Gündem

Barcelona: Erasmus Anılarım Bölüm-3

Erasmus maceramın en güzel bölümlerinden birine geldim belki de bu bölümde. Evet, yanlış duymadınız bu bölümde ünlü Katalan şehri Barcelona’yı size biraz anlatacağım. Barcelona, bolca Gaudi eserini barındıran harika bir şehir. Sagra de Familia, Nou Camp, Park Güell ve Casa Milla gibi birçok yeri ziyaret etme şansı buldum. Barcelona’ya ilk gidişimde bir arkadaşım ile otobüs yolculuğu yaparak şehre vardık. Burada ilk dikkatimi çeken şeylerden biri de tren garı ile otobüs terminalinin birbirine çok yakın konumda olmasıydı. Böylelikle iki ulaşım aracı arasında kolaylıkla geçiş yapılabiliyor.

Barcelona ve Sagra De Familia

Barcelona’da ilk gittiğimiz yer Sagra De Familia’ydı. Sagra Da Familia, kutsal aile manasına geliyor ve bu kilise Gaudi’nin en önemli eserlerinden biri olarak biliniyor.  Katedralin henüz bitirilemediğini de söylemem gerekiyor. Üstelik Gaudi’ye bu yapının inşaatı sırasında tramvay çarptığı ve Gaudi’nin asıl ölüm sebebinin bu olduğu düşünülüyor. Hala iskelelerin görülebildiği bu katedralin 2027 yılı civarında tamamlanması planlanıyor. Katedralin içinde Gaudi’nin orijinal planlarını da görmek mümkün. Bitince gerçekten harika bir mimari olacağına eminim.

Barcelona ve Nou Camp/ Park Güell

Futbola pek fazla merakım olmasa da Barcelona’da gittiğim yerlerden biri de Nou Camp idi. Stada girmek istedik fakat tur ücreti bize biraz pahalı geldiği için girmeyi tercih etmedik. Şehirle aynı isme sahip olan futbol kulübünün taraftar mağazasına girdik fakat orda da fiyatlar çok yüksek olduğu için pek bir şey almak içimizden gelmedi. Basit bir anahtarlık bile 10 euro gibi bir fiyattan satılıyordu. Nou Camp’dan sonra Park Güell’de güzel bir yürüyüş yaptık. Orda sokakta içtiğim biranın tadını hiçbir zaman alamayacağım sanırım. Park Güell’de Gaudi’nin en ilginç eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Barcelona’ya Dair Diğer Gözlemlerim

Barcelona’da Katalanların ve Katalancanın her zaman daha öncelikli olduğunu söyleyebilirim. Barcelona genel olarak kendini İspanya’nın bir parçası olarak da görmüyor zaten. Metro ağının diğer şehirlerde olduğu gibi oldukça gelişmiş olduğunu belirtebilirim. Bunun yanı sıra şehirde ulaşım için çok sayıda bisiklet de mevcut bulunuyor. Barcelona’dan dönüşümün ise epey sancılı olduğunu söyleyebilirim. Barcelona’dan kaldığım şehir Pamplona’ya döndüğüm anda bir sağanak yağmur başladı ki sormayın. Bu yağmurda feci derecede ıslandım. Kulaklığım bile su alarak bozuldu. Bir sonraki erasmus yazımda Paris ve sonrasında ise Madrid gezilerimden bir kesit sizlere sunacağım.

İlgili Makaleler

5 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu