in ,

Bankacılığın Tarihi: Nerede, Nasıl ve Ne Zaman Doğdu?

bankacılığın tarihi: nerede, nasıl ve ne zaman ortaya çıktı?

Bankacılığın tarihi hakkında bazılarımızın üç aşağı beş yukarı biraz biraz bilgisi olsa da bu konuyu şöyle etraflıca ele almak istedim. Hemen hepimizin hayatına bir şekilde dahil olmuş olan bu sistemin kimliğini biraz araştırdım. Çeşitli makalelerden derlediğim bilgileri de sizlerle paylaşmak istedim.

Bankacılığın Tarihi

Bankacılık sektörü aslında hemen hemen insanın kendisi kadar eski bir sektör. E sonuçta ortada para veya değerli bir eşya var ve buna bağlı olarak pek çok sistem de çabucak geliştirilmiş ve insanların hayatına dahil edilmiş. Hatta şunu söylesek yalan olmaz: Bankacılık, paradan çok daha eskidir…

Bankacılığın Tarihi Milattan Önce 3500’lerde

Yani günümüzden aşağı yukarı 5500 sene önceleri. O dönemlerde pek çok topluluk din merkezli idi. Dolayısıyla rahipler toplumun en üst kesiminde, en güvenilir kişileri; tapınaklar ise en güvenli yerlerdi. Bu nedenle insanlar kıymetli eşyalarını buralara emanet etmeye başladılar. Yalnızca emanet de değil, aynı zamanda tapındıkları ilahlara hediye etmek istedikleri kıymetli eşyaları da yine tapınaklara getirdiler. Bu da ayni tevdiat anlamına geliyordu. Öte yandan rahipler de bu işlemleri kayıt altına alıyor, tapınaklarda biriken malları atıl oarak tutmak yerine ihtiyacı olana ihtiyacı kadarını veriyordu. Peki sonra?…

Yav-ru-la-mak

Yukarıda yazdığımdan hareketle şunu ifade edebiliriz. İlk bankalar tapınaklar, ilk banka memurları ise rahiplerdi. İhtiyacı olanlar tapınaklardan tohum veya hayvan alabiliyor ve bu işlemler kayıt altına alınıyordu. Zaten yazının icadı da bu şekilde oldu. Hayvan veya tohum borçlanan kişiler, borçlarını öderken daha fazlasını veriyordu çünkü bu bir minnet göstergesiydi. Tohum borçlananlar daha fazla tohumu yine tapınağa veriyor, hayvan borçlananlar ise hayvanın yanında bir de yavru götürüyordu. O dönemde yavrulamak deyimi aynı zamanda faiz anlamına da geliyordu.

Burada diğer konuya geçmeden önce bir bilgi vereyim. Bu olayların ekseriyetle geliştiği yer Mezopotamya bölgesidir. Yani Fırat ve Dicle arasında kalan topraklar. Arkeolojik kazılardan hareketle M.Ö 3500’lü yıllara tarihlenen ve banka işlev gören tapınaklara ve levhalara rastlanmıştır.

Mezopotamya’dan Dünyaya

Banacılığın tarihi, yukarıda belirttiğim işlemlerin Mezopotamya’dan diiğer coğrafyalara yayılmasıyla bilinen tüm dünyayı etkilemeye başlamıştır. Zira Yunanlılar, Babillilerden ve Fenikelilerden öğrendikleri bankacılığı daha profesyonel hale getirip kamu bankaları kurdular. Özellikle siteler (Yunan şehir devletleri) bu sektörü hızla benimsedi. Anadolu’daki en meşhur banka ise o dönemde Sinop sitesinde yer alan bankaydı ki bu bankanın sahibi ise ünlü filozoflardan Diyojen’di.

Faizci Brütüs!

Elbette Roma’dan bahsetmesek olmazdı. Kıymetli okurlar hiç şüphesiz Roma, insanlığın kurduğu en büyük imparatorluk ve yine insanların oluşturduğu en büyük uygarlıklardan bir tanesi. Zira Roma, kendinden sonra kurulan pek çok devletin  gerek idari gerek ekonomik gerekse askeri kültürlerine oldukça fazla unsur vermiştir. İşte bunlardan birisi de bankacılıktır. Roma’da bankacılık işlemleriyle uğraşan dört farklı zümre vardı. Bunlardan ilki meşhur Sezar’ın katili de olan Brütüsün de dahil olduğu üst zümreydi. Bu zümre genellikle şövalyelerden oluşuyordu ve kredi ve iltizam (vergi toplama hakkı) işlerinden ciddi kâr elde ediyorlardı. Brütüs büyük faizler uygulayıp aynı oranda da gelir sağlıyordu.

İkinci zümre ise publicain denilen zümreydi. Bunlar da yine  iltizam ve taahhüt işlemleri yoluyla bankacılık yapıyorlardı. Üçüncü kesim Yunanistan’dan gelmiş ve bir şekilde hür kalabilmiş kölelerdi. Bunlara ise argantari deniliyordu. Argantariler kredi vermekten noterliğe kadar pek çok işlem yapabiliyorlardı. Dördüncü kesim ise sınırda yabancı kavimler için ticaret işlemleri yapan negociatores denilen sarraflardı.

Çöküş ve Yeniden Yükseliş

Roma’nın çöküşüyle birlikte bankacılık da epey sönük bir hal almıştır. Dönemin karışık atmosferinde yalnızca belli başlı din adamları ve Tapınak Şövalyeleri bankacılıkla uğraşmıştır. Ancak bu durum her ne kadar uzun sürse de Ortaçağ sonlarına doğru İtalya’daki bazı güçlü aileler de yeniden bankacılıla ilgilenmeye başlamışlardır. Zira bu dönemde Akdeniz ticaretin kalbi halindedir ve oldukça da hareketlidir. Özellikle Peruzzi ailesi, dönemin en ünlü bankerleri arasındadır.

Modern Kredi Devri

Amerika’nın keşfinden itibaren bankacılık da hızla evrimleşmiş ve çok daha karmaşık bir hal almıştır. Stocholm ve Amsterdam bankaları gibi bankalar modern kredi işlemlerine önülük etmiş ve bankacılığın tarihi içerisinde önemli bir yere yerleşmişlerdir. 20. yüzyıla yani 1900’lü yıllara kadar bankacılık sektörünün genelde büyük ailelerin elinde olduğunu görüyoruz. Mesela bunlardan birisi de Rönesans’ın en büyük destekçisi olan Medici ailesidir. II. Dünya Savaşı’ndan itibaren ise ticaretin ve ekonominin artık uluslararasında çok daha büyük ve önemli bir hal almasıyla bankalar da küresel ölçekte büyümüştür. 1970’li yıllardan itibaren Amerika, Japonya, Kanada, İngiltere, İsviçre ve İtalya bankacılık sektöründe söz sahibi olan ülkeler durumuna gelmiştir.

Yazıya Son Not

Bankacılığın tarihi adlı yazımı sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka yazılarda görüşmek dileğiyle. Şimdilik hoşça kalın…

 

En Pahalı Hobiler: Bu Hobiler Lüksün Ötesinde

One Comment

Leave a Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

mühendis kadınlar: dünyanın en başarılı 5 kadın mühendisi

Mühendis Kadınlar: Dünyanın En Başarılı 5 Kadın Mühendisi

nazım hikmet: aşka aşık bir adam

Nazım Hikmet: Aşka Aşık Bir Adam