içinde ,

Aşka Dair Her Şey

Aşka dair her şey

Aşk nedir? Aşk insana neler hissettirir? Aşk sevgi midir? Aşk acısı ne kadar sürer? Aşka dair her şey bu yazımızda..

Genelde insanlara en çok sahip olmak istediğiniz şey nedir?’ diye sorulduğunda cevaplar genelde aynı oluyor.  ‘Para, mutluluk ve sağlık. Bunlardan sonra gelen cevap da genellikle ‘Aşk’ olur. Aşk, yüzyıllardır insanlığı meşgul eden bir konu olmuştur. İnsanlar tarih boyunca aşk iksirlerine başvurmuştur. Aşkın esrarını çözmeye ve denetlemeye çalışmışlardır. Bütün toplumlarda, her kültürde ve tüm zamanlarda aşk her zaman var olmuştur. Hemen hemen her insanın hayatının bir döneminde en az bir kez yaşadığı bir duygudur. Veya yaşamayı umut ettiği duygusal bir durumdur.

Aşka Dair Her Şey

Aşk nedir?

Aşka dair bugüne kadar her şey söylendi. Aslında aşk insanın sevebilme ve üretme kapasitesinin psikolojik yatırımıdır. İnsan sevgi üreterek, sevilme gereksinimini doyurmak ister. İşte bu süreçte; yaşarken sıkıntı verse de yüreğimizi titretir.  Aklımızı meşgul eden ve sürekli yaşamak isteyeceğimiz duygu olarak karşımıza çıkar. Aşık olduğunuz zamanlar geçici bir görme kusuru yaşarsınız. Hayal edilenle gerçek arasındaki farkı o an anlayamazsınız. Anlamaya başladığınız ana kadar geçen süreyi kapsar. Aynı zamanda olağanüstü bir kaynaşma halidir. Bu kaynaşma sürecinde,  biz olabilmek pahasına yok olabilmektedir.

Aşk ile sevgi arasındaki fark gerçekten var mıdır?

Sevgi ile aşkın arasındaki farkı tarif etmek gerekirse şöyle özetleyebiliriz. Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var  ile Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum arasındaki fark gibi düşünün. Sevgide her hangi bir bağımlılık yoktur. Fakat aşkın kendisinde bir bağımlılık vardır. Aşık olan kişinin mantığı ikinci plana düşer. Her zaman akıldan öncelik duyguları olur. Aşka dair her şeyi yapmaya hazırdırlar.

Kendimize benzeyeni seçiyoruz!

Aslında kişiler eşlerini de kendisine benzeyen kişilerden seçiyor. Eş seçimi ile ilgili yapılan testlerde kişilerin seçimi kendine benzer kişiler oluyor. Kendilerine gösterilen ve içinde yüzlerin olduğu fotoğraflardan bu tercihler belli oluyor.  İnsanların genellikle kendilerine benzeyenleri seçme eğiliminde olduğu saptanmıştır. Bireyler kişilik seçiminde de kendi geçmişini hatırlatan kişiler tercih ediliyor. Çoğunlukla aile ya da çocuklukta yakın olanları isteme eğilimi oluyor.

Aşk insanı mutlu mu eder? Yoksa depresif mi yapar?

Aşık olan kişi her zaman öğrenmeye daha açıktır. Çalışmaktan keyif alır. Hatta daha fazla coşkuludur. Sağlıklı aşk kişiyi mutlu eder. Bağımlı aşk ise depresif yapar. Aşk agresifliği azaltır. Eğer kişi aşık ise daha hoşgörülüdür. Aşık olan kişi çevresine baskı ve öfke saçmaz. Hatta tam tersi pozitif ve uyumludur.

Aşık olduğumuzda vücudumuzda neler oluyor?

Aşık olan kişilerin beyinlerindeki kan akışının değiştiği saptanmıştır. Özellikle yoğun tutku yaşayan birinin hormonsal bazı maddelerin vücutta arttığı görülmüştür. Beyinde ‘Dopamin, Oksitosin, Prolaktin, Noradrenalin, ve Feniletilamin’ maddelerinin salgıları artar. Bununla birlikte ellerde titreme ve terleme, kalp çarpıntısı, nefes alışverişinin artması söz konusudur. Ayrıca tükürük salgısının azalması, yüzün kızarması veya soluklaşması gibi bedensel tepkimelerde verildiği gözlemlenmiştir.

 

Aşık olan ve aşık olmayan kişinin beyni arasında fark var mıdır?

Aşk farklı bir duygudur. Vücutta aralarında endorfinin de bulunduğu mutluluk hormonlarını artırır. Aşk beyindeki kimyasal işleyişi canlandırır. Ayrıca bu kimyasal işleyişi hızlandıran, aktive eden en temel duygudur. Beyin bu konusa ne kadar donanımlı ise aşk hayatı da o kadar iyidir. Kişinin beyni kısır, donuk, paylaşıma açık değil ise işi daha zordur. Aşk hayatı da o kadar kısırdır. Aşk zihni açar. Aynı zamanda hormonları canlandırır.

Aşık beyin daha üretken daha sağlıklıdır. Beynin en sağlıklı besini; aşk ve sevgidir. Aşk, beyin kabuğunun işlevini hızlandırır. Bağışıklık sistemi üzerinde de olumlu etkileri vardır. Hatta direnci bile artırır. Sevdiğini kaybedenlerde ise tam tersi olur. Vücut direnci azalır.  Bu sefer o kişinin hastalıklara yakalanma riski artar.

Aşk neden acı veriyor?

İlişki istendiği gibi gitmediğinde hayat kabusa dönebiliyor. Pek çok kişi hayatının bir döneminde aşk acısı çekmiştir. Hatta sevdiği kişi tarafından reddedilme durumuyla karşılaşabiliyor. Özellikle geçmişinde büyük kayıplar yaşamış kişiler ayrılığa karşı daha duyarlıdır. Hatta bu durum karşısında savunmasız olabiliyor. Bu gibi durumda genel olarak kişide farklı duygular hissedilebilir. Umutsuzluk, öfke gibi duygular oluşur. Yalnızlık korkusu yaşanılabiliyor. Karamsarlık, hayatı yaşamaya değer bulmama, hayatın anlamsızlığı  düşünülüyor. Evden dışarı çıkmama isteği oluşabiliyor. Bu gibi durumlarda günlük hayatın aksaması gibi sorunlarla karşılaşılıyor. Derin bir acı yaşanıyor. İntihara eğilime kadar giden depresyon görülebiliyor.

Aşık mıyız yoksa takıntılı mı?

Takıntılı aşk; kişinin gerçek ya da ulaşılamayan yani platonik bir aşkı takıntı haline getirmesidir. Bütün benliğini ona adamasıdır. Hayatını ona göre yönlendirmesi çok yoğun duygular yaşamasıdır. Ancak bir süre sonra bu aşk gitgide kişi kendine ve çevresindekilere zarar vermeye başlar. Kişinin günlük hayattaki işlevselliğini azaltmasıdır. Takıntılı aşık yalnızca aşık olduğu kişinin onu mutlu edeceğini düşünür.  Sadece o kişinin tatmin edebileceğine inanır. Onsuz bir hiç olduğunu düşünür. Kişi kendini mutsuzken, aşık olduğu kişinin de mutlu olmasını istemez. Aslında kişi kafasında bir hayal dünyası kurmuştur. Aşık olduğu kişi için oluşturduğu anlama aşık olmuştur.

Takıntılı aşıklar genelde depresyon, davranış bozukluğu, bağımlı kişilik özellikleri, kaygı bozukluğu gösterir. Ayrıca takıntılı kişilik yapısı, olayları olduğundan farklı algılama, değerlendirme ve yorumlama eğilimi vardır. Takıntılı aşk ile tetiklenmiş psikiyatrik hastalıklar görülebilir. Hatta madde bağımlılığı ve düşük hayat işlevselliği sıkça görülmektedir. Bu tür psikolojik problemlere karşı karşıya olabilirsiniz. Bu kişilerin, uzman desteği almaları gerekmektedir.

Peki aşkın ömrü gerçekten 3 yıl mı?

Aşkın ömrü ne kadar diye tartışmalar hala devam ediyor. Ama bilinen gerçek şu ki hiç bir şey sonsuza kadar sürmez. Tutkulu aşk da zaman içinde azalıyor. Yapılan araştırmalara bakarsak eğer aşkın ömrü 2-3 yıldır.  Zaman içerisinde aşk için gerekli olan hormonlar azalıyor.  Dopamin, noradrenalin ve feniletamin gittikçe azalınca aşık olunan kişinin hataları birdenbire göze batmaya başlıyor. Aslında aşık olunan insan değişmiyor. Ancak aşık olan kişi mantık çerçevesinde değerlendirmeye başlıyor. Bu durumda, iki seçenek çıkıyor kişinin karşısına. Aşkınız ya bitiyor ya da sağlam bir ilişki haline dönüyor. Eğer ilişki devam ederse endorfinler devreye giriyor. Huzur, güven gibi duygular ilişkiye ekleniyor. Seksle beraber oksitosinin salınıyor. Böylelikle doyum ve bağlanma gerçekleşiyor.

Kavga Etmek Aşkınızın Göstergesi

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

Türkiye’de Netflix Mart Ayı Planı

ömer seyfettin öyküsüdür

Ömer Seyfettin Öyküsüdür