içinde

SinirlendimSinirlendim Şok OldumŞok Oldum

Caligula: Çılgın İmparator

caligula

Caligula ismi pek çoğunuza yabancı gelebilir ancak şu kadarını söyleyebilirim ki kendisi tarihin gördüğü en acımasız hükümdarlardan birisidir. Okudukça şaşıracak, sinirlenecek, belki mideniz bile bulanacak. Vakit kaybetmeden yazımıza geçelim.

Caligula

Efendim Caligula, 31 Ağustos 12 tarihinde günümüz İtalya sınırlarındaki Anzio dolaylarında doğmuştur. Caligula’nın asıl adı Gaius Julius Caesar Agustus Germanicus olup Caligula ismi lakaptır. Bu lakap “küçük sandalet” anlamına gelmekte olup kenisine askerler tarafından alay etmek amacıyla takılmış. Kısaca olay şöyle; babası Caligula’yı küçük asker kıyafetleriyle dolaştırırken askerler onun bu haliyle dalga geçmek amacıyla bu lakabı takmışlar.

Tiberius’un Evlatlığı

Tiberius isminden daha sonraki yazılarımda daha detaylı bahsedeceğim. Ancak zulüm silsilesinde ismi en üstte zikredilenlerden birisidir Roma tarihinde. Şu kadarını söyleyeyim, insanların çare olarak intihar ettiği bir dönemdir Tiberius dönemi. Caligula ise Tiberius’un evlatlığıdır ve Tiberius’un sapıkça organize ettiği zevk ve sefa alemlerine tuz biber eken bir elemandır. Ayrıca dün yazdığım bir başka çatlak hükümdar İmparator Neron’un da dayısıdır. Tiberius’un diğer eşinden olan çocukları bir bir ölünce geriye sadece Caligula ve onun kardeşleri kalır. Ancak Caligula kurnazdır ve üvey babasının bir dediğini iki etmez tabiri caizse. “Bakkala git Caligula” dense “Tamam babacığım”, “Perdeleri as Caligula” dense “ağzımla mı asayım yoksa ayaklarımla mı asayım” diyebilecek kadar iyi ilişkiler kurar. Tabi bu işin şakası. Ama gerçekten de hemen her işe koşturur Caligula.

Roma Bir Çılgına Emanet!

Tarihler M.S. 37’yi gösterdiğinde Tiberius öldürülür. Caligula, komutanlarından Macro’nun karısını elde eder ve Tiberius’u, komutan Macro’na öldürtür. Böylece Caligula Roma İmparatoru olur nihayet. Aslında ilk bir kaç ay oldukça iyidir halkına karşı. Vergileri hafifletir, halka iyi davranır fakat yakalandığı bir hastalık neticesinde işler tamamen değişir. Bu hastalık, ona birilerinin kendisini zehirlediği fikrini verir ve bu fikirden asla kurtulamaz. Akıl sağlığı da bozulur üstelik. Bir takım tarihçiler onun şizofren olduğunu, bazıları sara hastası olduğunu ve sık sık nöbet geçirdiğini iddia eder. Hastalığı artık nedir bilinmez ama, asla normal birisi olmadığı gayet açıktır. Zira yaptıklarını anlatınca “manyak mı bu adam usta” diye çıkışanlar olabilir.

Kendisinden Nefret Ediyor

Aslında Caligula’nın psikolojik bozukluğunun çoooook önemli bir kısmının nedeni, biçimsiz ve kıllı bir vücuda sahip olması nedeniyle kendisini bir türlü toplumda kabul ettirememiş olmasıdır. Zayıf, kısmen dökülmüş saçları, kıllı vücudu nedeniyle insanlar arasında daha küçük yaşlarda alay konusu olmuş hatta “keçi” diye lakap takanlar da olmuş. Bu nedenle Caligula kendi vücudundan nefret etmeye başlamış. Birazdan göreceğiniz üzere, bu kadar alay edilmenin cezasını da çok şiddetli bir şekilde kesmiştir.

Çılgınlığın Eşiğinde

Caligula’nın ilk işi, alabileceği ne kadar unvan varsa kendisine almak olur. Orduların babası, güneşin oğlu, haliyle suların bacanağı falan Allah ne verdiyse bütün unvanları isminin önüne koydurtur. Bununla yetinir mi Allah’ın enteresanı?! Ülkenin dört bir yanından tanrı heykelleri getirtir ve kafalarını kestirir. Baş kısmı boş olan heykelleri başsız bırakmaz tabi kendi kafasının heykellerini koydurtur. İşte düşünün canım heykelin altı Jüpiter üstü Caligula… Başka bir heykelin altı Neptün üstü yine Caligula! Bununla da yetinmez ve insanların kendisine tapınıp kurban vermelerine olanak sağlayacak bir tapınak yaptırır. Ha bu kurbanlar öyle koyun keçi değildir haaa… Tavus kuşundan flamingoya varana kadar değişik türden aşağısını da kabul etmez paşam.

Ah Be Silianus!!!

Caligula’nın kana susamışlığına verebileceğim ilk örnek kardeşi Tiberius ve kayınpederi Silianus’un katledilmesidir. Zira her ikisinin de boğazını usturayla kestirip öldürtmüştür. Silianus’un öldürülme nedeni ise insana “ah be Silianus” dedirten cinsten. Nitekim Caligula bir gün denize açılacakken gözü kendisini yolcu edenlere kayar. Bakar ki Silianus yok, ölüm emrini verir. Halbu ki Silianus’un deniz tutması gibi bir rahatsızlığı vardır yalnızca. Hiç ederler koca adamı yok yere.

Kana Susamış Bir Cani

Caligula’nın en büyük zevklerinden birisi seviştiği kadınların kulağına “şu anda kafanı kestirebilirim” diyerek gözlerindeki korkuyu seyretmek ve hemen ardından dediğini yapıp seviştiği kadının kafasını kestirmesidir. Kendisi işkence etmeye bayılır resmen. Hani cehenneme cv verecek olsa hobileriniz kısmına “işkence etmek, insanları ikiye böldürmek, gözlerini oydurmak, kafalarını kestirmek” yazar, karşılığında da “yarın gel zebani olarak başla” diye yanıt alır. O derece psikopat birisi. Yahu bazı senatörleri öldürtüp sonra hiç bir şey olmamış gibi tekrar toplantıya çağırıyor adam daha ne diyeyim. Onun zevkini doruklara çıkartan şey ise tüm bu işkenceleri halka açık yerlerde yaptırmasıydı. Arenada dövüştürülen vahşi hayvanlar için yiyecek olarak kullanılan küçük baş hayvanların çok pahalı olmasını öne sürerek vahşi hayvanların açlığını esirlerle giderme yoluna gitmiştir. Şöyle bir olay anlatılır. Bir mahkumun cezasını kendisi vermek ister. Cellat mahkumu getirir. Mahkum kaderine razı olmuş bir halde beklerken Caligula baltasını havaya kaldırıp cellatın kafasına indirir ve cellat oracıkta ölür.

Tuhaflıklar Silsilesi

Bakın adam o kadar delirmiş ki, kendi atını Roma Senatosu’na senatör olarak seçtirmeye kalkmış. Bunun için ata makam odası bile yaptırmış mermeden ahır şeklinde böyle afili bir şey. Kendisi o kadar sapıktır ki halkın gözü önünde kız kardeşleriyle cinsel ilişkiye bile girmişliği vardır. Hükümdarlığının 4. yılında yani M.S 41 yılında kendisinden bıkanlar tarafından bir suikast düzenlenir. Bunların başını çekense Caligula’nın amcası Cladius’tur. Caligula, yine bir vahşi hayvanlara insan yem etme etkinliğinden sonra askerleri tarafından kılıçtan geçirilir. Ancak ölümü bile halkı rahatlatmaz. O kadar derin bir karanlık bırakmıştır ki halk onun hayaletinin hala ortalarda dolaştığını düşünmüştür uzunca bir süre.

 

İmparator Neron

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Tarihin gördüğü en acımasız hükümdar tabiri bu adam İçin biçilmiş kaftan. Hatta daha ileri gidersek hayvani bir piskopat. İyi derlenmiş bir makale. Kaleminize ellerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

imparator neron

İmparator Neron

yanlis-sperm-donoru-ile-hamile-kaldi

Yanlış Sperm Donörü ile Hamile Kaldı