içinde

Cape Town Gezi Rehberi

Afrika’nın güney ucunda, Cape yarımadasında bulunan Cape Town, Güney Afrika’da turistlerin en fazla ziyaret ettiği yer. 3.5 milyonluk nüfusuyla Güney Afrika’nın en büyük ikinci şehri. Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu’nun birleştiği yerde bulunan Cape Town doğal güzellikleri ve gelişmiş şehirciliğiyle bir Afrika şehrinden çok Avrupa şehirlerini andırıyor. İşte buram buram tarih kokan şehir merkezi…

Cape Town’u nasıl anlatayım bilemiyorum, 2016 Ekim ayında iş için gittiğim, güzelliği karşısında aklımı başımdan alan tek şehir Cape Town diyebilirim. Yeryüzünde bu kadar güzel başka bir yer var mı bilmiyorum ama tüm dünyayı dolaşmadığım için hayran kaldığım 5 şehirden birisidir…

Güney Afrika’ya gideceksin dedikleri zaman gelişmemiş bir ülkeye gideceğimi sanıyordum ancak araştırınca hiç öyle olmadığını gördüm ama bu kadar büyüleneceğim ve hayran kalacağımı düşünmemiştim. Sanırım Cape Town’u en güzel şöyle anlatabilirim. Bir şehir düşünün bir tarafında Atlas Okyanusu, bir tarafında dünyanın 7 harikasından biri olan heybetli Masa Dağı ve onun uzantılarından oluşan tepeler. Bu muhteşem ikilinin ortasına kurulmuş bir Afrika…

Cape Town, Güney Afrika’nın 3 başkentinden biri ve Afrika’nın en çok turist çeken şehri. Zamanında İngiliz sömürgesi olarak varlığını sürdürdüğünden şehrin her yerinde İngiliz etkilerine rastlamak mümkün. Afrika, Avrupa ve İslam etkilerinin karışımı olan şehir tam bir kültür çeşitliliği vaadediyor. Afrikalı, Melez, Müslüman ve Beyaz halk barış içerisinde bir arada yaşıyor. Hakkında okuduğum yazılarda ne kadar tehlikeli bir şehir olduğundan da bahsediliyordu ancak bu tehlike başka ülkelerin başka şehirlerinde yaşayabileceklerinizden fazla değil.  Cape Flats adı verilen teneke mahallelere yalnız gitmeniz önerilmiyor ve hava karardıktan sonra turistik olmayan yerlerde tek başınıza dolaşmanız da tavsiye edilmiyor. Onun dışında şehirde gözle görülür bir siyah beyaz ayrımı bulunmuyor, hatta burada beyaz insanlar daha çoğunlukta bile diyebiliriz.

Para Birimi

Güney Afrika’nın para birimi Güney Afrika Rand’i, kısaltması ZAR. Türkiye’de bulabilmek pek mümkün değil, yanınızda dolar ya da euro götürürseniz döviz bürolarından bozdurabilirsiniz. Ya da bankanız çok komisyon almıyor ise ATM sistemi üzerinden para çekebilirsiniz. Ben otelde bulunan change ofisten bozdurmayı tercih ettim. 1 TL 0,40 Rand’e karşılık geliyor, en son gittiğimde Türk Lirasının dörtte biri gibiydi ancak son dönemdeki kur artışlarından Rand’de nasibini almış. 1000Rand’i 400TL olarak düşünebilirsiniz.

Resmi Dil

Aslında Güney Afrika’nın 9-10 tane resmi dili var. Benim gördüğüm ve duyduğum kadarıyla en çok konuşulanı İngilizce. İngilizce konuşamayan bir insana dahi rastlamadım, hatta Afrika dillerini İngilizce ile karıştırıp farklı lehçelerde dahi konuşulan diller var. Örneğin Afrika dilinde şap şap tamam demek.

Ne Zaman ve Hangi Mevsimlerde Gidilir

Cape Town her mevsim ziyaret edilebilecek bir şehir ancak Güney Yarımküre’de olduğunu ve bizimle tam ters mevsimler yaşandığını unutmamak gerek. Bizim kışı yaşadığımız aylar Cape Town’un yaz ayları, yazı yaşadığımız aylar ise kış, ancak havası yumuşak olduğu için kış ayıları sert geçmiyor ve ziyaret etmeye uygun. Onun dışında Nisan-Ekim ayları arası Cape Town için en uygun aylar olarak biliniyor çünkü hava geceleri yağmurlu olsa bile gündüzleri ılık ve rüzgarlı oluyor, balinaların göç mevsimi olduğu için de görülme olasılıkları daha yüksek ve aynı zamanda bölge çiçeklerinin en muhteşem olduğu dönemdir.

Ulaşım

Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Cape Town’a direkt uçuşları mevcut ve yolculuk yaklaşık 11,5 saat sürüyor, günde sadece bir uçuş bulunuyor. Atatürk Havalaanı kapanmadan önce gece saat 02:00 diye hatırlıyorum. Dönüşte ise Türk Hava Yolları ile Cape Town’dan 17:00-17:30 uçakla, yaklaşık 11 saatin sonunda İstanbul’a iniş yaptım. Bilet fiyatları sanırım o tarihlerde 5000-6500 TL arasında idi.

Cape Town’da toplu taşıma araçlarını genel itibariyle yerel halk kullanıyor ve turistlerin kullanması hırsızlık gibi olayların yaşanmaması adına pek önerilmiyor. Bende onu düşünerek kaldığım otelden pazarlık yaparak uygun fiyata taksi kiralayıp şehri gezdim, 40 USD.

Beyaz dolmuş taksilerde mevcut hatta fiyatları baya ucuz ama tercih edemedim açıkçası çok kalabalık ve güvenli görmediğimden dolayı.

Tren yollarını ve seyahat edenleri gördüm ama kesinlikte tavsiye etmiyorum, aşırı derece yoğunluk ve kesinlikle güvenli olmadığı konusunda uyarılar ve söylemler aldım.

Cape Town’a ikinci gelişimde kullandığım ve çok memnun kaldığım UBER uygulaması çok yaygın ve fiyat olarak gerçekten mükemmel ve gidecek olanlara öneririm.

Konaklama

Oteli iş için gideceğim firma tarafından rezerve edildi. Grandwest bölgesinde City Lodge Hotel’de konakladım. Lokasyon olarak sessiz ve şehir merkezine araçla 10 dakikalık mesafede olan otel, büyük bir alanda içerisinde birçok aktivite ve eğlence merkezleri, restoranlar, casinolar, bar ve gece kulüpleri barındırıyordu. Otelde 9 gece konakladım ve kahvaltı dahil 1000 USD civarı ödeme yapıldı. Otelinden, kahvaltısından, personelinden genel itibariyle çok memnun kaldım ve yaz aylarına denk geldiği için havuza girme imkanım oldu, gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir otel oldu.

Gezilecek Yerler

Cape Town kafanızda canlanan Afrika manzarasından tamamen farklı bir yer. Sanki kara kıta değilde Amerika veya Avustralya’da bir şehir gibi. Yemyeşil bitki örtüsü, uçsuz bucaksız beyaz kumsalları, sanat galerileri, ilginç coğrafi şekilleri,

iklimi ve insanları ile bambaşka bir şehir.

Plaj ve koyları;

Dediğim gibi Cape Town’ın coğrafi şekilleri çok ilginç. İlginç dağları, rüzgarlı plajları, koyları büyüleyici. En önemli plajı Camps Bay. Muhteşem ve aynı zamanda bir o kadar pahalı evler 12 Apostles denilen dağların eteklerinden Atlas Okyanusuna kadar uzanıyor. Kıyı şeridinde birbirinden güzel restoranlarda özellikle gün batımını izlerken bir şeyler yiyip içmek harika. Camps Bay’ın biraz ilerisinde yine nispeten daha az rüzgar aldığı için plaj keyfi yapmayı sevenlerin tercih ettiği Clifton plajları ve manzarasıyla baştan çıkarıcı Bantry Bay ve koşu ve gezentiye uygun Sea Point yer alıyor.

Helikopter Turu;

Cape Town’ın zengin ve ilginç coğrafyasını havadan görmek çok farklı bir deneyim olacaktır. 30 dakikalık şehir turu ile koyları görebileceğiniz ve hatta 2 okyanusu birden görebileceğiniz tur seçenekleri bulunuyor. Dün gece Ruletten kazandığım 3800 USD den sonra mutlaka yapmak istediğim şeydi yanlış hatırlamıyorsam 200 USD ödemiştim.

Gün Batımını ve Doğuşunu Tepelerden izleyin;

Masa olarak adlandırılan Table Mountain. Belli bir noktadan sonra teleferik ile çıkılan dağ eşsiz bir manzara sunuyor. Özellikle de gün batımında. Dikkat edilmesi gereken Masa dağını aniden sis kaplayan örtüsü sebebiyle çıkışlar durdurulabiliyor. Gitmeye niyetlenmeden önce web sitesinden veya arayarak bilgi almakta fayda var.

V & A Waterfront’da Vakit Geçirin;

Cape Town’ın şehir merkezinin en ilginç yerlerinden birisi de Victoria & Alfred Waterfront adlı liman bölgesi. Yeme içme ve eğlence kompleksi diyebiliriz. V & A Waterfront’ta lüks oteller, restoranlar, dönme dolap ve avm bulunuyor. Ayrıca V & A’in mimarisi de çok göz alıcı. Hediyelik eşya dükkanları sanat galeri de işin içine eklenince burada tüm gününüzü bile geçirebilirsiniz…

Aslında çok fazla gezilecek yerler mevcut Cape Town’da. İş için gittiğimden dolayı ve zamanımın kısıtlı olmasından dolayı 2 güne sığdırabildim. Cape Town’u gezmek kaç güne sığar bilmiyorum ama gittiğim ve hayran kaldığım ve tekrar gitmek istediğim ülkeler arasında.

SİNAN YILMAZ

Vize Yok Pasaport Yok Ukrayna’ya Gidiyoruz!

Yorumlar

Cevap bırakın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Yükleniyor…

    0

    Yorumlar

    0 yorum

    batıl inançlar ve insan psikolojisi

    Batıl İnançlar ve İnsan Psikolojisi

    uyumadan önce

    Uyumadan Önce Nasıl Sakinleşilir?