içinde

BayıldımBayıldım

Aşkın : Necati Hikaye Serisi 11. Bölüm

yine latif

Aşkın adıyla nüfusa kayıtlı olan ama nitelik bakımından azıcık şaşkın olan arkadaşımı anlatacağım sizlere hikayemizin bu bölümünde. 11 bölüm olmuş anlatmamışım içime dert oldu. Tabi bir de “herkesi anlatmışsın beni niye anlatmadın!” diyerek başlayıp paketi açılmamış küfürlerle devam ettirdiği bir telefon konuşmasının da etkisi olmadı değil. Yaslanın arkanıza ve Aşkın adlı şaşkınımızın trajikomik hikayesine şöyle bir bakalım.

Aşkın

Bahsi geçen arkadaşımı size nasıl anlatayım bilemiyorum. Şanssız mı desem şaşkın mı desem kadersiz mi desem… Anlamış değilim bir türlü. Sanırım kendisinin kısaca hayat hikayesinden bahsedersem daha münasip olacak. Aşkın arkadaşımız aslen Kars-Sarıkamış doğumlu olup hayatının büyükçe bir bölümünü Kocaeli’de geçirmiş ve halen de orada yaşamakta. Ağabeyi ve kendisi olmak üzere iki kardeşler. İşte bu durum, Aşkın’ın hayatını çileye dönüştüren şeylerden birisi olmuş ne yazık ki…

Aşkın ve Ağabeyi: Zıt Karakterler

Aşkın ve ağabeyi Rıdvan, karakter olarak da yaşam olarak da başarı olarak da birbirlerine oldukça zıttı. Rıdvan da üniversiteyi bizim gibi KTÜ’de okumuştu.O inşaat mühendisliği okuyordu biz de Aşkın’la aynı sınıfta tarih okuyorduk. Rıdvan ne kadar başarılıysa Aşkın o kadar başarısızdı. Rıdvan yakışıklıydı Aşkın iieehh işte (kardeşim kusura bakma). Rıdvan sarışındı Aşkın esmer… Rıdvan Galatasaray taraftarıydı Aşkın Fenerbahçe… Mesela Rıdvan’ın askerlik yaptığı yer evlerine 1 saat mesafeye denk gelmişti Aşkınsa askerliği boyunca Ankara’da sürünmüştü. Rıdvan şu anda subaylık yapıyor (paşama beğendiremedik mühendisliği), Aşkın garibim de gölge bir yer arayan kervan devesi gibi oradan oraya bakınıyor iş için. İş böyle olunca aile içinde de Rıdvan biraz daha gözde pozisyona geliyordu Aşkın da göze batıyordu. Bazen babasının ondan nefret ettiğini düşünüyorduk. Yazık be Aşkın’ım sana!

Öğrenci Evinde Bir Devlet Memuru

Aşkın ve Bilal, son sınıfa geçtiğimiz yaz bizim evimize taşınmıştı. Hayatında yaptığı en doğru tercih buydu çünkü o evde ben vardım (kardeşim bu gerçeği kabullen artık lütfen). Daha önceki serilerin birisinde anlattığım gibi evimizde tuhaf bir pislik vardı. Normal değildi. Bu kadar pisliğin içindeyse Aşkın tam bir devlet memuru nizamı yaşıyordu. Odası tertipli, düzenli ve temizdi. Ayrıca saat 22.00 oldu mu yatağa atardı kendisini. Biz onun bu kadar düzenli olmasına alışamadığımızdan gizliden gizliye gıcık oluyorduk. Öğrenci evinin pisliğini mutlaka o da yaşamalıydı. Bunun için elimden geleni yapacaktım.

Korku Dolu Bir Gece

Aşkın’ın bir öğrenci evine asla yakışmayan bu iğrenç düzenli sistemini bozmak için ilk olarak onun erken yatmasını engellemek gerekiyordu. Bu bağlamda bir gece dedim ki “kanka haydi senin odada film izleyelim”. Kabul etti sağ olsun. Hangi filmi izleyelim falan diye düşünürken Dabbe’de karar kıldık. Atmosferi tam yaşayabilmek için biz iki geri zekalı Dabbe izlerken ışıkları da kapattık. İlk 2-3 filmi dalga geçe geçe izledikten serinin diğer filmlerini de izledik. Oda zifiri karanlık. Biz Aşkın’la korkudan altımıza işemeyelim diye kıvranıyoruz. Korku sahnelerinin birisinde perde kıpırdayınca Ayet-el Kürsi’yi korkudan ezberlemiş bulunduk. Tüm filmler bittiğinde biz iki salatalıkta kalkıp ışığı yakacak cesaret bile kalmamıştı. Aşkın diyor “kanka bu gece benim odada yat” ben diyorum “olmaz sen benim odaya gel”. Böylece Aşkın’ın düzeni bozulsun diye yaptığım bu şeytani ve kahredici operasyonda ufaktan kendi topuğuma da sıkmış bulundum.

Sınav Hezimeti

Avrupa ve Orta-doğu dersi… Hani derler ya “en baba ders” diye, hah onlardan biri işte. Çünkü derse giren şahıs bölüm başkanımız Prof. Dr. Kenan İNAN… Şöyle tanımlayayım size o kişiyi, dışarıdan baktığınızda “bu adam profesör” dersiniz hiç tanımasanız bile. Duruşuyla, konuşmasıyla, yürümesiyle, hatta sümkürmesiyle bile belli ediyor bunu. İşte böylesi baba bir dersin vizesine de harıl harıl çalışmak gerekiyor. Fakat Aşkın bu konuda boyut atlamış, 3 hafta önceden başlamıştı çalışmaya. Bilal’in umurunda bile değildi çünkü okula bile uğradığı yoktu kendisinin. Ben de bir kaç gün kala Sinan’la birlikte çalışmaya başlamıştım. Sınava girdik ve sonuçları beklemeye başladık. Buraya bir satır arası yapayım Kenan hoca sonuçları tek tek sınıfta ilan ederdi ve fena halde de dalga geçerdi. Bu sonuçları da yine sınıfta okumaya başladı. Sinan 95 almıştı, ben 57, okulun yolunu unutmuş olan Bilal 45 almıştı. Garibim Aşkın ise 25 almıştı. O anki yüz ifadesini unutamıyorum.

Yazı Sıkıntısı

İşin özü şuydu: Aşkın heyecanlanınca kolu kasılan bir arkadaşımız. Sınav anında da yine kolu kasıldığından yazısı bayağı çirkinleşmiş. O bir kaç dil bilen hocanın bile çözemeyeceği bir hal almış. Haliyle Aşkın’ın verdiği cevabı tercüme edemeyen Kenan hoca da kağıt üzerinde alekta movik movik yapmış. Bahtsız evladım benim 3 hafta çalıştığı dersten 25 aldığına mı yansın derse bile gelmeyen Bilal’in kendisinden yüksek aldığına mı yansın… İçimiz parçalanıyormuş gibi yapıyorduk ama içimizde şempanze fingirdiyormuş gibi de gülesimiz geliyordu. Allah’tan üzerinden bayağı vakit geçti de şimdi anlatıp gülebiliyoruz. Ya da bir zamanlar ağlanacak halimize şimdi biraz daha tebessüm edip “ulan iyi ki tanışmışız be” diyebiliyoruz. hayatımdaki iyikilerden birisisin kardeşim. (Baban hala nefret ediyor mu senden kanka?)

 

Dizüstü Bilgisayar Alırken Bunlara Dikkat

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Yazık ya hem tertipli hem düzenli çalışmayı seven birinin sınav hezimetine olduğum yerde şuan oturup üzüldüm neyseki eski zaman Dabbe olayınız ise çok komikmiş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

bitcoin-nedir-ne-degildir

Bitcoin Nedir? Ne Değildir?

sağlıklı salata yapabilmek

Sağlıklı Salata Yapabilmek İçin Öneriler