SON DAKİKA

Shall We? Seyyahları – Gezegen Ekibi: Elfler Ülkesi, Buz Diyarı İzlanda Gezi Rehberi

love

09 Eylül 2018'de eklendi

Shall We? Seyyahları – Gezegen Ekibi: Elfler Ülkesi, Buz Diyarı İzlanda Gezi Rehberi

Shall We? Seyyahları, Gezegen ekibi İzlanda’da! Gezegen ekibinin Elfler ülkesi, buz diyarı İzlanda’da geçirdikleri bir haftalık macera dolu seyahat notları sizlerle. İşte İzlanda gezi rehberi ve İzlanda hakkında bilgiler…

İşte İzlanda gezi rehberi ve İzlanda hakkında bilgiler…

Annemin,  son derece alışık olmasına rağmen “Aralık ayında İzlanda’mı? Oğlum sen iyice kafayı yedin.” diyerek ilk tepkisini gösterdiği günü dün gibi hatırlıyorum. Her ne kadar tedirgin olsa da bunu yapabileceğimizi ve kararlılığımızı gözlerimde görmüştü annem. İzlanda’yı birçok gezi bloğundan takip ediyoruz. Hakkında türlü türlü bilgiler ediniyoruz.

Refah seviyesi yüksek, nüfusu az, eğitim seviyesi bırakın Avrupa’yı Dünya’da hatırı sayılı kalitede, güler yüzlü, mutlu, kaygısız insanların yaşadığı, Elflerin varlığına inanılan (birçoğunuz burada gülerek tepki veriyorsunuz), dört tarafında balinaların yüzdüğü, gürül gürül şelalelerin aktığı, kendine özgü şirin atlarının koştuğu, geyiklerin sektiği, altı ateş üstü buzlarla kaplı ilginç bir coğrafya.

Araştırmalara devam

İzlanda ile ilgili bilgileri gerek internette gerekse araştırma yazılarında okuyup, ülkeyi yakından tanımaya çalıştık. Bir çok seyyah, blogger ve maceracı ziyaret etmiş ülkeyi.  Herkes yazmış uçsuz bucaksız çayırları, renkli renkli çiçekleri, uzun yaz gecelerini, mis gibi temiz serin havayı.  Kimi her ayrıntıyı yazsa da kimi haketmediği şekilde üstün körü geçmiş bu muazzam masal adasını. Genel anlamda evet, çok güzel tatmin edici bilgiler. Ama bizler için yeterli değil. Bize göre gözle görünür bir eksik var bu güzel adada. Tarafımızca yaşanması gereken daha fazla ilginç detay var.  Genelde herkes yaz aylarında ziyaret etmiş İzlanda’yı.

“Perilerin gökyüzünde bıraktığı izler ancak uzun kış gecelerinde görünüyor.”

Bu adı gibi olan Buz Adası’nı gerçek kimliğinde, yani kışın görmeliydik. Evet Aralık ayında. Yani en uzun gecelerde adayı keşfedip, yaşamalıydık. Bu, ancak başlıca bir sebep olabilirdi. “Neden kış?” diye sorduklarında “perilerin gökyüzünde bıraktığı izler ancak uzun kış gecelerinde görünüyor.” diye cevaplamalıydık. Çünkü İzlanda “Kuzey Işıkları” ile ayrı bir cennet…

Kuzey Işıkları ile kaplı, üstü buz altı ateş çemberi Elfler ülkesini herhangi bir tanıtıma ihtiyaç duymadan, direk hissettiklerimiz ve yaşadıklarımızla sizler için kaleme almaya çalışacağız. Şimdi 4 kişiden oluşan ekibimize koyduğumuz isim olan “Gezegen Tr” için gitme vaktidir…

Gezegen serüveninin kısa bir özetini aşağıda izleyebilirsiniz.

İzlanda gezisi planlama

Nisan ayının son günleri, kucağımda bilgisayarım koltuğumda oturuyor ve internette sörf yapıyordum. Kuzey ışıklarını takip etmeye başladım. Sibirya, Norveç, İzlanda, Alaska, Finlandiya, İsveç derken ışıkların Aralık ayının 06-16 günleri arasında en etkin yoğun göründüğünü öğrendim. Belkide birçok kişi gibi sizlerde Aralık ayının tam ortasında, Kutup Okyanusu’nun tam kalbine gitmeyi uygun görmediniz. İlk duyumda kulağa pek de parlak bir fikir değilmiş gibi geliyor. Haklısınız da. Ama “Gezegen Tr” için gayet normal bir durum bu. Ben kararımı zaten vermişim doğar doğmaz, Hemen ekibe haber vermeliydim.

Ekibe haber…

Telefonu elime almadan önce “Abla ben Aralık’ta İzlanda’ya gidiyorum.” dedim. O’da yüzüme donuk donuk baka kaldı bir süre. Hemen telefona sarılıp yıllarca beraber tırmanış yaptığım, aynı zamanda iyi bir seyyah ve farklı faaliyetlerde bulunan ( Çernobil’de bile çekim yaptık. Yakında oda var ) benim için gölgeden farksız kardeşim Türker’i aradım. ” Bro Aralık’ta İzlanda’ya gidiyoruz. Tamam mı ? Biletleri haftasonu alalım.”  dedim. ” Alalım bro ” deyip telefonu kapatması sadece 10 sn sürdü. 3 gün içerisinde biletleri de almış bulunduk. 7 ay sonra İzlanda’ya gidiyorduk.

Serüven başlıyor…

Schengen vizelerimiz olduğu için rahattık. İzlanda da diğer Avrupa ülkeleri gibi schengen ülkelerine tabi. İlk uçuşu İzmir-İstanbul-Oslo olarak aldık. Oslo’da bir gün kalıp ertesi gün İzlanda’ya uçacaktık. Dönüş ise Reyjkavik-Oslo-İstanbul-İzmir olarak aldık. İzmir-İstanbul-Oslo, Oslo-İstanbul-İzmir uçuşunu gidiş dönüş ayrı aldık. Oslo- Reyjkavik, Reykjavik- Oslo  biletini ise ayrı havayolu şirketinden aldık. Oldukça da ekonomikti, derken yapımcı-yönetmen kuzenim bir diğer “Gezegen Tr” Yusuf ve Kardeşim Bartu’nun da kendini programlaması ile bu ilginç serüven araştırma ve planlama trafiği ile 06 Aralık sabahı başladı…

Söze ne Haced…

Güzel bir uçuşun ardından Oslo’dayız. Oslo ilk gün için güzel bir şehir. Soğuk havaya rağmen herkes sokaklarda.  Noel haftası olduğu içinde herkes şehir merkezinde kurulan panayırda eğleniyor. Şehrin limanı çok güzel ve düzenli.  Şehir planlaması da öyle. Sigara içen yok denecek kadar az. Yerlerde ne bir izmarit ne de başka bir çöp var. Şehir sürekli hareket halinde. Toplu taşıma revaçta.

Mis gibi, tertemiz hava…

Havaalanından merkeze ya da başka yerlere hızlı trenler mevcut. Biletlerini banka ATM’leri gibi sistemlerden rahatlıkla alabiliyorsunuz. Taksilerin çoğu Hibrit. Hava şartları soğuk olduğu için ısınma doğal gaz ile oluyor. Havada zerre toz ve duman yok. Mis gibi Kuzey Buz Denizi’nin iyot kokusunu içinize çekiyorsunuz. Şimdi bu Viking Limanın’da dinlenmeye çekiliyoruz. Yarın sabah Kristal Ülke’ye uçacağız.

İzlanda Masalı başlıyor…

1. Gün: Reykjavik ve Seljalandsfoss Şelalesi

İzlanda’ya günün ilk ışıklarında ayak basıyoruz. Saat öğlene doğru 11.00. Gündüz de zaten topu topu 3 saat. Bu bizim için çok hoş bir durum. Çünkü bu, daha çok karanlık daha çok mistik demek. Hava alanında bizi, aracı kiraladığımız şirket yetkilisi karşılıyor. Elindeki karşılama pankartında adlarımız ve Neil Armstrong ismi yazıyordu. Yoksa bu bizler için keşif anlamında bir işaret miydi? Biz yörüngesini kaybetmiş 4 gezegen, karavan kiraladık. Böylelikle hem araç hem de konaklama sorununu ortadan kaldırmış olduk.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Araç çok konforlu. İçinde internet, uyku tulumu, kamp seti, yastık, ısıtıcı, vs vs vs.. Araç kiralama şirketindeki bize yardımcı olan arkadaş bize bir yol haritası çizdi. “Adanın güney yönünde seyahat edin. Hem iklimi yumuşak, hem de daha turistik” dedi. Bu bizleri tatmin etti mi? Hayır. O ışıkları en iyi şekilde görecek, adayı tam tur atacaktık. Belki de bizlerde o şirin yaratıklara rastlayacaktık. “Biz adayı tam tur yapacağız dostum.” dediğimizde, “Kafayı yemişsiniz.” dese de, hoşuna gitmiş yüz ifadesi gözden kaçmıyor değildi.

Kuzeye yolculuk başlıyor…

Aracımızı alıp başkent Reykjavik’e doğru sürmeye başladık. Aşırı soğuk olmasına rağmen yollarda ne bir donma ne de bir bozulma vardı. Nasıl bir asfalt yapmışlarsa artık, otobanlar başkente kadar çok güzel. Aslında normal yol. Bizim otoban kalitesi dediğimiz yolun bir tık üstünde. Ücretli geçiş falan yok. Araç sayısı başkentte yoğun olsa da trafik çok düzenli. Benzinlikler çok kullanışlı. Benzinliklerde pompacılar yok. Benzini siz dolduruyorsunuz. Yakıt ülke ekonomisine göre ucuz.

Reyjkavik’i dolaşmaya çıkıyoruz

Para birimi İzlanda Kronu. Şebeke suyu içilebiliyor. Oldukça da lezzetli. Aracımızı ıssız bir mezarlığın yanına park edip biraz Reyjkavik’i dolaşmaya çıkıyoruz. Reyjkavik çok büyük bir şehir değil. Hava buz gibi olsa da herkes dışarıda. Kimi publarda ,kimi restoranlarda. Restoranlarda yer bulmak rezervasyonsuz imkansız. Karnınız açsa ya yuvarlak bir ekmek içerisinde gelen sebze çorbası (orada çok popüler) ya da fast food yiyorsunuz. Ayrıca kozmopolit bir yer. İskandinav mutfağının yanı sıra dünya mutfağından örneklerde bulmak mümkün. Gördüğümüz en güzel ayrıntı ise franchise restaurant zincirleri yok. Her şey doğal ve ev yapımı.

Dükkanlar sürekli  açık. Halkın inancını anlatmak gerekirse de sözde hristiyan ama pek de takan yok. Sanırım önce insanlık kavramını ön planda tutuyorlar. Ama insanların çoğu Elflerin yaşadığına inanıyor. Şaka yapmıyoruz. Bu konuda çok ciddiyiz. Ayrıca çok yardımsever insanlar. Hava Aralık ayı olduğu için çok soğuk. O yüzden sıkı bir dış katman outdoor malzemesine ihtiyacınız var.

2200 kilometrelik rota hazır!

Cadde ve sokaklar pırıl pırıl. Bırakın çöpü, doğru düzgün konteynır bile görmedik. Kısa bir gezinti ve atıştırmanın ardından yola çıkıyoruz. Amacımız güney yönünden doğuya, oradan kuzeye, kuzeyden batıya tam tur yapıp başladığımız noktaya dönmek. Bu tam tamına 2200 km’lik bir macera. Pruvamız neta olsun diyor ve kontağı çeviriyoruz.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Güneye doğru ilerlerken yolumuzun üzerinde uzaklarda ışıl ışıl bir renk cümbüşüne rastlıyoruz. “Bu ne be?” diyerek merak ediyor ve aracı üzerine sürüyoruz. Acaba Ufo mu? (Aslında ilginç olabilirdi) Rengarenk ışıklandırmaya yaklaştıkça şaşkınlığımız artıyor. Gördüğümüz şeyler ışıklandırılmış mezar taşları. Evet burası bir mezarlık. İzlanda’da mezar taşları uyarıcı reklam tabelası niteliğinde ışıklandırma sistemi ile donatılmış. Gerçekten çok ilginç. Birkaç fotoğraf çekiminden sonra yeniden yola koyuluyoruz. Biraz gittikten sonra karşımıza İzlanda’nın en güzel sürprizlerinden biri çıkıyor.

Devasa Seljalandsfoss Şelalesi

Devasa Seljalandsfoss Şelalesi… Bir çoğunuz okuduğunuzu telaffuz etmeye çalışıyorsunuz. Haklısınız da. İzlanda dili oldukça zor. Fakat eğitim seviyesi çok iyi olduğu için, 5 yaşındaki çocuk bile akıcı şekilde İngilizce konuşabiliyor. Yetişkin bir İzlandalının bizleri görünce “Hacılar naber ya?” deme ihtimali bile bu eğitim seviyesi ile bizleri şaşırtmayacak derecede, hayatın acı gerçekleri arasındaki yerini alıyor.

Şelale tamamen donmuş durumda. Akıyor ama her yanı sarkıt sarkıt buz. Sanki Noel Baba ağzına bir şişe su almış ve pamuk gibi sakalları arasından o suyu fıskiye edasıyla bize doğru üflüyor gibi çağlıyor. “Bu ses ile ne güzel uyunur be” diye hayal ederken kamp atmanın yasak olduğunu gösterir tabelayı görünce yıkılıyoruz.

İzlanda’da kafanıza göre her yere kamp atamıyorsunuz

Fotoğraflarımızı çekip anı ölümsüzleştirdikten sonra yola koyuluyoruz. Yakınlarda kalacak bir yer buluyor ve aracımızı ıssızlığın içine park ediyoruz. İşte o ıssızlığın içinde yörüngesiz gezegenler için uyuma vakti.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi

2. Gün: Eyjafjallajökull Volkanı

Bugün günlerden yanardağ. İzlanda’nın en aktif ve geçtiğimiz yıllarda Avrupa hava trafiğini felç eden Eyjafjallajökull Yanardağını keşfetme günü. Amacımız ona tırmanabildiğimiz kadar tırmanmak. (Yasak olmasına rağmen bunu görmeliyiz) Kahvaltımızı yanardağın eteklerinde yapıp magmanın merkezine doğru gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz. Kontağı çevirip yola koyuluyoruz. İşte yanardağ tam karşımızda. Acaba ne kadar sinirli?

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Bu arada bizler dağcılık ve doğa sporları eğitimi almış insanlarız. Yaz-Kış-Kaya-İleri kaya-İlk yardım eğitimlerimiz var. Gerek ülkemizde gerekse yurtdışında bir çok dağın zirvesinde bayrak açıp, zorlu tırmanışlar gerçekleştirdik. Alplerden İran’a faaliyet zincirlerimiz var. Sizlerin böyle bir deneyimi yoksa sakın dağlara tırmanmayın!

Derken yanardağımızın eteklerinde kahvaltı yapma hayali, karşımıza çıkan tamamen donmuş bir nehirle son buluyor. Çünkü araç ile üzerinden geçmemiz gerekiyordu. Başka yol da yoktu. Araç ile üzerinden geçmek oldukça risk oluşturuyordu. Bu yüzden yanardağa uzaktan el sallayıp oradan geri dönmeye karar veriyoruz.  (O dağ hep orada. Riske gerek yok.)

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi

“İyi ki de gitmemişiz” diyoruz. Çünkü dönüşte “kar tozundan” oluşan bir fırtınaya rastlıyoruz. E tabi Aralık ayında İzlanda’da iseniz bunlar gayet normal. Eğer dağa gitmek için diretseydik o fırtınanın ortasında kalma ihtimali daha da fazla olacaktı. Kusursuz fırtınamızı da atlatıp, biraz etrafta keşif yapıp, okyanus kıyısına iniyoruz. Günbatımı saati. Güneş çok kalmayacak. Günbatımı eşliğinde, öğle yemeği niyetine İzmir tulumu ve siyah Koca Orman (Milas) zeytini ile manzarayı taçlandırıyoruz. Ve sıcak çay, dem yapıyor ruhlarımıza. İzmir tulumu, siyah zeytin, salam, ekmek, çay, helva, hazır çorba ve aburcubur.

Ne alaka diyeceksiniz? İzlanda çok pahalı bir ülke. Maalesef para birimimiz onun karşısında çok küçük. Bu tip kumanyayı vakumlattırıp yanımızda getirdik. Amacımız, en ucuza en iyisini yapmak. Kahvaltıdan sonra kontağı çevirip güneye yani Vik Kasabasına doğru sürüyoruz.

Uzaylılar ile ilk temas

Issız karanlıkta Vik’e doğru giderken direksiyon başındaki kuzenim aniden frene basıyor. “Beyler inin. An bu andır.” anonsu ile dondurucu soğukla iniyoruz aracımızdan. “Uzaylılar” demiştik ya. Gerçekten öyle. Gökyüzünde dalgalanan muhteşem kuzey ışıkları bizleri içine çekmişti bile. Hayatımızda gördüğümüz en güzel şeye bakıyordum. İnanılmazdı. Acaba bu durum kaçıncı türden bir yakınlaşmaydı? Ne kadar “çok etkileyici” desek bunun yanında çok az kalırdı. Çok ama çok duygulanmıştık. (ben kaybettiğim tüm yakınlarımı gördüm orada).

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Fotoğraflarımızı çekip Vik Kasabası’na doğru sürmeye devam ediyoruz. Vik, tam bir antik Viking yerleşkesi. Kapkara bir kumsal. Resmen karanlıktan bile kara. Karayı döven hırçın bir okyanus. Hava buz gibi – 15 civarlarında. Deniz ortasında türü keşfedilmemiş bir deniz canlısı gibi fışkırmış kocaman kaya kütleleri. Fantastik filmlerin çekildiği doğal bir film platosundayız sanki. Denizden “poseidon” çıksa hiçbirimiz şaşırmayacak bir ortam var orada. Biraz dinlenip çekimlerimizi yaptıktan sonra buraya da el sallayıp yola koyuluyoruz. Yeni rota ise Avrupa’nın en büyük buzuluna gitmek.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

3.Gün: Buz mağaraları ile gizli Vatnajökull

Vik Kasabası’ndan kuzey ışıkları eşliğinde dura kalka Vatnajökull’a varıyoruz. Aracımız ile bir benzinliğe park edip uykuya dalıyoruz. Çünkü yarın buzula çıkacağız.

İzlanda’da benzinlikler aynı zamanda park, market ve restoran olarak tasarlanmış. İnsanlar için bu durum oldukça faydalı. Buz gibi havada bir fincan sıcak kahve bizleri daha da mutlu ediyor.

Sabah erkenden uyanıp Vatnajökull’a doğru ilerliyoruz. Bu bölgeye ilk kez gidenler rehberlik hizmeti almak zorunda. Maalesef bu hizmetin bedeli biraz tuzlu. Rehberlik ücreti kişi başı 150 €. Size kullanmanız için emniyet kemeri, kask, kazma ve krampon veriyorlar. (Bunlar buzul tırmanış malzemeleri. Emniyet için gerekli)

Rehberlik organizasyonunu yapıp kısa bir brifingin ardından Avrupa’nın en büyük buzuluna devasa bir buz mağarasından giriş yapıyoruz. Tüm duvarlar buzdan ve içlerinde 250 bin yıl önce patlamış volkanın lav parçalarını derin buz mavisi içerisinde rahatlıkla görebiliyoruz. Mağaradan çıkıyor ve uçsuz bucaksız buzul tabakasının üzerinde yolumuza devam ediyoruz.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Derinliği olmayan çatlakların üzerinden yeni doğmuş kutup ayısı gibi sekerek ilerliyoruz. Buzdan koridorların oluşturduğu labirentler, tümsekler, inişler, çıkışlar… Ucu bucağı olmayan bir buz deryası. Burası Avrupa’da ki en büyük buz kütlesi. “Bunu da yaptık be” diyerek faaliyetimizi bitiriyor ve yola yani Doğu’ya doğru yola çıkıyoruz. Yeni ufuklarımız Höfn üzerinden Egilsstadir. (Hala dilim dönmüyor) Gece yol üzerinde çok mistik bir şey oluyor. Bir geyik (gerçekten geyik, geyik muhabbeti değil yani) karşımıza çıkıyor ve bize yol gösteriyormuş gibi bizi ana yoldan çıkarıyor. Rüya değil. Ciddiyiz.

Stabilize bir yoldan donmuş okyanus kıyısına indiriyor bizi. İkide bir arkasına dönüp de bakıyor acaba geliyor muyuz peşinden diye. (Çok ciddiyiz. Alice Harikalar Diyarı’nın tavşanı bizim ren geyiğimiz olabilir mi?) Okyanus kıyısına indiğimizde karanlığın içinde kayboluyor rehberimiz. Öyle bir yerdeyiz ki okyanus kıyıdan açığa yaklaşık 100 m donmuş. Araçtan inen ilk kişi benim. Hava nasıl soğuk var ya. Tarifsiz. Sadece canlı olarak birden ortadan kaybolan bir geyik ve yörüngesini kaybetmiş 4 gezegen var. Sanırım biz öyle sanıyoruz.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Teşekkürler ren geyiği!

Yol arkadaşlarım araçtan inmek için hazırlanırken gemi büyüklüğünde bir kütlenin suya çarpmasına tanık olarak tırsıyorum. Neler oluyor? Gecenin karanlığında flu şekilde o dev kuyruğu görüyorum. Bu kocaman bir mavi balina. Herkes onları görmek için ücret öderken biz onunla sanki randevulaşmış gibi karşılaşıyoruz. “Beyler çabuk gelin” diyene kadar okyanusun derinliklerine doğru dalışa geçiyor bile.

Öyle bir yer ki burası, dağın ardından bir ejderha çıksa son derece normal karşılayacağız. Bizden başka iki ayaklı canlılar yok gibi. Belkide vardır ? diye düşünürken kuzey ışıkları en yoğun şovuna başlıyor. Donmuş bir okyanus kıyısında, kuzey ışıkları altında çayların yudumlayan 4 yörüngesiz gezegen. Hayatımızda hiç unutamayacağımız bir enstantane. Hayat budur… (Teşekkürler ren geyiği)

Işık şovu bitince kontağa bastık ve sertleşen iklim ile yoğun tipi altında Egilsstadir’e vardık. Hava galiba -35 C ve biz bunun tadını çıkararak uyuyacağız.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

4.Gün: Kuzeyin de kuzeyi Akureyri

Adını bile telaffuz etmekte zorlandığımız Egilsstadir’in donmuş göl kıyısında uyanıp araç içi kahvaltımızın ardından daha da kuzeye doğru Akureyri’ye doğru yola çıkıyoruz. İklim öyle sertleşti ki hava güneşte -25 derece. Ama soğuğa herkes gibi bizlerde alışıyoruz. İşte gerçek İzlanda bu. Artık bir yanımız buz dağları, diğer yanımız Kutup Okyanusu. Yolda bizden başla kimse yok. Bazen tipinin ortasında durup çekim yapıyoruz. Hem de dış ortamda.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Dünkü balina ve geyik randevusundan sonra neden bir kutup ayısı görüntüleyemeyelim ki?

Kutup Ayıları kış aylarında Grönland’tan İzlanda’ya kadar yüzebiliyorlarmış.

Dondurucu kutup ortamında bulunup çekim yapmak muhteşem bir deneyim yaşatıyor bizlere. Düşünsenize. Dünya’da kaç kişi tam olarak bu ortamın tadını çıkartabiliyor ki? Çünkü adanın kuzeyi farklı bir gezegen. Bizce insanların “Kafayı yemişsiniz” dediği kadar değil. Bakir ve doğal. İyi ki de gelmişiz derken karşımıza başka bir mabet olan “Godafoss Şelalesi” çıkıyor. O kadar eşsiz ki su kristalleri havada donuyor. Bol bol fotoğraf çekip çekim yapıyoruz. Yine doğada yalnızlığımızla baş başa akşam saatlerinde Akureyri’ye varıyoruz.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Şimdi kısa bir şehir gezintisi zamanı

Aracı park edip bir süre internette takılıyoruz.

Nasıl bir internetse artık en uçsuz bucaksız yerlerde, en zor hava şartlarında bile kusursuz ve kesintisiz bir hizmet sundu bizlere. Fantastikti. Biz, bırakın interneti hala bazı köylerimize bile telefonla ulaşamıyoruz. Kıskandık

Sokaklara açılıyoruz. Sokakta gezen nadir insanlardanız. Hele hele o havada gezen tek Akdenizlileriz. Malum hava -25 derece. Herkes ya evlerinde ya da dış mekanlarda. Şehirde ücretsiz şehiriçi otobüs hizmeti var. Trafik ışıkları ise kalp şeklinde yanıyor. Her yer tertemiz, pırıl pırıl. Dört dörtlük bir liman kenti anlayacağınız. Denizin karşısı Grönland.

Yani kutuplar. Balina turları ve balıkçılık yaygın. Belki de balina avcılığı. Ama umarım balina avlamıyorlardır. Somon balığı ve molina çok popüler. Kısa bir şehir turundan sonra bir restoranda kendimizi çorba ve içecek ile ödüllendiriyoruz. (Çorba ve içecek 100 TL) Mekanların tasarımları çok güzel. Zevkli insanlar vesselam. Detayları gözden kaçırmamışlar.

Rota Blönduos

Hiç vakit kaybetmeden hemen yola çıkıyoruz. Amacımız bu gece Blönduos’a varıp geceyi orada geçirmek. Ama görünüşe göre bu çok zor olacak. Artık en kuzeydeyiz. Hava aşırı sertleşti. Dışarıda çok sağlam bir tipi var ve çok yavaş ilerliyoruz. Kuzen yavaş yavaş buzlanma ihtimaline karşı, fren denemeleri yapıyor. Çok şaşırtıcı bir asvalt. Mühendislikte zerre kusur yok. Dondurucu kutup şartlarında Blönduos’a varıyoruz. Yorucu bir gündü. Şimdi uyku terapisi.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

5. Gün: Kuzey Işıkları ve meteor yağmuru

Artık neredeyse Kuzeybatıdayız. Uyanır uyanmaz erkenden yola çıkmak için hazırlıklarımıza başlıyoruz. Bugün keyif günü. Hemde ne keyif 😀 . Blönduos’da uyanıp bir fincan kahve ve çekim için benzinliğin restoranına girdiğimizde duvarda asılı ilginç ve tarihsel bir harita görüyoruz. Haritada şehirler üzerinde karikatürize karakterler resmedilmiş.

Türkler hakkında düşünceleri…

Osmanlı buralara kadar gelip esir toplamış. Bu konu hakkında detaya girdikçe sert gerçeklerle yüzleşiyoruz. Düne kadar Türkleri hiç sevmiyorlarmış hatta Türk öldürmenin cezası yokmuş (sebebini tarihten araştırabilirsiniz). Ama artık o olgu ortadan kalkmış. Birde haritada her yerde Elfler var. Çok ilginç. Çekimlerimizi yapıp yola koyuluyoruz. İklim biraz daha yumuşamaya başladı. Güle oynaya Borgarnes’e uğrayıp akşam yemeği için market alışverişi yapıyoruz.

Akşam yemekler elimizden çıkacak. Bu arada marketler çok güzel. Her şey var.  Akşam için sabırsızlanıyoruz. Neden mi? Çünkü bu akşam, bölgeye giriş izinle olan, sönmüş bir kraterin ortasında, ahşaptan yapılmış ve bahçesinde sıcak su jakuzisi bulunan bir evde konaklayacağız. Bu gecenin bir başka özelliği de en yoğun meteor yağmuru ve kuzey ışıkları şöleni olması. Ve bunu sıcak bir jakuzi içerisinde -20 derecede izlemek.

Evi günlük ev kiralama sitesinden rezerve ettik. Biz bu evde dahil tüm rezervasyonları İzlanda’ya gelmeden ülkemizden yaptık. Ev, araç, Blue Lagoon. Çok rahat oluyor. Bence sizlerde öyle yapın.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Evimize varıp yerleşmemiz akşamı buluyor. Hemen mutfağa geçip yemek hazırlıklarına başladık. Ev çok güzel. Tamamen ahşap. Isıtması termal su. Malum %99’u jeotermal bir ülke. Çok hoş dizayn edilmiş. Gerçekten zevkli insanlar. Yaşamayı biliyorlar.

Issız bir coğrafyada sadece siz varsınız!

Issız bir coğrafyada sadece siz varsınız. Çevrede birkaç ev kümesi daha var ama bir birlerine çok uzaklar. Evlerin tamamı böyle. (Şehirlerde bile apartman ya da yüksek binalar yok) Yemek faslı bittikten sonra kendimizi sıcak jakuziye bırakmak ayrı bir keyif oldu. Kırsalda yer alan evlerin tamamında neredeyse sıcak su havuzu ve jakuzisi var.

-20 derecede sıcak su havuzu içinde Kuzey Işıkları’nı ve meteor yağmurlarını izlemek gerçekten çok güzelmiş. İşte bu Aralık’ta İzlanda’da olma ayrıcalığı. Havuz keyfine ara verip biraz çevreyi gezmeye karar verdik. Çok ama çok karanlıktı. Ta ki muhteşem kuzey ışıkları şovu başlayana kadar. Bu sefer ki gördüklerimizin en yoğunuydu. Sanki gökyüzü cennete açılmış gibiydi. Bol bol çekim yapıp anın tadını çıkardık. Sonra ışık şovu bitince şirin ahşap evimize geçip jakuzi keyfimize devam ettik. Yarın buhar günü…

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Gezegen TR (@gezegentr)’in paylaştığı bir gönderi ()

6. Gün: İzlanda atları ve Dünya’nın en güzel cazibe merkezlerinden Blue Lagoon

Güzel bir güne yeniden merhaba! Mercimek çorbalı kahvaltı ve hazırlık aşamasından sonra Reykjavik’e doğru yola çıkıyoruz. Batıdayız ama hava yine çok soğuk. Yolda Türk Lokumu tatlılığında İzlanda atlarını görüyoruz. Etrafı çitlerle çevrili çok güzel bir at çiftliği burası. Bizi gören atlar hemen yanımıza geliyorlar. Seviyoruz atları. Çok sevimli ve uysal canlılar. Kimse yok çevrede. Zaten gören de çiftlik sahibi bile olsa bir şey demiyor. İzlanda atları koruma altında bir tür. İhracatı yasak. Yani sadece adaya özgü. İyi ki de öyle.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Okyanus altından geçen tünel!

Atlarımızı sevdikten sonra ilk kez para ödenen bir yola giriyoruz. Açıkçası şaşırıyoruz. Ama başka gidecek yol yok. Mecbur giriyoruz yani. Meğerse o ücret tünel içinmiş. Yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda OKYANUSUN ALTINDAN geçen bir tünel bu. İnternet ve telefon ful çekiyor içinde. Tünelden geçip başkent Reykjavik’e yaklaşıyoruz ve şehre girmeden, hemen yönümüzü İzlanda’nın simgelerinden birine çeviriyoruz.

Dünya’nın en ünlü açık hava Spa merkezi Blue Lagoon’a. Burası adanın en popüler kaplıcası. Son teknoloji ile dizayn edilmiş tesis içerisinde restoranlar, publar, kozmetik mağazaları ve bedensel terapi merkezleri mevcut. Devasa bir açık alan termal havuzu var. Dışarısı -50 derece bile olsa dumanı tüten su sıcaklığı insanı cezbeden rahatlıkta.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi

Her gün binlerce kişiyi ağırlamakta ve sadece rezervasyon ile giriş yapılabiliyor. (Biz rezervasyonu gelmeden Türkiye’den yaptık) O kadar kalabalık olmasına rağmen köşe bucak her yer pırıl pırıl tertemiz. Hemen hazırlıklarımızı yapıp tesise giriyoruz. Size girişte elektronik bir bileklik veriyorlar. O sizin içerideki cüzdanınız, kimliğiniz ve anahtarınız. Kişisel dolabınızı onunla kilitliyor, alış verişi onunla yapıyorsunuz. Başka bir bileklik sizin alanınıza müdahale edemiyor. Üzerimizi değişip losyonladıktan sonra ana salona iniyoruz.

Havuza girmeden duş alıp o özel losyonla saçlarınızı yıkamalısınız. Yoksa saçlar havuzdan çıkınca beton gibi oluyormuş.

Her yerden insanlar çıkıyor. Dışarı açılan ana kapıyı açınca vücudumuza sanki toplu iğneler batıyor. Her şeyin donmuş olduğu kısa bir yoldan kendimizi sıcak suyun içine bırakıyoruz. Gerçekten rüya gibi. Havuzda yaklaşık bin kadar insan var. Havuz o kadar büyük ki kimse kimseyi görmüyor. Tesisteki turistlerin çoğu Uzakdoğulu. İstediğiniz kadar kalabiliyor ve yüzünüze özel bir maske yaptırabiliyorsunuz. Bugün hiç bitmesin diyerek tesisten ayrılıyor ve başkent Reyjkavik’e geçiyoruz.

O kadar açız ki yerel bir hamburgercide günü bitiriyoruz. (Ev yapımı. Şiddetle tavsiye ediyoruz) Günün son saatlerini ise hava alanı yakınında bir parkta geçirip uçuş saatimize kadar kısa bir uyku çekiyoruz. Aracı teslim ettikten sonra araç görevlisi bizi alana bırakıyor ve istemeye istemeye de olsa, İzlanda’nın tadı damağımızda kalmış bir şekilde Oslo’ya dönüyoruz. 

Son gün yeniden Oslo 

Oslo’ya gayet mutlu ve her istediğimizi yapmış olmanın verdiği huzur içerisinde dönüyoruz. Şehri daha detaylı gezip akşam güzel bir restoranda yer ayırtıyoruz. (Rezervasyon yapmazsanız yer bulamazsınız. Burası da aynı) Deniz mahsulleri çorbası, somon balığı ve geyik etini sona saklıyoruz. Yemekten sonra kiraladığımız stüdyo dairemize çekilip dönüş için uçuş saatine kadar dinlenmeye çekiliyoruz. 

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

Sözün özü;

Aralık ayında İzlanda olur mu? Vallahi olur. Bal gibi de olur. İşin içinde, bizim gibi yörüngesini kaybetmiş 4 Gezegen olursa, Aralık’ta Kuzey Kutbu’da olur, Ağustos’ta Wadi Rum’da. Bizim için kışın İzlanda çok ama çok güzel oldu. İstediğimiz her şeyi, “yapmasanız çok iyi olur” denilen uyarıları bile yaptık.  Kışın İzlanda’ya gitmezseniz Kuzey Işıkları’nı göremez, adayı gerçek dokusunda tadamazsınız. Yolları dert etmeyin. Adanın iç kesimleri hariç tüm yollar açık. Biz hiç bozuk yola rastlamadık. Zaten cep telefonundan yol durumu takip edebileceğiniz uygulamalar mevcut ve güncel. Ayrıca ada, kış aylarından dolayı yaza göre daha ekonomik. İnsanı, doğası ve vahşi yaşamı kesinlikle görülmeye değer. 

Ada halkının %80 i masal kahramanı Elflerin yaşadığına inanıyorlar. Hatta gördüklerini iddia edenler bile var. Hatta bu inanç öyle bir boyuttaki, devlet otoban yapmak için referandum düzenlediğinde halkın neredeyse tamamı Elfler rahatsız olur diye hayır oyu kullanmış. Devlette tabi yolu yapmamış.

İzlanda gezi rehberi

İzlanda gezi rehberi – Bu fotoğraf Yusuf Akyüz tarafından çekilmiştir.

İşte İzlanda böyle bir yer..

Biz yörüngesiz 4 Gezegen direk yaşadıklarımızı sizler için kaleme almaya çalıştık. Eksiği var fazlası yok. Olumsuz hiç bir şey yaşamadık. Eğer olumsuz bir şeyler  saymak gerekirse; Bozuk paralar bütünlenmiyor ve fazla da işe yaramıyor. Bizim için olmasa da bazıları için soğuk olabilir. Fakat alışıyorsunuz. Çünkü havası çok temiz. Pahalı bir ülke. Hava şartlarından dolayı adanın iç kesimlerine gidemedik.

Belki de bütün gizem orada. O coğrafyada bırakın Elfleri, Hobbitlerin varlığından bile şüphe etmiyorsunuz. (ben inandım) Kışın İzlanda’da olmak, biz yörüngesiz 4 Gezegen için sıra dışı ve çok iyi bir deneyimdi. Şimdi daha ilginçlerini yapma çabalarındayız. Gezgen Tr yapılmak istenip de yapılamayanı, gidilmek istenip de gidilemeyeni yapmayı çok ama çok sever. Daha iyisi varsa sizlerin olsun.

Unutmayın!… Yollar gitmekle aşılmaz. Bir defa görmek bin defa duymaktan iyidir.

Gezegen Tr Ekibi:

Yusuf AKYÜZ, Türker ADAKALE, Bartu YASLI, İsmail DEMİRCİ

Bu muhteşem seyahat deneyimi için Gezegen ekibine, gezi rehberi yazısı ve fotoğraflar için Shall We? – Seyyah üyesi sevgili dostumuz Yusuf Akyüz ve İsmail Demirci’ye teşekkür ederiz!

Burası Dünyanın En Güzel Köyü

Yorumlar

6
Kimler Neler Demiş?

Yorum yapmak için Giriş yapınız.
6 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
6 Comment authors
gokhanakbaskayrahanimbasak1881Ayşetatlicadi Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
seher35arslan
Üye
seher35arslan

Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık

tatlicadi
Editor

Muhteşem anlatım muhteşem ötesi fotoğraflar orada olmak istedim çok güzel bir yazı olmuş

Ayşe
Üye
Ayşe

Eline emeğine sağlık diyorum. Gerçekten güzel bir yazı olmuş.

basak1881
Üye
basak1881

ÇOK GÜZELLLLLLLLLLLLLLLLLL

kayrahanim
Editor

Beni Kuzey Işıkları’na gömün, başka da bi’ şey istersem!

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

25 Temmuz 2018, 04:14

Ekolojik Tatil Rotaları – Elleriniz Toprağa Değsin

Şehir yaşantısından ve stresinden uzak uzak, huzurlu ve doğayla iç içe bir tatil yapmanızın zamanı gelmedi mi? Bırakın 5 yıldızlı tam pansiyon her şey dahil otelleri! Çıkın o beton yuvalarının içinden! Elleriniz toprağa değsin! İşte birbirinden güzel ekolojik tatil rotaları… Şehir yaşantısından ve stresinden uzak uzak, huzurlu ve doğayla iç...

Devamını Görüntüle