Gezi RehberiHayata DairHikayelerKim Kimdir?Kültür - SanatSeyahatTarih

Artemis Tapınağı

Diğer bir deyişle Diana Tapınağı olarak adlandırılan Artemis Tapınağı, İzmir’in Selçuk semtinde bulunan dünyanın 7 harikalarından biridir. Tanrıça Artemis’e ithaf edilen tapınak, Efes’te M.Ö 550 yıllarında yapımı tamamlanmıştır. Tapınak Lidya Kralı Kroisos tarafından yapıma başlanmış, yapım süresi tahmini 120 yıl olarak belirlenmiştir. Yapının tamamının mermerden yapıldığı tahmin edilmektedir. Günümüze sadece 2 mermer sütun olarak gelebilen tapınak mimarisi ve hikayesiyle göz doldurmaktadır.

Artemis Tapınağı: Mimari ve Sanat

Artemis Tapınağı günümüze ulaşıncaya dek 3 büyük evreden geçmiştir. Birinci evre tapınak yapılmadan önce inşa edilen tahmini M.Ö 7. Yüzyılda yapılmış sunaktır. İkinci evre sunağın üzerine inşa edilen tapınaktır. Üçüncü evre ise yangından sonra yapılan restorasyon çalışmasıdır.

Tapınaktan geriye pek bir şey kalmadığı için nasıl bir görüntüye sahip olduğuyla ilgili genellikle tanımlamalar yapılmaktadır ve bu tanımlamaların hemen hepsini tarihçi Plynus yapmıştır. Plynus tapınağı, 115 metre uzunluğunda 55 metre genişliğinde tamamı mermerden yapılmış bir yapı olarak tanımlamıştır. Tapınağın içerisinde her biri 18 metreden oluşan 127 iyonik stilde sütun bulunmaktadır.

Artemis Tapınağı içerisinde birçok sanat eseri barındırmıştır. Dönemin en büyük sanatçıları en güzel eserlerini yapmak için birbirleriyle yarışmıştır. Tapınak, Efes bölgesinin ekonomik olarak güçlü bir bölgesinde yer almaktaydı ve birçok inanıştan etkilenmiştir.  Bu nedenle birçok farklı inanıştan semboller Tanrıça Artemis üzerinde toplanmıştır. Efesliler Kybele’ye taptıkları için Artemis’i bir süre sonra Kybele ile özdeşleştirdiler. Artemis bir süre sonra kült bir hal aldı ve bu kültü uzak diyarlardan binlerce tapan insanın ilgisini çekti. Hepsi dünyanın dört bir yanında buraya gelip Artemis’e taparlardı.

Efesli Artemis

Artemis, çoğu Yunan kentinde ancak ikincil bir tanrı olarak ibadet edildi. Bununla birlikte, Küçük Asya’daki (günümüz Türkiye’si) Yunanlılar için önde gelen bir tanrıydı. Küçük Asya’nın başlıca kentlerinden biri olan Efes’te, onuruna Antik Dünyanın Yedi Harikasından biri haline gelen Artemis Tapınağı inşa edildi. Ancak Efes’te esas olarak bir bereket tanrıçası olarak ibadet edildi ve doğu topraklarının ana tanrıçası Kybele ile özdeşleştirildi. Efesli Artemis’in kült heykelleri Yunanistan anakarasındaki Tanrıça Artemis’ten büyük ölçüde farklıdır, oysa yay ve oklarıyla bir avcı olarak tasvir edilmiştir. Efes’te bulunanlar onu doğu tarzında, göğsünde sayısız düğümle dik dururken betimlemiştir.

Artemis Tapınağı: Artemis’in Hikayesi

Artemis Tapınağı ile bütünleştirilen tanrıça, Leto ve Zeus’un kızı ve Apollon’un ikiziydi. Vahşi doğanın, avın, vahşi hayvanların ve doğurganlığın tanrıçasıdır. Doğum tanrıçası olarak ebelerin yardımcılarıdır.

Bir efsaneye göre Artemis, kardeşi Apollon’dan bir gün önce doğmuştur. Annesi onu Ortygia adasında doğurdu ve doğumundan hemen sonra annesinin boğazları geçip Delos’a gitmesine yardım etti. Burada Apollon’u teslim etti. Bu, küçük çocukların koruyucusu ve doğumdaki kadınların hamisi rolünün başlangıcıydı. Çelişkiler tanrıçası olarak doğum yapan kadınların koruyucusuydu, ancak Artemis’in oklarının onları doğum yaparken ani ölüm getirdiği söyleniyordu. Kardeşi Apollon gibi, Artemis de bir şifa tanrısıydı, ama aynı zamanda cüzzam, kuduz ve hatta gut gibi hastalıkları da getirip yaydı.

İffet ile ilişkilendirilen Artemis, erken yaşta babası Zeus’tan ebedi bekaretini vermesini ister. Ayrıca bütün arkadaşları da bakireydi. Artemis saflığı konusunda çok koruyucuydu ve onu herhangi bir biçimde onurlandırmaya çalışan bir erkeğe ağır bir ceza verirdi. Bir gün Actaeon, dışarıda avlanırken, yanlışlıkla tenha bir havuzda çıplak banyo yapan Artemis ve perileri ile karşılaşır. Onları bütün çıplak güzellikleri içinde gören şaşkın Actaeon durur ve onlara bakar, ama Artemis onun kıkırdadığını görünce onu bir geyiğe dönüştürür. Sonra tiksintiyle öfkelenerek onu avı haline getirip öldürdüğü söylenir.

Başka bir efsaneye göre, Artemis ebedi bekaretini aldıktan sonra âşık olur. Kendiyle çok çelişmesine rağmen âşık olduğu adamla birlikte olur ve bekaretini ona verir. Bunun üzerine kardeşi Apollon ona ceza vermek ister. Ardından okçuluk konusunda kardeşi ile inatlaşır. Çok yüksek bir dağın tepesinden kilometrelerce uzaklıktan nokta gibi görünen bir hedefi vurması konusunda iddiaya girerler. Hedef âşık olduğu adamdır. Neyi vurduğun haberi olmayan Artemis o kadar uzaklıktan sevdiğini vurur ve ölümüne sebep olur. O nedenle her ne kadar doğumda kadınlara yardım etse de bekaretini veren kadınları cezalandırmayı kendine görev edinir.

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. Artemis’in hikayesini çok beğendim değişik bir hikaye. Emeğine sağlık bu tür yazıların devamını bekliyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu