Mutfak

Damla Sakızının Tarihçesi

Damla sakızının tarihçesi konusu, aslında hikayesi olan yemekler serisi için araştırma yaptığım sırada karşıma çıktı ve ilgimi çekti. Bazı ilginç bilgilere rastladığım için bunları sizlerle de paylaşmak istedim. E bu vesileyle de hikayesi olan yiyecekler serisine şöyle bir adım atmış olalım.

Damla Sakızının Tarihçesi

Damla sakızı hemen hepimizin bildiği bir ürün. Özellikle ben dahil Türk kahvesi içerisinde tüketmeyi seven çok fazla kişi vardır. Bunun dışında normal sakızlarda da kullanılmakta olup kokusu insanı cezbedicidir. Peki yiyecek-içecek dünyamızın geniş bir alanında karşımıza çıkan bu madde nereden geliyor? Kökeni nedir? Tarihçesi nedir? Gelin bunlara birlikte göz atalım.

Damla Sakızının Tarihçesi Oldukça Eski

Damla sakızı ağacının yetiştiği başlıca yerler Sakız Adası ve İzmir-Çeşme… Bunun dışında bir Akdeniz iklimi ağacı olması nedeniyle Akdeniz’e kıyısı olan diğer yerlerde de görülebilir. Sakızın dünyaya yayıldığı tarihlere baktığımız zaman kullanım tarihinin çok eski olduğunu da anlabiliriz. Nitekim 900’lü yıllarda dünyaya yayıldığı söylenmekte. Demek ki yerel bazda kullanımı çok daha eskilere dayanmaktadır diyebiliriz. Şöyle ki arkeologlar, yaptıkları araştırmalarda (grubumuzun arkeoloğu Aslı’ya da selam edelim) 6000 yıl öncesine tarihlenen sakız ağacı kalıntılarına rastlamışlar. Meşhur İlyada ve Odissea eserlerinin sahibi olan Homeros ise sakız ağacı hakkında bize ilk bilgileri veren kişidir ve bu bilgilerin tarihi milattan öncesine aittir. Bu yıllarda dahi sakızın kozmetik, ecza ve gıda olmak üzere çeşitli alanlarda kullanıldığı bilinmektedir. Mesela Hipokrat, tedavilerinde sakıza sıklıkla yer vermiştir.

damla sakızının tarihçesi

Ağaç Kesenin Cezası Ölüm!

Bu denli ağır olmasa da günümüzde de ağaçlara zarar verenlere çok ağır yaptırım gelmesini bekliyoruz değil mi… İşte bundan asırlar önce Sakız Adası’nda bu durum mevcuttu. Cenovalılar 14. yüzyıl dolaylarında buraya gelip sakız üretimini ele geçirdikten sonra çok sert tedbirler almışlar bu ağaçlar için. Artık ticaretleri zarar görmesin diye mi yoksa ağaçları çok sevdiklerinden mi yoksa her ikisinden dolayı mı bilinmez, bir sakız ağacını kesmenin cezasını idam olarak belirlemişler. Bazılarınızın içinden “adamlara bak bizim yapamadığımızı yapmışlar” dediğini duyar gibiyim. 

Doğu Roma-Ceneviz-Osmanlı

Sakız adası ilk olarak Doğu Roma yani Bizans egemenliğinde kalmış. Daha sonra 14. yüzyılda Cenevizliler buraya gelip sakız üretimini ele geçirmişler. Sonra da 1566 senesinde Kanuni Sultan Süleyman devrinin son demlerinde Piyale Paşa tarafından fetholunmuş. Hangi uygarlık gelirse gelsin sakız asla değerini yitirmemiş. Hatta Osmanlı’da sakız gelirleri has olarak bilinen ve geliri direkt padişaha ait olan gelirler arasındaymış. En iyi damla sakızları saraya gönderilip geri kalanların da ticareti yapılırmış.

Sakız Üretimi Nasıl Yapılır?

Sakız üretimi oldukça sahmetli bir iş. Hatta eski Yunan’da sakız işiyle uğraşan kişiler zeki ve sabırlı olarak görülür, kendilerine bundan dolayı hürmet edilirmiş. Günümüzde de sakız üretimi zor. 3-4 metreye kadat yükselebilen sakız ağacıcının dallarına ve gövdesine yatay şekilde çentikler atmak suretiyle reçine akıtılıyor. Elde edilen reçineler ilk başta sıvı olsa da daha sonra kuruyormuş. Bundan sonra bu reçineler toplanıp muhafa ediliyormuş. Peki bu işin zahmeti nerede diyecek olursanız hemen anlatayım. Öncelikle damla sakızında renk faktörü çok önemliymiş. Temel olarak en şeffaf renkli ve boncuğumsu yapıda olanlar en kaliteli olanlarmış. Sarı renge çalan sakız reçineleri ise daha düşük kaliteli olup tercih edilmezmiş pek. Öte yandan sakız ağacı, 15 senelik olana kadar da verim vermemekteymiş. Cidden sabır işi anlayacağınız.

Sakız Adasından Tüm Dünyaya

Evet günümüzde İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan gibi bir alanda yayılış gösteriyorsa da Sakız adası dışında ticaretini yapan yer yok. Gerçekten de tüm dünyanın sakız ihtiyacı Sakız adasından karşılanmaktaymış. Günümüzde bu işle uğraşan kişilerin sayısı azalmış tabi. Bunda en önemli sebep sakız üretiminin zor olması ve aşırı yapılaşma nedeniyle sakız ağacı alanlarının imara açılması. Yani rantın devreye girmesiyle bozulan bir alan daha anlayacağınız. Umarım bu durum düzelir diyor ve damla sakızının tarihçesi yazımı sona erdiriyorum. Farklı konularda görüşmek dileğiyle hoşça kalın.

Albaquerque Balon Festivali

Malahay

KTÜ mezunu bir tarihçi, sosyal bilimlerin en fantastik savunucusu, Shallwe içerik üreticisi...

İlgili Makaleler

10 Yorum

  1. Tükettiğimiz ama hikayesini hiç bilmediğimiz bir bilgiydi teşekkür ediyorum paylaşım için.

  2. Kokusunu ve tadını çok severim Damla sakızının. Aklıma direk miis gibi Türk kahvesi ve lokumu geldi :) bilgilendirme için teşekkürler

  3. Sakız gelirinin has sayıldığını okumuştum bir kaynakta. Yaş küçük olduğundan komik gelmişti

  4. sakız adasında görmüştüm. ağaçlar ağlıyor diyorlardı :) çok seviyorum sakızı.. Bilgilendirici yazı için teşekkür ederim :)

  5. Valla tatlıda sevmen ama kahve de kızımla cok severiz keyifli Bi içerik olmus bu tip seylerin tarihcesinin olması da ayrı güzel.

  6. Ne tatlıda ne de kahvede severim, ben de böyle bir antikayım‍♀️ sadece sakız olarak severim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu