içinde , ,

Atlı Cirit: Türkistan’dan Anadolu’ya Dek

Atlı Cirit: Türkistan'dan Anadolu'ya Dek

Atlı cirit, ne zamandır hakkında bir yazı yazmak istediğim, memleketim Erzurum’da oynanışına şahit olduğum, en eski oyunlarımızdan birisi. Spor dallarının tarihçesini anlattığım yazı dizimde geleneksel sporlarımıza yer vermek olmazdı elbette. Bakalım cirit sporunun tarihçesinde nelere şahit olacağız…

Atlı Cirit

Kadim Türk kültüründe at, en önemli yoldaş olmuştur. Konar-göçer yaşam tarzının en baş unsuru olması nedeniyle kadim kültürümüzde gündelik hayatın hemen her köşesinde atlarla ilgili  izler çokça vardır. Gerek talimlerde gerek taşınmada gerek binek konusunda gerekse beslenme konusunda atlardan sürekli faydalanmış atalarımız. İşte bu alanlardan birisi de cirit…

Cirit oyunu, aslında bir savaş talimidir. Bilindiği üzere kadim Türk ordusunun en önemli unsuru süvari birlikleriydi. Bu nedenle süvariler, yani atlı askerler at üzerinde pek çok talim çeşidi geliştirdiler. Cirit de bunlardan birisi. Cirit; ağaçtan yapılma mızrak benzeri bir sopadır. Cirit oyunu Türk milletinin Tükistan’dan beraberinde getirdiği bir kültür mirasıdır aslında. Kökleri, binlerce yıl eskiye dayanır ki Anadolu’da 11. yüzyılda dahi Türkler tarafından oynandığı bilinmektedir. Zaman içerisinde askeri bir talim olan cirit, şölenlerdeki en önemli gösteri unsurlarından birisi olmuştur ayrıca. Misal, 19. yüzyılda Osmanlı sarayında törenlerde cirit oyununun oynandığı bilinmektedir.

Atlı Cirit Sporu Nasıl Yapılır?

Öncelikle iyi at binicisi olmak gerekir. Erzurum’u ziyaretlerim sırasında çocukluk arkadaşlarım olan İbrahim, Umut ve Kadir (Allah ayaklarına taş değdirmesin şimdi ikisi de uzman çavuş) ile birlikte Ilıca’nın arkasındaki cirit kulübüne giderdik. İbrahim çok iyi at biner ve cirit sporunda da dereceleri var.

Efendim atlı cirit, karşılıklı iki takımın oynadığı bir oyundur. Evvela takımlar sahaya girerken davul-zurna çalmaya başlar. Takımlar, tek sıra halinde karşı karşıya dizilir. Takımlardan bir tane atlı, yaklaşık 30 metre öne çıkar ve karşı takımdan birisinin adını söyler. Bu, bir çeşit meydan okumadır aynı zamanda. Atlı, adını söylediği rakibine doğru ciritini atar ve kaçmaya başlar. Temel amaç, ciritle atlıya vurabilmektir aslında. Ciriti atar atmaz hızla atını geri sürer ve kaçmaya başlar. Kaçarken, rakibi de kendi ciridini ona atmak ve vurmak zorundadır. Bu nedenle kaçan atlı, çeşitli manevralarla, atın üzerine veya yanına eğilerek korunmaya çalışır.

Ata Vurmak Yok!

At, en önemli figür olduğundan kesinlikle bir zarar gelmemesi sağlanır. Oldu ki bir oyuncu rakibinin atına vurdu ciritini. Vay haline! Çünkü o, acemi addedilir ve oyundan çıkartılır. İlk ciriti atan atlı kaçarken, kendi takımından birisi de onu korumak zorundadır ve kovalayan atlıyı nişan alır. Yani bu oyunda avken avcı, avcıyken av olma durumunuz saniyelerr içinde değişebileceğinden reflekslerinizin ve biniciliğinizin üst düzey olması gerekir. Can alıcı bir diğer nokta da şudur. Rakibiniz cirit atsa da onu elinizle çelebilirsiniz. Eğer size atılan ciriti havada yakalayabilirseniz bu en üst düzey puanı da beraberinde getirecektir. Ciritçilerin yanında yedek ciritler de olabilir.

Günümüzdeki Durumu

Atlı cirit, günümüzde daha çok Erzurum, Kars, Bayburt gibi yerlerde çokça oynanan bir oyundur. Ancak Türkiye genelinde de hızla oynayan sayısı ve kulüpleşme faaliyeleri artmakta ki bu beni çok mutlu ediyor. Çünkü atlı cirit oyunu yalnızca binicilik ve refleks geliştiren bir oyun değil. Oyuncular aynı zamanda maç esnasında yöresel kıyafetler giyer ve davul zurna çalınır. Bundan dolayı pek çok kültür mirasının ve ritüelin de yaşatılarak gelecek nesillere aktarılması sağlanır. Günümüzde il bazında, bölge bazında ve Türkiye geneli olarak çeşitli kategorilerde turnuvalar düzenleniyor. Bu turnuvalara gerek seyirci gerekse sporcu ilgisi her geçen yıl daha da artıyor. Umarım çok daha iyi yerlere gelir ve en eski kültür miraslarımızdan birisi zaman içerisinde kaybolmaz. Bu satırları yazarken bile Erzurum barlarından Başbar müziğinin o eşsiz ahengi kulaklarımda çınlıyor…

Efendim bir yazımızın daha sonuna geldik. Geleneksel sporlarımızdan daha anlatacaklarım var elbette. Bu nedenle beklemede kalınız. Her an ciritimle şey yani yazımla karşınızda olabilirim. Şimdilik hoşça kalın…

 

Buz Hokeyi Tarihi: Buzun Üstündeki Savaş

Yorumlar

Cevap bırakın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Yükleniyor…

    0

    Yorumlar

    0 yorum

    kaygı bozukluğu

    Kaygı Bozukluğu ile Nasıl Başa Çıkılır?

    evde dondurma

    Evde Dondurma Nasıl Yapılır?