içinde

Çevremizdeki Uyarıcılar

Çevremizdeki uyarıcılar

Çevremizdeki uyarıcılar tarafından nesne ya da olayları aynı/farklı düzeyde algılamaya maruz bırakılıyoruz. Peki algılarımız nasıl oluşuyor?

Algılarımıza KİA’lar nasıl yön veriyor? Gelin birlikte algılama sürecimize göz atalım..

Çevremizdeki Uyarıcıları Nasıl Algılıyoruz?

Maruz kaldığımız uyaranları duyu organlarımız aracılığıyla algılayıp duyusal verilere dönüştürebilme işlemi ‘’algı’’ olarak tanımlanmaktadır.

Çevremizde olup bitenlerin farkına varmamız ve algılayabilmemiz için duyu organlarının yanı sıra bir de yaşanmışlıklara ihtiyacımız var..Yaşanmışlıklarımız algı süreçlerimizi etkiliyor ve bu yüzden algı kişiden kişiye değişiyor. Edindiğimiz deneyim ve tecrübeler neticesinde duyu organlarımızın da yardımıyla zihnimizde farklı algı süreçleri meydana getiriyoruz.

Duyduğumuz ses, aldığımız kokuya anlamlar yüklüyoruz.. Ve belki de bu yüzdendir diğer insanlarla bir resme baktığımızda iki farklı obje görüyor olmamız..  Ya da bir yemek kokusu aldığımızda yahut tattığımızda hissettiklerimiz..

Üstelik ‘’yumuşacık, pamuk gibi’’ diye tanımlanacak nesnelere daha önce duyusal olarak erişmemiş olsak tanımlayamazdık öyle değil mi?

Çevremizdeki Uyarıcıları Seçici Algılama ile Kavrama

Çevremizdeki uyarıcılar arasından bize erişen sadece küçük bir kısmını algılama eğiliminde olma durumudur.

Gün içerinde hepimiz birçok uyarıcıya maruz kalıyoruz ama hepsine birden aynı dikkatle bakmıyor ya da görmüyoruz. Örneğin televizyon izlerken her reklam aynı oranda dikkatinizi çekmiyor. Eğer reklam içeriğinde ihtiyacınız olan ürün ya da hizmet söz konusu ise daha çok ilgi duyuyorsunuz.

Araba alacaksınız x marka x modele yoğunlaştığınız için trafikte sürekli bu arabayla karşılaşırsınız.

Ya da buzdolabı alacaksanız sürekli buzdolabı reklamlarına yoğunlaşır, dışarıdaysanız da beyaz eşya mağazalarının isimlerine istemsizce dikkat edersiniz..

Tüketicilerin var olan ihtiyaçları ya da alışkanlıklarına maruz bırakılma durumu da söz konusudur. Bu uyarıcıları da en çok ‘’Kitle İletişim Araçları (KİA) ‘’ tarafından alırız..

KİA reklam kuşakları tam da bu düzene göre tasarlanır.. Sabahları en çok çocuklar tv izlediğinden reklamların genellikle mısır gevreği, çikolata, dondurma ya da oyuncak olduğunu gözlemlemiş olmalısınız. Günün öğle vakitleri daha çok ev hanımları tv izlediğinden reklamlar genellikle annelere yönelik.. Bebek bezi, bebek maması, mutfak robotu, fırın vs..

Akşam olduğunda ise çalışan kesimin evde olduğu düşünülerek daha çok fiyatı yüksek reklamları gözlemleriz.. Araba, ev, ev tasarımı vs..

Algılamada Zemin – Şekil / Figür – Fon İlişkisi

Nesneleri algılarken örgütleyici faktördür ve nesnelerin zemine göre göze çarpmasına /çarpmamasına neden olur.

Bazen iki renk içeren resimlere bakarken birini baz aldığımızda resmedilen ikinci objeyi görmememiz bu yüzdendir.

Bazen de bir yere bakıyor ve aradığınız nesne orada olmasına rağmen göremiyorsanız tamamen şekil ve zeminin benzer tonlarda olması durumu söz konusudur.

Örneğin; bir mağaza vitrinine baktığınızda aradığınızı göremiyorsanız vitrin tasarlanırken aynı tonlar kullanılmış şekil ve zemin zayıf biçimde birbirinden ayrılmıştır. Bu yüzden her nesnenin birbirinden farklı olarak algılanması ve fark edilmesi için mağaza görselcileri vitrinleri zıt renklerle tasarlar.

Suskunluk Sarmalı

Yorumlar

Cevap bırakın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Yükleniyor…

    0

    Yorumlar

    0 yorum

    stabil bilmeyen mi var

    Stabil Bilmeyen Mi Var Yayında!

    esmer manken

    Karanlığın Kraliçesi Nyakim Gatwech Rekorlar Kitabına Girdi!