in

BayıldımBayıldım

Çöl Pembesi

Çöl pembesi
Çöl Pembesi rengini daha önce gördünüz mü? Çöl pembesine düşte mi ulaşılır yoksa gerçekten var mıdır, var ise şayet anlamı nedir?
Hikayemizdeki bedevi ile gördüklerinin serap mı, gerçek mi olduğuna birlikte tanıklık edelim.

Çöl Pembesi

‘’ Eski zamanların birinde bir bedevi; rüzgarın dalga dalga desen verdiği, adına  ‘’badiye’’ de denilen sarı kurak topraklardan geçiyormuş.. Kendi devesi öldüğü için çölün sonunda bulunan kervandan bir deve almakmış niyeti..

Çöl gündüz çok yalnız ve sıcak, gece çok sessiz ve karanlıkmış. Burada geceyi geçirip de sabaha ulaşan pek olmamış..

Öyle sıcakmış ki hava, bir yandan terliyor bir yandan da esen rüzgârın yüzüne yapıştırdığı kumları, temizlemeye çalışıyormuş..

Güneş henüz tepedeyken, bu çölü aşabilmek için daha hızlı yürüyor, yürüdükçe terliyor, terledikçe yolun sonunu görebilmek için başını daha dik tutup gözlerini ise daha çok açıyormuş..

Güneş yönünü batıya çevirdiğinde ise ümidini kaybetmek üzereymiş..

Çamura dönmüş mendiliyle tekrar yüzünü silerken;

‘’ Yolun sonu gelmiyor, mataramda da ise sadece birkaç damla su kaldı..

Üstelik güneş de batıyor.. Işık olmadan sabahı görebilmem imkansız’’ diye geçiriyormuş içinden..

Çöl Pembesi Kumların Oluşumu..

Bildiği duaları peş peşe okurken, güneşte bütün ışıklarını yeryüzünden çekmek için onunla yarışıyormuş..

Hızlı olabilmenin verdiği telaşla yürürken; alnındaki bir damla ‘ter’ toprağa düşmüş..

Sonra yer yerinden oynarcasına bir zelzele meydana gelmiş..

Kemiklerin birbirinden ayrılırken çıkardığı sese benzer bir çatırdama, ama  daha şiddetlisi, kulakları çınlatan bir gürültüyle yayılmış etrafa..

Kumların içerisinden; yukarı doğru hareketlenerek çıkan, parlaklığıylaysa güneşi andıran

Altın bir çeşme belirmiş karşısında…

Koşarak yanına yaklaştığında pembe bir suyun aktığını olduğunu görmüş çeşme başında..

Serap gördüğünü ve bunların aslında ışık oyunu olduğunu zannederek defalarca gözlerini kapatıp açmış..

Ellerini suya değdirdiğinde ve sudan bir yudum içtiğinde ağzında kalan şeker tadıyla inanmış aslolana;

‘’Sen toprağa ne verirsen daha fazlasını verirdi sana.’’

Çöl İçinde Pembe Ne Demek..

Su aktıkça; çeşmenin etrafında bulunan buğday sarısı kumlarla birleşiyor ve pembenin her tonu şeritler halinde yayılıyormuş etrafa.  Biriken su daireler çizip de  kumlar tarafından yer altına çekilmeye başladığındaysa bu defa sarıyla pembenin  renk cümbüşü çıkıyormuş ortaya..

Bedevi; kaftanını çıkarıp heybesini de sırtına sakladıktan sonra yaslanmış çeşmeye, yummuş gözlerini..

O geceyi su bulabilmenin ve aydınlıklar içinde uyumanın verdiği huzurla geçirmiş..

Sabahın ilk ışıklarıyla uyanır uyanmaz, çeşmenin hareketlenerek, geldiği o uğultulu sesle toprağın altına indiğini izlemiş..

Yaşadığı bu mucizeyi ulaştığı kervanda kime anlattıysa, herkes inanmış ona..

Bedevilikten çıkan bu renk, yayılmış cümle cihana..

İnançlarını yitiren, ya da olur da umutsuzluğa düşen olursa ; sarılırmış çöl pembesine.

O günden sonra da badiye’de ne zaman pembe kum görülürse; Bilinirmiş..

‘’Burdan umudunu yitirmiş, bir bedevi geçmiş..’’

Arya KARAKAYA

 

Göğün Kanunları

9 Comments

Leave a Reply

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Fortnite battle royale

    Fortnite Battle Royale Google Play Store’da Yayınlandı

    Müzeler

    Türkiye’de Ziyaretçilerini Hayran Bırakan Müzeler