzzet Çapa ile yaptığı bir röportaj sırasında ona sorulan ” Dilber Ay mı doğdun, sahne mi seni Dilber Ay yaptı?” sorusu ile kendi hayatını özetledi. “Dilber Ay doğdum, Dilber Ay kaldım… Halep asıllıyım, aşiret derler ya. Onun içinde doğdum ben. Çadırda doğmuşum, ağlamam bile Barak olmuş. Barak’ın annesiyim ben!”

“Aşirette Şarkıcı Olmak Zordur!”

Diyor güzel sanatçı. Basamakları çıkması hiç kolay olmamış ama o ilk basamağı da neredeyse ölüme sebep olacakmış.

Türkü söylemeye bebekken başladığını dile getirse de aslında hiç kolay olmamış onun Dilber Ay olması. Bir gün bir yıldız avcısı gelmiş köyüne. Güzel ses arıyormuş. O da çocuk ya, hemen koşarak gitmiş yeğeni ile ekibin yanına. Bir şarkı söylemiş ekibe, ekip lâl olmuş. Eve dönerken bir de bakmış ki arkasında tüm akrabaları. Ölüm korkusu ile döndüm diyor eve. Zaten o korkunun da bir aslı varmış aslında. Babası parmaklarının arasına kaşık koyup kırmış parmaklarını. Hırsını alamamış olacak ki boynuna dolamış urganı, sürüklemiş ahıra. Bütün gece orada hayvanlarla yattım diye anlatıyor o geceyi…

Dilber Ay Hayatını Kaybetti!

O Birinci Olmuş, Ama Zorla Evlendirilmiş!

Köye gelen radyoculara söylediği şarkı ile birinci olmuştu. Olmuştu olmasına ama âşiret vardı sırtında kambur. Nasıl olacaktı ki zaten köy yerinde? Daha 13 yaşında, dedesi yaşında bir adama vermişler onu. Sonrasında boşanmış boşanmasına da, bu evlilikten masum iki tane evladı olmuş güzel sanatçının.

Hayallerinin Peşinden Koşmuş!

Zamanında kazandığını belirten mektubu nenesine vermiş, saklasın diye. Sonra o mektubu aldığı gibi dayanmış radyonun kapısına.

“Sene 1972-73. Mevsim kış. Ayakkabı falan ne arasın köy yerinde. Bir lastik var o da delik! Yün çorabı giymişim ama delikten giren su ıslatmış onu da. Şalvarım var bacağımda. İçeride beni hatırladılar, aralarında para toplayıp beni gönderdiler, Eylül’ün 20’sinde gel dediler.”

Böyle anlatıyor o günleri Dilber Ay, onun için toplanılan parayla ayakkabı aldığını anlatırken. Tabi sonra dönmüş baba evine. Ama bu seferki dönüşü bambaşka olmuş. Babası ile dönmüş radyoya!

“Öldürecek sandım beni. Meğer babam da kaçmış evden, Nuri Sesigüzel ile türkücü olmaya gelmiş. Nuri ağabey askerlik arkadaşıymış.”

“Didine Didine Geldim Bu Günlere!”

Sözlerinden anlardık zor zamanlar geçirdiğini, ama onun ağızından dinleyince bir başka oluyormuş insanın içi…

Bir anda şöhret basamaklarını bitirmiş, zirveye oturmuş Dilber Ay, böyle de başlamış sanat kariyeri. Dönemin en meşhur isimleri ile sahne almış ve en çok parayı da o kazanmış! Öyle ki bir gün Zeki Müren onun otomobilini görüp yanına çağırtmış;

“Bir gün Ankara’da çorba içiyoruz. Zeki Müren beyfendi benim arabayı kapıda görüp ‘Bunun sahibini bana çağırın.’ demiş. Araba Cadillac 8! Önüne de bir bayrak kondurmuşum ki sormayın. Ben Zeki Müren’in yanına gidince ‘Yahu sen bu yaşta bu arabanın sahibi olmuşsun, başka neyin var?” diye sordu. Dört evim vardı, bugün 2 milyon versen alamazsın! Ayrıca üç tane Amerikan arabam daha.”

Bir de Oyuncu!

Sanat kariyerinin basamaklarını en hak ettiği şekilde tırmanan Dilber Ay’ın bir de oyunculuk kariyeri var. Cezmi Baskın ve Öykü Namal ile beraber ‘Beynelmilel’ filminde rol aldı.

Eh o kadar da kolay olmamış oyunculuğa başlaması. Zor ikna etmişler sete gelmesi için. Setten kaçıp kaçıp durmuş. Her seferinde, yıllar önce bir konserinde beğenmeyip sazını kırdığı Sırrı Süreyya ikna etmiş onu geri dönmeye. Bir de şöyle eğlenceli bir anısı var filme dair:

“Meral’le(Meral Okay) yatağa girdik. İkimiz de maşallah 40 kiloyuk. Sırt sırta yatmamız lazım. Ama altımızdaki döşek el kadar. Ben düştüm betonun üzerine. Bir daha, bir daha, olmadı baştan, defalarca çektiler. En sonunda şöyle bir göt vurdum karıya, ‘Öte git yaa’ dedim. Rahmetlinin beli kıkırdadı. Kalkamıyor. Hemen Sırrı’yı çağırdık; biraz masaj yaptı da kaldırdı yerden. ‘Kız Dilber nasıl vurdun öyle’ dedi.”

Işıklar içinde uyu Dilber Ay!

Türkiye’nin İlk Çocuk Kültür Festivali “Yaratıcı Çocuk Festivali” Mayıs’ta!

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Kadın kelimesinin hakkını veren, hayatın önüne çıkardığı engelleri nasıl aştığını çok az bir araştırma yaparak bilgi sahibi olabilirsiniz.. Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin..

  2. Hüzünlü bir hikaye. Ve belki de hayatım boyunca hiç unutmayacağımız bir replikle gitti.
    Zorunda mıyım?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

3-mayıs-vizyona-girecek-high-life

High Life Filmi Vizyona Giriyor. Filmin Fragmanı ve Konusu

Türkiye'nin İlk Çocuk Kültür Festivali Yaratıcı Çocuk Festivali Mayıs'ta!

Türkiye’nin İlk Çocuk Kültür Festivali “Yaratıcı Çocuk Festivali” Mayıs’ta!