içinde

Nasıl Yani?Nasıl Yani?

Barış Manço Öyküsüdür

barış manço öyküsüdür

Barış Manço Türk müziğinin gelmiş geçmiş en efsanevi isimlerinden olan, hepimizin Barış abisi olmayı başarmış eşsiz bir değer. Kendine has tarzıyla gönüllerde taht kurmayı başarmış olan büyük ustanın hayatının ilk kısmını anlatacağız bu yazımızda. Diğer kısmını ikinci bölüm olarak yazacağım.

Barış Manço Kimdir?

Tarihler 2 Ocak 1943 demlerini vurduğu sıralarda İstanbul’da Üsküdar’da dünyaya gözlerini açtı Manço. Rikkat ve Hakkı çiftinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldiği sıralarda İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam etmekteydi ve çift, oğullarına barışı getireceğine inandıkları için Barış ismini verdiler.

Eğitim Hayatı

Barış henüz 3 yaşındayken annesiyle babası ayrıldı. Babasıyla kalan Barış çok sık ev değiştirdi. İstanbul’u göçebe misali gezmek şöyle dursun bir dönem Ankara’ya bile geldiler. Hal böyle olunca eğitim hayatı da sürekli okul değiştirerek geçti. Daha sonra Galatasaray Lisesi’nde öğrenim gördü. Müzikle ilgili ilk girişimleri de burada başladı. Müzisyen bir aileden gelen Barış da müziğe büyük bir ilgi duyuyordu. Bu ilgi, onu lisede henüz 14 yaşındayken iki kere amatör müzik grubu kurmaya kadar götürdü. Kafadarlar ve Harmoniler…Öte yandan Barış’ın annesi Rikkat Uyanık konservatuar hocasıydı ki kendisi bir dönem Zeki Müren’in dahi hocalığını yapmış bir isim.

Harmoniler

1959 senesinde Barış, babasını kaybetti. Bu durumda okuduğu liseyi de değiştirmek zorunda kaldı ve Şişli Terakki Lisesi’ne geçiş yaptı. Babasını kaybetmiş olmanın verdiği acıyla müziğe daha sıkı sarıldı. Öte yandan Harmoniler grubuyla küçük çapta başarı da yakalıyordu. Harmoniler grubuyla Galatasaray Lisesi’ndeyken ilk konserini vermişti. Bu konserden sonra ilk 45’lik teklifini aldılar ve üç tane 45’lik çıkardılar. Ancak liseden sonra Barış, eğitimine Belçika’da devam etmek isteyince Harmoniler grubu dağılmak zorunda kaldı.

Belçika Günleri

Belçika’ya gitmeden önce Fransa’da bir sanatçıyla görüşmek üzere Paris’e gitti. Fakat bu macera uzun sürmedi ve hayal kırıklığı yaşayarak Belçika’ya geri döndü Barış. Burada ağabeyi Savaş Manço ile Kraliyet Akademisi’ne devam etti. Resim ve iç mimarlık eğitimi aldı. Okuldan arta kalan zamanlarda bulabildiği her işte çalıştı. Araba bakıcılığı, garsonluk daha niceleri… İşte bu sıralarda Belçikalı şair Andre Soulac ile tanıştı. Bu, bir dönüm noktası gibi oldu Barış için. Fransızcasını geliştirdi bu şair sayesinde. Soulac, Barış’ın bestelerine söz de yazıyordu.

İlk Profesyonel Parıltılar

1964 senesinde Barış Manço, Rigolo şirketiyle anlaştı ve Jacques Danjean Orkestrası ile çalışmalara başladı. Bunlar aynı zamanda ilk profesyonel çalışmalar oldu hayatında ve 4 şarkıdan oluşan iki tane de plak doldurdular. Plaklar başarı yakalamıştı. Artık Manço, radyo programlarına davet ediliyordu. 12 Ocak 1965’te Paris’te bulunan dünyaca ünlü Olympia konser salonunda sahne aldıve gösterdiği performansla sanatçı Henry Salvador tarafından takdir edildi. 1966 yılında ise bir festivalde The Folk 4 grubu ile Türk müziği örnekleri de sergiledi. Dikkatleri iyiden iyiye üstüne çekmeyi başarmıştı.

Avrupa Macerasının Sonu

Her şey tabiri caizse tıkırında ilerlerken bir Fransız müzisyen Barış Manço’yu Fransızca aksanı üzerinden ağır eleştirilere hedef yapıp şarkılarının çalınmasını yasaklayınca Manço oldukça sarsıldı. Ancak yine de müziğedevam ediyordu. Olympia konseri sırasında tanıştığı Mistigris adlı grupla çalışmaya başladı. Bu sırada çok iyi Türkçe bilen Belçikalı bir kadın olan Marie ile tanıştılar. Birbirlerine aşık olmuşlardı. Sorunlar bitmek bilmiyordu. Çünkü Manço’nun vize konusunda sorunları vardı. 1969 yılında Kraliyet Akademisi’ni birincilikle bitirerek henüz nişanlandığı Marie ile birlikte İstanbul’a döndüler.

Altın Plak

İstanbul’a döndükten sonra Kaygısızlar grubuna katılan Maanço, bu grupta Mazhar Alanson ve Fuat Güner ile birlikte çalıştı. Kol Düğmeleri adlı şarkı bu grubun eseri oldu. Anadolu Rock tarzını bu grupla yakaladı Manço ve bununla da büyük bir başarı sağladı. Çıkarmış oldukları Ağlama Değmez Hayat adlı 45’lik 50.000’den daha fazla bir satış yapınca Barış Manço için Altın Plak ödülünün de kapısı aralanmış oldu. 25 Haziran 1970 gecesinde Manço, Altın Plak gibi prestijli bir ödülün sahibi oluyordu. Hayalleri gerçekleşiyordu.

“Barıshango”

Grubun yakaladığı başarı yabancı plak şirketlerinin de dikkatini çekmişti. Fransız şirketler Philips ve Barcley iyi bir anlaşma teklif ettiler. Fraansa’ya giden ekipte ufak bir isim değişikliği yapıldı. Barış Manço “Barıshango”, Kaygısızlar grubu ise “Possibility” adını aldı şirketlerin baskısıyla. Her ne kadar daha kaliteli kayıt yapma imkanı olsa da isim yönünden ağır eleştiriler yapılıyordu. Şarkılar ise uzun soluklu dolaştırılmıyordu piyasada. Belçika’da tanıştığı Marie ile evlendilerse de bu evlilik çok kısa sürdü ve Haziran 1970’te ayrıldılar.

Moğollar ve Kurtalan Ekspres

Manço, Anadolu pop kültürü takipçisi olan Moğollar grubuyla birleşti 1970 yılında. Manço’nun tarzı hala batı etkisindeydi ve Moğollar ile tarz farklılığı yaşıyordu. Belki de bundan dolayı uzun soluklu olmadı Moğollar macerası ve 1971 yılında gruptan ayrıldı. Askere gitmeden önce yoğun çalışmalarının sonucu Kurtalan Ekspres adlı grubu kurdu. Uzun süre birlikte çalıştılar. Ancak Barış Manço, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle bir müddet müzikten ayrı kaldı. 1975’te hayatıının aşkı Lale Çağlar ile tanıştı ve çift, 1978 yılında dünya evine girdi. Bu evlilikten Doğukan Hazar ile Batıkan Zorbey adında iki oğlu oldu.

 

On Üçüncü Cuma: Kutsal Ateş

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Barış Manço dendi mi aklıma hep Doğukan Mançonun çektiği baba özlemi gelir. Bir programda anlatmıştı, sabah uyanıyordun baban evde yok televizyonu açıyorsun ve baban orada başka çocuklarla birlikte, demişti. Bu bir çocuk için cidden yaralıyıcı bir durum. Hatırladıkça üzülüyorum. Belki de kendimi gördüğüm içindir.

  2. Bi öpücük heyecanı domates biber patlıcan ile bu kadar mı güzel anlatılır.. Cidden her sarkısı işe sahane bir isim.. Bal böceği bile ole cok sey anlatıyor ki altı cok derin… Nur içinde yatsın

  3. Küçüklükten bilirdim severdim müzik hayatında olduğu kadar oyunculuğu da güzeldi. Mekanı cennet olsun. Eserleri hep yaşayacak

  4. Çocukluğumun sanatçısı… Öldüğünde ağladığım ve hala şarkılarını dinlediğimde sesiyle tüylerimi diken diken eden adam.Onun gibisi olmadı bir daha ne yazık ki:(
    Müzik için yaptığı başarılı çalışmalar ve Ülkemizi dünyaya tanıtan adam …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

ilk ve tek akıllı orman şehi

İlk Ve Tek Akıllı Orman Şehri

eski sevgili neden

Eski Sevgili Neden Arkadaş Olmak İster